Neden mi üzgünüz?
Ataol Behramoğlu
Son Köşe Yazıları

Neden mi üzgünüz?

02.08.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yıl 30 Mayıs tarihinde, cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında yayımlanan “Üzgünüz” başlıklı yazım “İyilik kazanamadığı için üzgünüz” cümlesiyle başlıyordu.

İki aya yakın zaman geçmiş.

Değişen bir şey yok demeyeceğim çünkü her şey daha kötü.

Sözünü ettiğim yazıda çocuklarımızın bilimsel bilgilerle, yaşama sevinciyle donatılması yerine, taptaze beyinlerinin karanlık bilinmezliklerle, hurafelerle örselenmesinin üzüntüsünü yazmıştım.

Şimdi buna ek olarak eğitimde cins ayrımcılığı hortlatılmak isteniyor.

Cinsiyetçilik, cüppeli diye anılan birinin, torununun çocuğu olabilecek yaşta, beş yaşında bir kız çocuğunun uzattığı eli tutmamasıyla, yeni sapkınlık örnekleriyle devam ediyor. 

(Çocuk yaştaki kızlarını evlendirmek adıyla seks kölesi olarak bir sapığa teslim eden sapkın anne babaya yönelik dava ne durumda? İzlemeyi elden bırakmamalı.)

Cinsiyet ayrımcılığı konusunda medyadaki tek tük eleştirilerden birinde, bunlar yakında mezarlıkları da kadın erkek mezarlığı olarak ayırırlar deniyordu.

Olmayacak şey değil! Sapkınlığın sonu yoktur çünkü.

Türkiye din devleti olmaya hızla ilerliyor. Bir tarikat lideri ülkenin manevi liderlerinden biri olarak ilan edildi. Muhalefetteki partilerden bu konuda bir ses çıktı mı? Ben anımsamıyorum...

Aradan geçen iki ayda yoksulluk artık bütün ölçülerin üzerinde.

Salgın hastalık sırasında altmış beş yaş üstüne getirilen sokağa çıkma yasağı, şimdi belli yaş üstüne fiilen hayata çıkma yasağına dönüştü.

İstanbul’da 40-50-60 bin liralık ev kiralarından söz edilmekte.

Bu toplum artık çıldırmak üzeredir.

Böyle bir durumda iktidarda bulunanların hâlâ orada bulunmaya devam etmeleri muhalefetin acziyle ilgilidir.

Örgütsüz bir toplumu neden başkaldırmıyor diye eleştiremezsiniz.

Bugün (28 Temmuz Cuma) gazetelerde DİSK’in pahalılığa karşı gösterilerini okudum.

DİSK yalnız bırakılmamalıdır.

Akbelen’deki doğa cinayetine karşı da daha etkinlikle “Dur” denilmelidir.

Bu iktidar her yönden ülkenin can damarlarına saldırmaya devam ediyor...

Bugün seçim sonrasında olduğumuzdan daha üzgünüz.

Çünkü muhalefet dağıldı.

CHP sırtından parlamentoya girenlerden çıt çıkmıyor.

Bunda şaşılacak bir yan da yok.

İYİ Parti de ülke sorunları konusunda suskunlukta. Bu partinin şahinleri belli ki MHP lideri siyasetten ayrıldığında yeni MHP olma hazırlığındalar.

CHP genel başkanının ve yandaşlarının tavrı bana çok eskilerin, 1940’ların-1950’lerin, kemikleşmiş, “gardıropçu Atatürkçü” diye eleştirilen, halktan uzak, bürokratik CHP’sini anımsatıyor.

Genel başkan üstü açık ya da kapalı, “Asarım, keserim, atarım” diye konuşuyor.

