Bir peri masalı
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Bir peri masalı

06.03.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

George Orwell’ın Hayvan Çiftliği adlı romanı nedense pek moda. Okuyanlar romanın alt başlığının “A Fairy Story” olduğunu da bilir. Gene nedense Orwell kendi kitabını “Bir Peri Masalı” olarak tanımlamış... İngiltere ve Amerika’da pek çok yayınevi kitabı bu alt başlık yüzünden yayımlamayı reddetmiş,“Biz çocuk kitabı yayımlamıyoruz” demiş, hatta bazı yayımcılar bu alt başlığı değiştirmiş… Peki, Orwell kitabını acaba niçin bu alt başlıkla tanımlamış? Bunu açıklamaya çalışan Peter Davison, “Orwell peri masallarına bayılırdı” diyor. 

***

Bin bir türlüsünü bildiğimiz o masalların ana çatısı şöyledir: Bir köy vardır, o köyde köylüler mutluluk ve bolluk içinde yaşamaktadır. Köyün yakınındaki bir mağaraya bir gün bir devin geldiğini duyarlar. Dev mağaradan çıkıp köye inerek köylüleri yemesin diye, o deve köylüler ne istiyorsa vermelidir. Bazı devler yalnızca yiyecek ister, et, süt, koyun gibi şeyler ama bazı devler her gün bir genç kız ya da genç bir oğlan yemelidir. Köylüler yiyecek verirler, olmadı kızlarını, oğullarını verirler ama devi doyuramazlar, Dev hep yeniden acıkır. Tek çare devden kurtulmaktır.

***

Bulgar masal yazarı Angel Karaliçev’in de Küçük İzo Mizo (Can Yayınları) diye bir masalı var. Ülker dilimize çevirdi. Aynı örüntüyü orada da aynen görüyoruz. Mağarada 500 yıldır uyuyan dev Klan Klan bir gün uyanıyor, mağarasından çıkıyor, geriniyor, çok acıkmış olduğunu fark ediyor. Bakıyor çevresine, bir koyun sürüsü görüyor, “Hah, tamam, şunlarla kahvaltı edeyim” diyor. Bütün koyun sürüsünü yutuyor, koçları yutuyor, kuzuları yutuyor, sonunda çobanı da yutuyor, bu arada susadığını fark ediyor, gidip ırmaktan su içeyim diyor; bütün ırmağı yutuyor, içindeki balıkları yutuyor. Öğle olduğunda bir kasabaya ulaşıyor, orada bulduğu her şeyi yemeye başlıyor: belediye başkanını, vergi memurunu, öğretmeni falan kıtır kıtır yiyor ve belli ki bu böylece sürüp gidecek. 

***

Amma velakin oralarda bir yerde bir köy var, o köyde de İzo Mizo adında yiğit bir oğlan yaşıyor. İzo Mizo’nun okuldaki öğretmeni bir gün, “Çocuklar bir oyun oynayacağız, oyunumuzun adı Uzun Bıyıklı Tuhaf Oğlan. Bu bıyıkları kime takayım?” demiş. İzo Mizo hemen atılmış: “Bana!” İzo Mizo bıyıkları çok sevmiş ve gece yatarken çıkarmamış. Uyandığında bıyıkları çıkarmak istemiş ama bir de bakmış ki ne görsün, bıyıklar çıkmıyor, kök salmış. Yani bir karış boyunda bıyıkları olan iki karış boyunda bir oğlan olmuş küçük İzo Mizo.

***

Efendim, o devin neler yaptığını duyunca İzo Mizo çok öfkelenmiş, topal bir eşeğe binerek devi bulmaya gitmiş ve devi bir çayırda horul horul uyurken bulmuş. (Haa, çok anlamlı! Demek ki devler karınları doyunca biraz yatışıp uyuyorlar!) Devi uyandırmış; dev şaşırmış, sen kimsin ve ne cesaretle beni uyandırırsın diye, ama İzo Mizo seni asmaya geldim, demiş. Bunun üzerine dev o koca kılıcını kaptığı gibi oracıkta oğlanı ortadan ikiye bölmüş. Ne olsa beğenirsiniz, o iki yarımdan koca bıyıklı iki oğlan fırlamış ortaya. İşte böylece dev bölmüş, oğlanlar çoğalmış, dev bölmüş, oğlanlar çoğalmış, sonunda karşısında bir karınca ordusu gören dev onlarla nasıl başa çıkacağını şaşırmış, teslim olmuş. Bu masalın başka türlerinde de bu öğe vardır. Yani bir gün korkusuz biri çıkar, devden kurtarır insanları. 

