AKP ikinciliğe düştü mü?

AKP ikinciliğe düştü mü?

10.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, araştırma şirketlerinin yaşaması yayımladıkları sonuçların güvenilirliğine bağlıdır.

Özellikle seçimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan sonuçlar, daha önce yapılan ölçümlerin ne kadar isabetli olduğunu ve şirketlerin güvenilirliğini belirler.

Gerek meslek ahlakı gerekse ticaret ahlakı bakımından bu şirketler araştırmalarından elde ettikleri gerçek sonuçları, saptırmadan açıklamak zorundadırlar.

Her araştırma sonucuyla birlikte, araştırmanın nasıl finanse edildiği, hangi yöntemle ve kaç kişiyle yapıldığı da yayımlanmak zorundadır.

Evrensel olarak kabul edilen standart, araştırmanın, genel nüfusu temsil edecek özelliklere sahip olan 1200 kadar kişiden oluşan bir örneklem ile yapıldığında elde edilen sonuçların da artı eksi yüzde 2 civarında bir sapmaya sahip olduğu biçimindedir.

Bazı şirketler, belli seçmen veya tüketici eğilimlerini, örneğin her ay gibi, periyodik olarak ölçer ve tutum ve davranışların değişme eğilimlerini de belirlerler.

Birçok parti hakkındaki tutum ve davranışların ölçüldüğü araştırmaların sonuçları, zaten çok bölünmeden dolayı küçük yüzdeler halinde olduğundan, kesin yüzdeler ve sıralamalar, hata payları içinde kaldığından, çok güvenilir kabul edilemez.

Fakat bu araştırmaların sonuçları zaman içinde değerlendirildiğinde, hangi partilerin oylarının ne yönde eğilimler gösterdiği genel olarak ortaya çıkar.

Son araştırmaların sonuçlarına göre, iktidarın oylarında düşme, muhalefet oylarında ise yükselme eğilimleri görüldüğü açıktır.

***

Avrasya Araştırma şirketinin 27 Kasım ile 3 Aralık arasında 26 ilde 1260 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen seçim anketinde partilerin alacağı oylar şöyle tespit edilmiş:

CHP: Yüzde 30.4

AKP: Yüzde 27.6

İYİ Parti: Yüzde 12.9

HDP: Yüzde 11

MHP: Yüzde 6.5

DEVA: Yüzde 6

GELECEK: Yüzde 2.5

SAADET: Yüzde 1.3

DİĞER: Yüzde 1.7

Millet İttifakı: 51.1

Cumhur İttifakı: 34.1

***

Yöneylem Araştırma şirketinin 30 Kasım ile 5 Aralık arasında 27 ilde 2002 kişi ile konuşularak yapılan anketinin sonuçları da şöyle:

Kararsızlar ve oy kullanamayanlar dağıtılmadan önce:

CHP: Yüzde 25.6 

AKP: Yüzde 24.3 

İYİ Parti: Yüzde 10.6

HDP: Yüzde 7.8 

MHP Yüzde 5.2 

Kararsızların oy dağılımı:

Millet İttifakı: Yüzde 23.7 

Cumhur İttifakı: Yüzde 11.2 

Diğer partiler: Yüzde 5.9 

Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtılmadan önce:

Millet İttifakı: Yüzde 40.2

Cumhur İttifakı: Yüzde 32.5

Recep Tayyip Erdoğan’a önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde “asla oy vermem” diyenlerin oranı 59.6

Seçmenlerin yüzde 64.7’si muhalefetin Erdoğan karşısında seçimi kazanacağını düşündüğünü ifade etti.

***

Metropoll şirketinin yayımladığı anket sonuçları da şöyle.

Kararsızlar, oransal olarak dağıtıldıktan sonra:

AKP: Yüzde 34.3

CHP: Yüzde 22.6

İYİ PARTİ: Yüzde 14.9

HDP: Yüzde 12.8

MHP: Yüzde 6.6

DEVA: Yüzde 2.9

MEMLEKET: Yüzde 2

SAADET: Yüzde 1.5

DİĞER: Yüzde 2.5

Recep Tayyip Erdoğan’ın görevi:

Onaylayan: Yüzde 39.3 (+0.4), 

Onaylamayan: Yüzde 54.5 (-1.7)

Millet İttifakı: 41.9

Cumhur İttifakı: 40.9

***

Sevgili okurlarım, bu araştırmaların sonuçlarından anlaşıldığına göre, AKP’nin ve MHP’nin oyları eriyor, CHP’nin ve İYİ Parti’nin oyları olarak artıyor.

Sonuçta en azından CHP ile AKP’nin oyları arasında AKP lehine görülen farkın kapanmakta olduğunu net olarak söyleyebiliriz.

Bu fark bitmiş midir?

CHP öne geçmiş midir?

Bunları kesin olarak söylemek bu araştırmaların bilimsel sapma oranlarına göre pek olanaklı değil.

