“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.” Hakkındaki bu en son haber 5 yıl öncesine aitti. Halbuki, bir dönemin sözde saygın işadamı, sözde hak arayanı ve hatta cumhurbaşkanının sözüne güvenip siyaset yaptığı isimdi. Necmettin Kesgin’den bahsediyorum...
Aradan 7 yıl geçtiği için unutanlar ve hiç adını duymayanlar için anlatmalıyım. Madem, şimdi “sıraya” Mansur Yavaş’ı koydular, işte o öykü...
Türkiye 2019 yerel seçimlerine gidiyordu ve ittifaklar belediye başkan adaylarını belirlemek üzereydi. Mansur Yavaş’ın adı da Millet İttifakı’nın Ankara adayı olarak öne çıkıyordu. Tam da bu süreçte, MHP’nin yayın organı Türkgün gazetesi 11 Aralık 2018’de ilk işaret fişeğini attı. Bugün erişilemeyen “Tehdit, sahtekârlık ve şantaj: İşte Mansur Yavaş” başlıklı manşet, Yavaş’ın bir senet konusunda davalık olduğu Necmettin Kesgin adlı kişinin iddiaları üzerine kuruluydu.
Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanlığına adaylığı kesinleşince süreç hızlandı. Öyle ki Necmettin Kesgin’in 2017’de yaptığı şikâyet yıllar sonra işleme kondu, iddianame hazırlandı. Buna göre; Yavaş hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan 2 yıla kadar, “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçundan ise 1 yıla kadar hapsi isteniyordu. Sonradan öğrenildi ki Yavaş aleyhinde iddianame yazan savcının kendisi ise Fethullahçıların desteğiyle KPSS sınavından geçen isimler arasında “kuvvetli şüpheliydi”.
Mansur Yavaş artık iktidarın ana yayın organı Sabah’ın manşetlerinde, A Haber’in stüdyolarındaydı. Bir gün “Yavaş büyük vurguncuymuş” deniyor, diğer gün “hem saygın hem mağdur işadamı” Necmeddin Kesgin ile söyleşi yapılıyordu.
Haliyle, bu kamuoyu rızasının siyasi ayağı da vardı. Erdoğan, “Adamda her türlü yolsuzluk var ama hesap veremiyor” diyor, Bahçeli ise “Adaylıktan çekilsin” diye çağrıda bulunuyordu Yavaş için. Mansur Yavaş ise iddiaları yalanlıyor ve şöyle diyordu:
“Bana seçimi kaybettirmek için bir suçlunun sokakta gezmesi, hiç vicdanınızı sızlatmayacak mı?”
Yavaş’ın iktidarın kendisini yıpratmak için kullandığı Kesgin’e dair söyledikleri çok çarpıcıydı. Gerçekten de “saygın” denilen kişinin kabarık sicili zamanla ortaya çıktı. Necmettin Kesgin’in özel hayatın gizliliğini ihlalden şantaja, resmi belgede sahtecilikten çocuk istismarına kadar birçok dosyası vardı. Hatta suçlarından biri sahte belgeyle hukuk fakültesine girmekti.
Sonuçta ne mi oldu?
“Mansur Yavaş seçilirse 20 bin PKK’li belediyede işe alınacak” diyenler kaybetti. Sonra ardı ardına şu haberleri gördük: “Mansur Yavaş’a yönelik suçlarından 6 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan ve uzun zamandır aranan Necmettin Kesgin yakalandı.” “Üç ay önce cezaevine giren Necmeddin Kesgin’in af paketi kapsamında çıktığı öğrenildi.” “Necmettin Kesgin’e çocuk pornosu bulundurmaktan verilen 3 yıl hapis cezasını istinaf mahkemesi onadı.”
Ne dersiniz: Shakespeare’in dediği gibi “En eski günahlar, en yeni yollarla işlenir” mi?