Kurtarıcının adı toryum (2)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Kurtarıcının adı toryum (2)

31.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Özdemir İnce: Uranyum bu kadar belalı bir madde, tehlikeli, radyasyon yayıyor. Oysa toryum da 1828’de bulunmuş, radyoaktif olduğu da 1898’den bu yana biliniyor. Tehlikesiz olduğu halde neden toryum tercih edilmemiş?

Prof. Dr. Engin Arık: Toryum nedense iyi tanınmıyordu. Cenevre’de CERN (European Center for Nuclear Research-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkezi) laboratuvarında araştırma yapan, Nobel almış bir İtalyan fizikçi, Prof. Carlo Rubbia tarafından önerildi, 1993’te. Toryumun, uranyumun yerini alabileceği kanıtlandı. Dokuz yıl öncesine kadar toryumun bu tip bir reaktörde yakıt olarak kullanılabileceği bilinmiyordu.

- Yakıt olarak kullanmak için dünyada ne gibi çalışmalar yapılıyor?

- Ön araştırma çalışmaları bitti, projenin fizibilitesi 1998’de tamamlandı. 11 Avrupa ülkesinin bilimsel araştırma bakanları için araştırma panelleri oluşturuldu, bir de bilimadamlarının katıldığı teknik danışma grubu var. Ne yazık ki Türkiye yok buralarda. CERN laboratuvarı da 1954 yılından bu yana var. Aralarında Yunanistan’ın da bulunduğu 12 Avrupa ülkesinin kurduğu bir laboratuvar... Burada biz maalesef yokuz. Olmak için Türkiye Bilimler Akademisi’yle birlikte yoğun çaba içindeyiz.

- Sadece Bilimler Akademisi mi? Devletin, hükümetin bu işe el koyması gerekmiyor mu?

- Hepsi bir arada olmalı. CERN’e ve öteki çalışmalara katılan devletler kendi güçleri nispetinde bütçelere katkıda bulunuyorlar. Ancak bilimsel araştırmalara yapılan yatırımlar bir süre sonra misliyle kendini öder duruma geliyor. Ama Türkiye bu gibi konulara para ayırmadığı için büyük bir bilimadamı eksikliği var.

BİZ DE KATILMALIYIZ

- CERN’de neler yapılıyor?

- Ön araştırmalar bitti. Avrupa’nın ilk prototip toryumlu nükleer santralı 2005 yılına kadar tamamlanacak. Ayrıca Japonya ve ABD’de kendi santrallarını yapmaya çalışıyor.

- Bunlar santralı bitirdikleri zaman bize satacaklar.

- Araştırmaların içinde olursak biz kendimiz daha iyisini de üretebiliriz. Prototipin geliştirilmesinde mutlaka aralarında bulunmamız gerek. Avrupa prototipi reaktörü 2005 yılında bitirilecek. Bu yeni reaktör, mevcut reaktörlerin sorunlarını da çözümleyecek. Prototip reaktör 2005 yılında tamamlanırsa seri üretim 2010 yılından önce başlar.

- Toryumun yarısı bizdeyken reaktör çalışmalarının neresindeyiz?

- Hızlandırıcı üzerinde çalışan bir tek araştırma grubumuz var Ankara’da. Hızlandırıcı proton ve elektron gibi temel parçacıkların ve atom çekirdeklerinin hızını çoğaltan alet. Tıpta, sanayide, savunma sanayisinde de kullanılıyor. Fakat araştırmayla ilgili hızlandırıcı yok.

- Türkiye’nin yerin altındaki toryumunu 2015 yılından itibaren kullanabilmesi için ne yapmak lazım?

- Türkiye’de, 2010 yılında hızlandırıcı, deneysel yüksek enerji fiziği ve nükleer fizik konularında 1200 bilimadamının çalışıyor olması gerek. Şu anda sadece 80 kişi var. Önce bilime ve bilimadamına yatırım yapmak lazım.

- Bu desteği kim verecek?

- Devlet, hükümet, tabii ki TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA. Özel teşebbüsün, sanayi kesiminin de katkıda bulunması gerekir. En önemlisi eleman yetiştirmek. Dünyadaki araştırmalara bilimadamlarımızın katılması.

BİLİMSEL DESTEK LAZIM

-Türkiye’de akademik unvana sahip kaç bilimadamı var bu işin içinde?

- Hızlandırıcı alanında çalışanların sayısı onu bile bulmaz. Sıfır diyebiliriz. Üniversilerin fizik bölümlerinin bu alanda çalışmasını sağlamak, çalışma yapacak olanları yüreklendirmek lazım. Büyük bir servetin üzerinde oturuyoruz, küçük bir bilimsel yatırımla toryumla enerji üretme alanının dünya devleri arasına girebiliriz. 290 bin tonluk toryum rezervi bulunan Hindistan enerji geleceğini toryumda arıyor.

- Peki bizim aklımız erer mi bu işe? Katılmaya kalkışsak bizi aralarına alırlar mı? Bir fizik bölümü mezununun dünya stardartlarında yetişmesi için kaç yıl lazım?

- Bilimadamlarımızı elbette alırlar aralarına. Bu alanda çalışan bilimadamlarımızın zaten bağlantıları var onlarla. Bir mezunun 5 yıl daha çalışması lazım doktora alması için, 7 ile 10 yıl yeter. Ayrıca başka ülkelerde yaşayan Türk bilimadamları var, onlar davet edilebilir.