Eski zamanlarda (belki şimdilerde de yoksul semtlerde) sabit kalemle borç notu tutulan bakkal defterleri vardı. Bu deftere mahallelinin yarım litre gaz, iki yüz elli gram peynir, yüz gram zeytin, bir o kadar helva vb. borçları yazılırdı. CHP’nin seçimlere ilişkin yüzde hesapları bu defterlerde tutulan kuruşlu notları anımsatıyor. Ülke elden gidiyor, belki gitti bile, CHP yönetimi bakkal hesaplarıyla vakit geçiriyor.

Bu ülkede bürokrasinin her alanda en üstündekiler, yanı sıra da büyük para sahibi burjuvalar, işadamları ve kadınları, şimdi soruyorum size:

Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz?

Sizlerin kızları, kız torunları yok mu?

Bu ülkenin çocuklarına yapılan kötülükler sizleri irkiltmiyor mu, incitmiyor mu, kaygılandırmıyor mu?

Halkın yoksulluğu, çaresizliği karşısında üzüntü ve utanç duymuyor musunuz? 

Cumhuriyetin yüzüncü yılında, bu büyük yüzüncü yılda, ne acılar pahasına kurulmuş bu yüce yapı her yandan çekiştirilip yıkılmaktayken büyük kurtarıcının anısına karşı bir saygı, bir sorumluluk, bir vefa duygunuz yok mu?

Hepiniz kapıkulu mu oldunuz?

Ağızlarınızı açıp iki söz söylemek bu kadar mı güç?

Bizler, bu ülkenin yurtsever aydınları, yazarları, sanatçıları, en sıradan, en vicdanlı yurttaşları, bütün bunlar için sadece üzgün değiliz. Yaşama sevincimizi ve isteğimizi bütünüyle yitirmek üzereyiz.

Yazarın Son Yazıları

İnadına şiir

İnsanlığın ortak dili diye adlandırdığım şiir, insanlığımızın pek de iç açıcı olmayan bu döneminde var olmayı sürdürüyor.

Devamını Oku
01.07.2026
İki Kılıçdaroğlu

Kemal Kılıçdaroğlu’nu birçok kişi gibi ben de Melih Gökçek’i ve AKP kurucularından ve başkan yardımcılarından rahmetli Dengir Mir Mehmet Fırat’ı açık farkla yenilgiye uğrattığı TV programında tanıdım.

Devamını Oku
24.06.2026
Sol duyu

İleri görüşlülük, mantıklılık, basiret vb. kavramlarının karşılığı olarak sağduyu sözcüğünü kullanıyoruz.

Devamını Oku
17.06.2026
Genel bir değerlendirme

Bu ülkenin kendini vatansever sayan bir yurttaşı olarak bazen genel bir değerlendirme yapmak gereğini duyuyorsunuz.

Devamını Oku
10.06.2026
İyiye inanmak

Bazen bir dizenin armağan gibi kendiliğinden geldiğini, ardından er ya da geç şiirin sökün ettiğini şairler bilir.

Devamını Oku
03.06.2026
Satranç ve köpekler

Satranç öğrenmeye bir ara çok heves ettim.

Devamını Oku
27.05.2026
‘Laik’ ve ‘laiklik’ üzerine...

Kısa süre önce laiklik konusunda iki önemli ve kapsamlı yapıt yayımlandı...

Devamını Oku
20.05.2026
Hapishanelerden yükselen çığlıklar (4)

Adalet Bakanlığı’nın bir genelgesi mi yoksa Şakran kadın kapalı cezaevi yönetiminin keyfi kararı mıdır bilmem; mahkûmlardan boyunlarında üzerinde işledikleri suçun yazılı olduğu bir suçlu kimliği taşımaları isteniyor.

Devamını Oku
13.05.2026
Butlan mutlan

Nelerdi onlar şimdi anımsamıyorum ama siyasal yaşamımızın ortasına kimi kez ve genellikle anlamı uzmanlar dışında pek bilinmeyen Arapça ya da Batı dillerinden bir sözcük düşer.