***

Ben şimdi kurtulmayı bir kenara bırakıyorum, gözlerimi dört açıp çevreme bakıyorum. Masal masal olmaktan çıkmış, gerçekliğin ta kendisi olmuş. Devler ırmakları içiyor, kurutuyor, ormanları biçiyor, denizleri kirletiyor, genç kızlarımızı, oğullarımızı mideye indiriyor, elimizde avucumuzda yiyecek namına ne varsa elimizden alıp tıkınıyor ve… doymuyorlar. Bunun neresi masal? Taş gibi somut gerçeklik değil mi bu?

***

Peri masalı anlatayım derken, aklıma gene bizim Karatepeliler geldi: Birinde Karatepe taraflarında bir savaş çıkmış. Köyün ağası ve muhtarı “Herkeş harbe gidecek, şehit olmak sevaptır” dimiş. Bunun üzerine Karatepelilerin en Karatepelisi “Ben elin keyfine şehit olamam gardaş” diyesiymiş. Muhtar ağa bu, hem muhtar hemi de ağa “Ulan sen şehitlikten ne anlarsın kelloş!” diye celallenmiş. Bizimki aşağı kalır mı: “Ben hiç şehit olmadım ağa. Peki, sen kaç defa şehit oldun?” diyivermiş…

Yazarın Son Yazıları

418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025
Toplu iğne ve nankörlük

Basında yer alan haberlere göre, Cumhuriyetin kuruluşunun 102. yıldönümü münasebetiyle savunma sanayisindeki gelişmeleri anlatan AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Dünya genelinde satılan her 100 İHA’dan 65’ini biz tedarik ettik, 180 ülkeye ürün ihraç ettik. Sizleri 25 yıl geriye götürmek istiyorum, ülkemizde bir toplu iğne üretebiliyor muyduk” demiş.

Devamını Oku
18.11.2025
‘Entel-dantel Özdemir Bey’in itirazı

“Eşit anayasal vatandaşlık...

Devamını Oku
16.11.2025
Bir veda için adagio*

Değerli okurlar, bir terslik yüzünden 28 Mart 2025 günü yayımlanan bu yazıyı bir kez daha okumak zorunda bıraktığım için lütfen bağışlayın beni.

Devamını Oku
14.11.2025
Karakuşi siyaset

Kuzey Kıbrıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimini ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ın kazanmasının ardından, genel kanıya göre, MHP lideri Devlet Bahçeli önemli bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
11.11.2025
İşin aslı

Kürtçülerin, Türkiye’nin demokrasi bağlamında atacağı ilk adımın “ilkokuldan üniversiteye Kürtçe anadilde öğrenim hakkının anayasada yer alması talebinin yerine getirilmesi” olduğunu biliyoruz.

Devamını Oku
09.11.2025
Bir kez daha emriniz olur!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili olarak düşüncelerini eleştiriyor.

Devamını Oku
07.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (3)

CERN’in (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkesi) evrenin oluşumuyla ilgili olarak yapmaya başladığı deney Türkiye’yi birden bilim dünyasının göbeğine getirdi.

Devamını Oku
02.11.2025
Kurtarıcının adı toryum (2)

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor.

Devamını Oku
31.10.2025
Dreyfus A la Turca

Hüseyin Gün 4 Temmuz 2025 günü tutuklandığına göre işlem çok daha önce başlamış olmalı. Demek ki Merdan Yanardağ’ın casusluğu (!) o günden çok daha önce belli olmuş olmalı. Öyle değil mi? Gecikme operasyon icabı mı aceba? Yoksa kerrat cetvelini (çarpım tablosunu) bilmeyen kasap hali mi?

Devamını Oku
28.10.2025
Kurtarıcının adı toryum (1)

21 Ekim 2025 Salı günü yayımlanan “Toryum dedikleri şey” başlıklı yazımla “toryum” adlı ender elementle tanıştınız.

Devamını Oku
26.10.2025
Bir kez daha toryum denen mucize

Gazetelerde, kitaplarımda yayımlanmamış yazı(lar) da var zulada.

Devamını Oku
24.10.2025
Toryum dedikleri şey

Ülkemizde edebiyattan en ince bilimlere kadar tuhaf bir alışkanlık vardır.

Devamını Oku
21.10.2025
Dilini eşek arısı soksun!

Eşek arısının nasıl soktuğunu çok iyi bilirim.

Devamını Oku
19.10.2025
UYANIN

Uyanın, uyanın artık, ey yitik insanlar!

Devamını Oku
17.10.2025
Yerçekimi

Yerçekimi denen şeyi ben bulmadığım için ortak mal Vikipedi’ye başvurarak tanımını bilginize sunuyorum.

Devamını Oku
14.10.2025
Sorumluluk

Biraz önce en küçük kardeşim Bülent telefon etti.

Devamını Oku
12.10.2025