Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

İzmir’de ölen Vanlılar

05 Ağustos 2015 Çarşamba

Dün öğleden sonra her şeye rağmen sanatın gücünü konuşmak, tiyatronun evrensel aydınlığını paylaşmak için Bergama’ya gitmeyi planlıyordum. Bergama Tiyatro Festivali’nde Ferhan Şensoy’dan Orhan Aydın’a kadar pek çok sanat direnişçisiyle de görüşecek olmanın vereceği güç de beni daha yola çıkmadan sarıp sarmalamıştı.
Ancak öğle saatlerinde Menemen Koyundere’de ne yazık ki sıklıkla duyduğumuz iş kazası haberi yüreğimizi parçaladı. Otoyolun inşaatında çalışan 4 işçi iskelenin çökmesi sonucu tam 150 tonluk bir beton blokun altında kalmıştı.
CHP Menemen İlçe Başkanı Hürol kardeşimle birlikte olay yerine vardığımızda cesetlerden birine ulaşılmış öteki üçüne ulaşmak için delme makinelerinin sesi ortalığı kaplamıştı.
Böylesi kazaların hemen ardından suçluyu ilan etmek ve infaza girişmek haksızlık olur ancak ortada 4 ceset varken insan, “Hayat bu kadar ucuz mu? Bu iskelelerin taşıma gücü sürekli denetlenmiyor mu?” diye haykırmadan edemiyor.

***

Kolin İnşaat’ın üstlendiği otoyol yapımında çalışan işçilerle sohbet bir saat içinde pek çok gerçeği ortaya çıkartıyor. Memleketlerden başlayalım... İş kazasında yaşamını yitiren 4 işçiden 3’ü Vanlı. Hakan, Sefer ve Raşit akrabaymış. Şeker bayramından sonra gelmişler. Birlikte işe başlamışlar. Üçünün de Vanlı olduğunu öğrenince. İster istemez sordum; “Burada çalışanların hepsi Vanlı mı?”
Beton dökümünde çalışanların tümü Vanlıymış. Ona bağlı işlerde çalışan Osmaniye grubu var dediler. Bir de Hataylılarla Tuncelililer...
Hani Vanlıların bir deyimi vardır ya; “Vanlıyam, inliyam...”
Başka ne söylenebilir ki?
Emeğin ne kadar cüce değer olduğu gerçeği ile devam edelim...
Dünkü kaza 12.15 sıralarında oldu. İşçiler çalışmaya sabah saat 06.00’da başlamış. 12.15 öğle saatine denk geldiği için aynı yerde çalışan 9 işçiden 5’i yemeğe gitmiş, kurtulmuşlar. Kaza yemek saatinde olmasa felaket daha da büyüyecek. Bu ağustos sıcağında günde ne kadar çalıştıklarını sordum, sabah 06.00’da işe başladıklarını, 19.00’dan önce bırakmadıklarını söylediler.
Ne gün izin yaptıklarını sorunca, uzaydan gelmişim gibi, yüzüme baktılar, “Ne izini abi? Burada işe girdin mi her gün çalışacaksın. İzin yaparsan yevmiyeni kesiyorlar” karşılığını verdiler.
Yevmiye 100 lira, sigortaları ise asgari ücretten yatırılıyor.
Bütün gün çalıştıktan sonra gece kaldıkları yer ise bir odada en az 10 kişi. Onlara bir gün hem işte birlikte olmak hem de kaldıkları yerde gecelemek istediğimi söyledim, Van Ercişli Zeki, benimle bahse girdi, “Abi gece 1 saat dayanırsan bizim odaya, ben orada bir ömür kalırım”.

***

Türkiye’de iş kazaları ne yazık ki savaş ortamındaki pek çok coğrafyadan daha çok can alıyor. Bu konuda ne çıkarılan yasalar yeterli ne de bütün yetersizliğine rağmen mevcut yasalar uygulanıyor.
Hani bir deyim vardır, nedensiz ölümler için söylenir. Ecel gelmiş cihane baş ağrısı bahane...
Memlekette artık ecel gelmiş cihane iş kazası bahane demek uygun düşüyor.
Doğru dürüst sosyal güvenceleri olmadan illerinden kopup ekmek parası için otoyol inşaatına gelen 4 insanımızın ölümü kader olmamalı, olağan bir haber şeklinde kamuoyuna yansımamalı. Kazalara alışmadığımız, hesabını sorabildiğimiz gün insan yaşamı biraz daha değerlenmiş olacak.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Kaşıkçı cinayetinin sonuçları! 15 Kasım 2018 Per
Ah o Yemen’dir! 14 Kasım 2018 Çar
1. Dünya Savaşı bitti...Anadolu işgali başladı! 13 Kasım 2018 Sal