Devamını Oku
06.05.2026
Ege’den seslenen şiir

Doğma büyüme Egeli şair Hüseyin Yurttaş (1946, Foça’nın Kozbeyli köyü) son dönem şiirlerini “Susuyor Şimdi Zaman” adıyla geçen yıl kitaplaştırdı (Tekin Yayınevi).

Devamını Oku
29.04.2026
Onuncu kurban

Kahramanmaraş’taki okul faciasında kurban sayısı şimdilik dokuz.

Devamını Oku
22.04.2026
Marksizmi yeniden okumak (2)

Çağdaş Marksist düşünür, Fransız Komünist Partisi’nin bir dönem önde gelen akademisyen sözcüsü Louis Althusser’den (1918-1990) bir şey okumamış olmam, kendisi bugün bir zamanki popülerliğine sahip olmasa da kuşkusuz büyük eksikliktir.

Devamını Oku
15.04.2026
Marksizmi yeniden okumak

İnsana insan olma niteliğini kazandıran üç temel olgu olduğunu düşünüyorum.

Devamını Oku
08.04.2026
Frankofoni ve Macron’un mesajı

Frankofoni (fancophanie) terimi Hachette sözlüğünde Fransızca konuşan halkların siyasal-kültürel birliği (topluluğu) olarak açıklanıyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Hapishanelerden yükselen çığlıklar (3)

1982 yılını cezaevlerinde geçirdim.

Devamını Oku
25.03.2026
Hapishanelerden yükselen çığlıklar (2)

Masamda dört cezaevi mektubu var.

Devamını Oku
18.03.2026
Hapishanelerden yükselen çığlıklar (1)

Yazıya başladığım bugün 9 Mart Pazartesi, akşama doğru.

Devamını Oku
11.03.2026
Orhan Velinin evi

13 Nisan 1914’te sabah saat 7’de Beykoz’da ailesinin oturduğu ahşap bir köşkte dünyaya gelen Orhan Veli Kanık, Ankara’da belediyenin kazıp, açık bıraktığı çukura bir akşam vakti düşüp birkaç gün sonra 14 Kasım 1950’de İstanbul’da Cerrahpaşa hastanesinde beyin kanaması tanısıyla yaşama veda ettiğinde sadece 36 yaşındaydı.

Devamını Oku
04.03.2026
Kötülüğün sınırı

Yazılarımdan birinde insan ile hayvan arasındaki en temel ayrım nedir diye sormuş, sorumu kendim şöyle yanıtlamıştım...

Devamını Oku
25.02.2026
Özgür Özel’le buluşma

Özgür Özel’le on yılı aşkın bir süre önce Salihli Şiir İkindileri sırasında tanışmıştık.

Devamını Oku
18.02.2026
Hiç bahar olmadı...

Bu hafta köşemi, kardeşim, sevgili yol arkadaşım Orhan Aydın’ın, sevgili kızı Eylem Şafak’ına yürek burkan seslenişine bırakıyorum.

Devamını Oku
11.02.2026
Tunç Soyer neden hapiste?

Tunç Soyer benim için yüzünden gülümseyişi hiç eksik olmayan bir insandır.

Devamını Oku
04.02.2026
Ne kadar yapay değiliz?

Yapay zekâ konusu zihnimi kurcalamayı sürdürdüğünden özlü ve özet bir tarif için internete bir daha baktım.

Devamını Oku
28.01.2026
Kardeş İran’ı düşünürken

Doğu sınırımızda yer alan İran, Türkiye’nin iki katını aşan yüzölçümü (1.648.195 km2 ) ve yaklaşık 86 milyon nüfusuyla en büyük sınırdaşımızdır.

Devamını Oku
21.01.2026
Zulüm devri

Ülkelerin yaşamında çeşitli sıfatlarla nitelelenen dönemler, eski adıyla devirler vardır.