- Toryum nükleer enerji reaktörleri çalışmaya başladı diyelim. Elimizdeki toryumun ömrü ne?

- Ebediyyen diyebiliriz.

Yazarın Son Yazıları

Kültür ve iktidar

Gazetede yazma serüvenim Ertuğrul Özkök’ün daveti üzerine 14 Ocak 2001 günü ilk yazımla Hürriyet gazetesinde başladı.

Devamını Oku
21.07.2026
Emeklilere acımıyorum

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam.

Devamını Oku
19.07.2026
Densiz HÜDA PAR

Marazlı HÜDA PAR; Atatürk, Cumhuriyet ve devrim düşmanlığına devam ediyor. TBMM’de görüşülmekte olan torba yasadaki Basın İlan Kurumu’yla ilgili görüşmelerde gene hır çıkarmış.

Devamını Oku
17.07.2026
Vurdumduymaz AKP

5 Temmuz 2026 günkü Sözcü gazetesinin manşeti uyandırıcı bir tokat gibi indi milletin suratına...

Devamını Oku
14.07.2026
Parti değiştirmek

Uzun süredir Fransa’da Fransa vatandaşı kimliğiyle yaşayan bir yakınımdan, “parti değiştirmek” konusunda bilgi almak istedim.

Devamını Oku
12.07.2026
Detay maskaralığı

1948 yılında Mersin Lisesi Orta Okulu’nda Fransızca öğrenmeye başladım; 78 yıldır öğrenmeyi sürdürüyorum.

Devamını Oku
10.07.2026
Tüm ve bütün

Yılların yazarı Adnan Binyazar bile TÜM ile BÜTÜN sözcüklerinin eşanlamlı olduğunu sanıyor ve 2 Temmuz 2026 günkü Cumhuriyet Kitap Eki’nde yayımlanan“Sait Faik Abasıyanık” başlıklı yazısında “Sait Faik’in tüm hikâyeleri” diye yazıyor.

Devamını Oku
07.07.2026
Başkalaşımın sınırı

Siyasette fikir değiştirilebilir. Hatta bazen değiştirilmelidir.

Devamını Oku
05.07.2026
Çeviri ahlakı ve Sel Yayınları

Bir vesile ile çeviri kitaplarımın listesini incelemem ve Marie Darrieussecq’ten çevirdiğim Dişi Domuz (Truismes) adlı kitabı kitaplıkta aramam gerekti.

Devamını Oku
03.07.2026
Derin devlet

Yazımın sonunda yazacağım kendi tanımlamamı şimdi söyleyeceğim...

Devamını Oku
30.06.2026
‘Ortak akıl’, ‘devlet aklı’; bre Türk, bu ne biçim iş?!

İbn Fadlan’ın seyahatnamesi (Kitab ila Malik al-Saqaliba) benim en birinci kitabımdır.

Devamını Oku
28.06.2026
Emredersiniz beyefendi!

Yıl 1956!... Mersin’le göbek bağımı koparmış ve Ankara’ya gelmişim.

Devamını Oku
26.06.2026
Bre hödükler!

Kuramsal kitaplarım, çevirilerim, kendi inşa ettiği zindanda mutluluk içinde yaşayan Türk edebiyatını rahatsız etmek için yazıldı.

Devamını Oku
23.06.2026
Otoritesiz otorite

“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.

Devamını Oku
21.06.2026
Devletin aklı yoktur, sahibi vardır

“Yapay zekâ”ya “Devlet aklı üzerine Özdemir İnce tarzı bir yazı yaz” diye talimat vermişler. Makine talimatı yerine getirmiş ve okumanıza sunduğum yazıyı gunnamış.

Devamını Oku
19.06.2026
Zevzeklik

“Zevzeklik” bir kişinin gerek konuşmalarıyla gerek yersiz davranışlarıyla insanları bunaltması, sıkması veya ciddiyetsiz bir şekilde boşboğazlık yapması durumudur.

Devamını Oku
16.06.2026
Efsane mavalı

Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.

Devamını Oku
14.06.2026
Arrabal ve babası

Okuyacağınız metnin Fransızcası Les Lettres Françaises adlı derginin Temmuz-Ağustos-Eylül 1967 sayısında yayımlanmıştı.

Devamını Oku
12.06.2026
Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026
Hikmet-i hükümet

Siyaset ve yazılı-sözlü basın dünyasının zırcahil tayfası “devlet aklı” dedikleri hörgüçsüz deveyi bir kez daha gündeme getirdi.

Devamını Oku
07.06.2026
Bir aynanın önünde tek başıma ¹

Sofya’dan Atina’ya gelmiştim (gitmiştim).

Devamını Oku
05.06.2026
Atatürk ve Kılıçdaroğlu

Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk, yanında da CHP’nin işgalci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu!...

Devamını Oku
02.06.2026
Zırtullahi kirmani olarak

Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.

Devamını Oku
31.05.2026
Kakomira

Şimdi derler mi bilemem ama 1950’lerin Mersinlileri sevmedikleri, zıt gittikleri insanlara “kokomira” derlerdi.

Devamını Oku
29.05.2026
Ben Mersin’e gittiğim zaman

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Devamını Oku
26.05.2026
Kılıçdaroğlu AKP yolunda

Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.

Devamını Oku
24.05.2026
Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026