Arif Kızılyalın

Olimpiyatın İstanbul’la imtihanı!

27 Nisan 2021 Salı

“İstanbul günün birinde Yaz Olimpiyat Oyunları’na ev sahibi yapabilecek mi?” 1990 yılından bu yana yanıt bulunamayan bu soruyu bir kez daha gündeme getirelim. Bu günlerde eğer, “Olimpiyat” sözcüğünü dillendirmeye başlamazsak, stratejik planı belirlemezsek tıpkı 2000, 2004, 2008, 2012 ve 2020 adaylıklarımızda olduğu gibi boynu bükük ayrılırız. “Nasılsa tesis yaptık” anlayışı ile İstanbul olimpiyat falan alamaz. Olimpiyatın hala, “tesis-vaat-olimpik köy-ulaşım-konaklama” üçgenine verildiğini var sayıyor birileri. Oysa, bu konu başlıkları, Uluslararası Olimpiyat Komitesi IOC’nin kriterlerinden sadece birkaçı! Günün birinde olimpiyatı bu kadim kente getireceksek, 5 seçimdir göz ardı edilen konulara eğilmek gerekiyor. İnsana yatırımı ilk adım alacak olursak, 18 olimpik kriterden en önemlileri, siyasi ve ekonomik yapıyla çevre bilinci. Bu üç kriterde de herhangi bir adayın çok gerisindeyiz. Çünkü Türkiye insan hakları konusunda sakıncalı ülkeler arasında, ekonomimiz de maşallah seviyesinde! Çevre konusunu hiç açmıyorum, 3. İstanbul diye tutturup, mevcut olimpiyat köyünün (Halkalı) yanına koca betonarme yapıları dikenler zaten bu kriteri çöpe attılar. Onun dışındaki ulaşım, konaklama, gümrük, pazarlama, spor mekanı, paralimpik oyunlar, güvenlik, teknolojiden oluşan kriterleri geçeriz ama oyuncak maketlerle değil. Örneğin, aday olduk, dosyayı verdik, 106 IOC seçici üyesinden bir grup da kente geldi; artık onları vapura bindirip, Haydarpaşa Garı’nın yanına inşa edeceğimizi söyleyeceğimiz olimpiyat açılış stadının resmi ile kandıramayız. Çünkü 106 üyenin çok büyük bölümü kentin kültürel mirasını dünya mirası olarak görüyor ve Gar'ın yanına stat yapılamayacağını bizden iyi biliyor; ayrıca Kanal İstanbul gibi “Çılgın projelere” karınları tok! 

Diyelim ki kriterleri yerine getirdik; işin asıl zoru ise 106 üyeye, klasik kent gezileri dışında nasıl yaklaşacağımız meselesi. İşte burada da iş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na düşüyor. Çünkü olimpiyatın en önemli ayağı belediye başkanıdır. Ayrıca İmamoğlu’nun geçenlerde IOC Başkanı Thomas Bach ile yaptığı zoom toplantısında, sporun 1 numaralı patronu, “Dinamik ve herkese erişen kişiliğiniz” ifadesini kullandı İBB Başkanı için. Buradaki demokrasi vurgusu kaybettiğimiz 2020 seçimlerindeki anti-demokratik uygulamalara da bir göndermeydi. Adaylık tarihimizin  en fazla oyunu aldığımız 2020 seçiminde (Tokyo 60-İstanbul 36), 10-15 oyun sırf Gezi Parkı eylemlerinde tekerlekli sandalyeli bireye TOMA’nın sıktığı biber gazlı sudan gittiğini de unutmayalım!

Şu 106 üyeye gelirsek; oy kullanacak bu kişiler spor insanlarıdır. Spora ve fair-playe adanan bir yaşam sürmüşlerdir.  Birçoğunun hayatı ilerleyen yaşlarına karşın sadece spordur ve  dünyadaki önemli spor etkinliklerine giderler. İşte o etkinlikler öncesi yapılacak fuarlarda ‘İstanbul’ markasını, kentin patronu İmamoğlu aracılığı ile tanıtmalıyız bu üyelere!

Nasıl mı? Elimizde kağıt, kalem nerede bu tip etkinlikler var çıkartıp, oralarda stand satın almalı, koca koca İstanbul fotoğrafları ve İmamoğlu'nun şu ünlü gülümseyen resmini kullanmalıyız; siyasi hesap içine girmeden! Hatta bu fuarlardan birkaçına başkan da gitmeli, Spor Bakanı ile birlikte; orada seçici üyelere direkt mesaj vermeliler. LGBTİ, hayvan hakları gibi konuları derhal uluslararası standartlara çekmeliyiz, çünkü devlet başkanları ve şeyhler dışında oy kullanan taban bu konulara aşırı hassas!

Hatta IOC üyelerinin bir bölümünün dünyadaki LGBTİ etkinliklerine doğrudan destek verdiğini biliyoruz.

Ve bu çalışma Cumhurbaşkanı-Belediye Başkanı-Spor Bakanı-TMOK Başkanı dörtlüsü ile yapılmalı. Cumhurbaşkanı Tayyip Bey de, mevcut siyasi kavgayı bir yana bırakıp İBB Başkanı İmamoğlu’nun ikna-tanıtım gücüne destek vermeli; yok herkes bildiğini okur, Cumhurbaşkanlığı ayrı telden, İBB farklı cepheden yürürse  6. kez olimpiyat kaybeden kent olarak tarihe geçeriz bu da biline!

Bu arada bir dip not; Kanal İstanbul, mevcut Halkalı Olimpiyat Parkı'nı yutmak üzere, zaten hastaneydi, pastaneydi, lüks konuttu derken küçücük bir adada kalan bu bölge artık bize olimpiyat falan getirmez, cepten bir 4-5 milyar dolar harcayıp yeni bir olimpiyat köyü yapmak zorundayız!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021