Devamını Oku
14.01.2026
Venezüella’da olan

Venezüella’da olan, uluslararası hukukun, Maduro’ya bir insan olarak yapılanlar bakımından insan haklarının hiçe sayılmasıdır.

Devamını Oku
07.01.2026
Yeni bir yıla doğru

İnsanlık iki hafta sonra yeni bir yıla giriyor.

Devamını Oku
17.12.2025
Barbarlar

İzlenebilecek bir film arayışında TV kanallarında gezinirken Güney Afrikalı-Avusturyalı romancı John Maxwell Coetzee’nin aynı adlı romanından sinemaya aktarılmış “Barbarları Beklerken”e rastladım.

Devamını Oku
10.12.2025
Ümmet

Haftada bir kez yazmanın “trajedi”si, sizin yazmayı tasarladığınız güncel bir konunun sizden önce başka yazarlarca yazılması oluyor.

Devamını Oku
03.12.2025
İmralı

Başka ülkelerde de öyle midir bilmem ama bizde siyasal örgütler arasında bir konu tartışılırken sanki irdeleyici-çözümleyici akıldan çok duygular-suçlamalar egemen oluyor.

Devamını Oku
26.11.2025
İddianame

Türkiye’de bugün hukukla ilgili kurumların en az güven duyulan kamusal kurumlar arasında en ön sırada yer aldığını, bu kurumların giderek siyasal erkin hukuk bürolarına dönüşmekte olduğunu iddia ediyorum.

Devamını Oku
19.11.2025
İki şiir

Gazetemiz Cumhuriyet ve Kadıköy Belediyesi’nce 7-9 Kasım günlerinde Kadıköy’de düzenlenen şiir günlerinde...

Devamını Oku
12.11.2025
Seraf Özer’in konuşması

Esenyurt’un tutuklu belediye başkanı Prof. Dr. ve yazar sayın Ahmet Özer’in kızı ve avukatı sayın Seraf Özer’in 31.10.2025 tarihindeki Aile Dayanışma Ağı’ndaki konuşmasında söylediklerini bir ölçüde özetleyerek de olsa okurlarımla paylaşmak istedim...

Devamını Oku
05.11.2025
Zulümle imtihan

Yazımın adı ne olmalı diye pazar gecesinden beri, şu sözcükleri yazmakta olduğum pazartesi öğleye kadar düşündüm.

Devamını Oku
29.10.2025
Hayâsız

İkinci a harfi üzerinde düzeltme (ya da inceltme, şapka vb.) işareti ile hayâ, utanma, utanç duygusu anlamına gelen bir sözcük.

Devamını Oku
22.10.2025
Sosyal demokrat bir lider nasıl olmalıdır?

Genç arkadaşım, değerli dostum ve düşündaşım profesör Okan Toygar’ın benimle yaptığı söyleşiler toplamı bir iki hafta önce bir nehir söyleşi olarak “Hayatımız Güzeldir” başlığı ve “Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” alt başlığı ile yayımlandı.

Devamını Oku
15.10.2025
Grup Yorum 40 yaşında

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Yıldız Üniversitesi Şehir Planlama öğrencisi dört arkadaşın (Ayşegül Yordam, Metin Kahraman, Tuncay Akdoğan, Kemal Sahir Gürel) birlikte 1985 yılında kurdukları Grup Yorum, içinde bulunduğumuz 2025 yılında kırk yaşına basmış oluyor...

Devamını Oku
08.10.2025
Kara mizah

Zihnimde beliren kavramın karşılığını ve açıklamasını bulmak için internete baktığımda kara komedi de denen kara mizah kavramının en yakın açıklamasını TDK sitesinde buldum...

Devamını Oku
01.10.2025
Kara Bir Rüzgâr

Kara bir rüzgârdı üstünde bir yurdun...

Devamını Oku
24.09.2025
Erdem ve Erdemsizlik Üzerine

Utanç insana özgü bir duygu sanılır...

Devamını Oku
17.09.2025