Her yıla bir yetmez, her krizden çıkışa yeni bir umut paketi

13 Aralık 2019 Cuma

Bütçe görüşmeleri, sadece hukuksal bir zorunluluğun sonucu, Cumhur İttifakı’nın oyları ile kolayca, hızlı bir maraton içinde geçirilebilecekse de bir şeyler besbelli çok ters gidiyor.. Saray, Meclis’in anayasal düzenimizin gereği ağırlığının şekli hukuk olarak atlanamayacak bütçe görüşmelerinde de varlığından besbelli çok kaygılı. Masa başında önlemlerini almış gibiydi..

Günün erken saatlerinden akşamın geç saatlerine, hafta sonunu da içine alan bir program dayatılmıştı. Komisyonlarda bugünlere kadar getirilmiş, Meclis iradesini şekil boytuna indirgemiş taktikler aynen geçerliydi.. Komisyonlardan itirazların tümü yok sayılarak geçirilecek, yasalaşmak üzere Meclis görüşmelerine taşınacak kabarık dosyaların, Meclis görüşmelerinde de elbet aynı taktiklerle geçiştirilmesi sağlanacaktı...

Kimi uzman milletvekilleri uzmanlık alanlarına dayalı olarak çok çaba gösterip kimi en yaşamsal değerde olabilecek düzeltmeler için çırpınsalar da bir işe yaramayacaktı. İster partiler isterse milletvekilleri adına verilecek değişiklik önerilerinin kabul edilmemesi Allah kelamı sayılacaktı. Eşitlik, adalet, hak adına çabalar boşa çıkarılacak, Saray dayatması metinler yasalaştırılacak, Meclis iradesi nasılsa bütçe görüşmelerinde de geçerli olamayacaktı..

Meclis’te bütçe görüşmeleri maratonu yaşanırken, iktidar cephesinin milletvekillerinin öfke patlaması, ya da taktiklerinden kaynaklanan, bu çatışmacı gelişmeler, son günlerin tırmanan gerilimi, şiddet ağırlıklı, küfürlü kavgalardaki sıklıklar neden? Meclis görüşmelerini hiç değilse milletvekillerinin kürsüye çıkanlarının kendi tezlerini savunma adına hazırlıklı olmaları gerçeğinden yola çıkarak yakından, zamanım el verdiğince izlemeye çalışanlardanım. Bir tür mesleki deformasyon sayılsa da, kritik gerilimleri sahneleri ile bol bol yakalayabiliyor, süreç içindeki nedenlerini de sorgulayabiliyorum..

xxx

Elbette çok farklı zaman dilimleri, gündemler gerekçeli olsa da çok benzer çerçevelerde yinelenen sahnelerden, son günlerde besbelli öznel nedenlerle, öznel sertleşmeler, çatışmalar gündemde. Saray cephesi kadroları ya bilinçli provokasyonlar adına, ya da iç krizlerinin olumsuz dinamiklerinin baskısı altındalar.. Yandaş medyanın ancak satır arası çıkışları, kendi iç çelişkilerinin dışavurumlarıyla, kimi satır araları ne zamandır okunuyordu..

Sadece büyük kentlerin yerel seçimlerine dönük, sonuçları kaçınılmaz ekonomik krizin Türkiye’ye dönük sonuçlarının ağırlığından beslenen, millet cephesinin beklenenin çok üstündeki başarısını saymak yetmez.. Suriye siyaseti en belirleyicisi, son yılların zikzaklı arayışlarında umut pazarlamaya yönelik hangi adımlar atılmışsa, pazarlanmış umutların çok gerisinde, birçoğunda tersine olumsuz sonuçlara da katkı yapmaları da yetmez.. AK Parti içinden, zaten uygulanmış siyasetlerin can yakan sonuçları ile doğru orantılı tabanda yaşanmış düş kırıklıklarının her çeşidini içeren dağılmalardan sonra..Parti içinden yaşanan üst kadrolardan kopuşlu iki partinin çıkıyor olması de sürpriz olmadığına göre. Apaçık işler daha fazla sarpa sarıyor mu?

xxx

Öyle olmasa her krizden yeni krizler üreterek, siyasi değişimlerle çıkmayı başaran Lidere, Tekadama umut bağlanmış, yeni sil baştan kadrolaşmalarla çıkış formülüne dönük bu kaygılar patlaması niye? Her cepheden sözcüleri, hâlâ aynı tekerlemelerle, yeni gerekçelerle, yeni umutları aşılamada yarışıyor olsalar da, çatlak sesler cılız, ama satır arasında anlamlı yükselişte.. Bilemediğimiz hangi gerçek nedenler üzerinden, hangi dengelerin değişmekte olduğunun ağırlıkları..

Dışardan batan, alışkın olmadığımız bir tablo değişiminin kokusu alınıyor gibi.. Sadece Başkan Erdoğan’ın söylemlerindeki, elbette en çok kulak kabartılan, bazen günde içerik boyutunda da değişen vurgulamaların gözlemlenmesinden de beslenmiyor.. Erdoğan’ın iradesi alınmadan söz konusu olamayacak milletvekilleri, bakan çıkışlarından sonra, tepkilere bakılarak, Başkan Erdoğan’ın daha bir adaletli, Cumhurbaşkanı imajına yarayabilecek dönüşlere aracı olması. Doğrudan en usta yandaşlar yorumlarıyla, Başkan Erdoğan son kararını açıklamadan, “Erdoğan’ın ağırlığını koyması ile geri dönüş olabilir” yorumlarının yapılabilmesi de sorgulanmalı..

Krizlerin süreklilik, güç kazanması boyutlarıyla doğru orantılı olarak, sil baştan seçim kazanabilme, siyasi kadrolaşma, umut olabilme şansının yakalanması zorlaştıkça, taktik ve stratejilerde hızına yetişemeyeceğimiz değişimler yaşanıyor.. 


Yazarın Son Yazıları

Hitler faşisti gibi.. 26 Eylül 2020
Ruhi Su’yu anma.. 22 Eylül 2020
Batan geminin malları.. 19 Eylül 2020
Yalancının mumu.. 15 Eylül 2020
Yaralar nasıl sarılacak? 28 Ağustos 2020