Ama başka bir eğilim daha kesin olarak görülüyor:

Cumhur İttifakı yani iktidar, muhalefetin gerisinde kalıyor.

Herkes iktidar değişikliğine hazır olsun!

Yazarın Son Yazıları

Kurultay imzasının anlamı?

İMZA VERMEK YA DA VERMEMEK: Kötülük kazanırken direnmek mi işbirliği yapmak mı?

Devamını Oku
02.06.2026
Ne yapmalı?

Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.

Devamını Oku
31.05.2026
Tam 66 yıl 1 ay önce!

29 Nisan 1960 günü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bahçesinde olağanüstü bir kalabalık vardı.

Devamını Oku
29.05.2026
Brütüs: Hainliğe övgü (!)

CHP’ye yapılan saldırı dolayısıyla, bugün sevmediğim bir kavram olan “HAİNLİK” üzerinden üçüncü “ÖVGÜ” yazımı: Hem koleksiyon tamamlansın hem Carlo Maria Cipolla ile Étienne de La Boétie’ye bir nazire olsun ve hem de “politikacılar” başta olmak üzere, “insanlık” adına evrensel bir katkı (!) yapayım diye yayımlıyorum.

Devamını Oku
28.05.2026
CHP'ye saldırı: Lozan’la hesaplaşma!

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Devamını Oku
26.05.2026
Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda “Ucube Şahsım Devleti” haline getirilmiş ve Anayasa’ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

Devamını Oku
24.05.2026
İktidar niçin mutlaka kaybedecek?

İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek...

Devamını Oku
22.05.2026
Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026
Yaşasın örgütlenme ve eğitim!

Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.

Devamını Oku
01.05.2026
CHP neden eleştiriliyor?

Türkiye’nin günümüzdeki temel sorunu belli...

Devamını Oku
30.04.2026
Faşizm nasıl kazanıyor?

Faşizm, insanların içindeki kötü özelliklerin birleşip bütünleşmesi sonunda, bunlardan beslenerek iktidar olur, yine bu kötü özellikleri kullanarak güçlenir ve iktidarını sürdürür!

Devamını Oku
28.04.2026
Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Devamını Oku
26.04.2026
24 Nisan 2026 Bildirisi: Direniş seferberliği

Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra.

Devamını Oku
24.04.2026
23 Nisan'da Merdan Yanardağ karabasanı

Burası, benim doğduğum, büyüdüğüm, yurtdışından heyecanla döndüğüm, korumak ve geliştirmek için ölmeye hazır olduğum VATANIM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ mi?

Devamını Oku
23.04.2026
Macaristan ve Bulgaristan dersleri!

Önce hastalığımızı teşhis edelim ve adını koyalım...

Devamını Oku
21.04.2026
İktidarın dili ve şiddet

Toplumsal şiddetin çeşitli kaynakları vardır...

Devamını Oku
19.04.2026
Kin eken cinayet biçer!

Şiddetin “toplumsal kaynaklarını” şöyle özetleyebilirim.

Devamını Oku
17.04.2026
‘İlliberal demokrasi’ aldatmacası!

Yazının sonunda söyleyeceğimi en başta belirteyim...

Devamını Oku
16.04.2026
Macaristan seçimleri ve demokrasi umudu!

Hitler’in bize öğrettiği gerçek, Demokratik Rejimlerin yumuşak karnının, Temel Hak ve Özgürlüklerin yeterince korunamaması olduğudur!

Devamını Oku
14.04.2026
Haksızlığa, hukuksuzluğa alışmayacağız!

Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe alışmayacağız...

Devamını Oku
12.04.2026
‘Sırma saçlı ve badem gözlü’ Yalçın Küçük!

Aslında bugün “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizliğe Alışmayacağız; Tekrar Tekrar Karşı Çıkacağız” başlıklı bir yazı yazacaktım.

Devamını Oku
10.04.2026
Hayır savaşa alışmayacağız!

Bugün konumuz: İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ve İran’ın ABD’ye bildirdiği on maddelik ateş-kes koşulları ile ilgili olarak SAVAŞ!

Devamını Oku
09.04.2026
2015 tekrarlanamaz!

2015’te ne olduğunu anımsayalım...

Devamını Oku
07.04.2026
Yazılamayan 'zulme isyan!'

1) Bugün, iktidar uğruna insanları katledenlerin, hapsedenlerin, ister Firavun olsunlar, ister İmparator, ister Şah, ister Padişah; ister Piramitleri, ister Terra Kota Ordularını yaptırsınlar; insanlığın yüz karası ZALİMLER olarak tarihe geçtiklerini belirtecektim...

Devamını Oku
05.04.2026
‘Aydının’ günümüzdeki görevi (3)

Aydın, insanlığa, topluma yol gösteren kişi demektir.

Devamını Oku
03.04.2026
Aydın ihaneti: Kronoloji (2)

Türkiye’yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, (“Aydın” olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) “Aydın” olarak kabul edilemezler!

Devamını Oku
02.04.2026
Aydın ihaneti nedir? (1)

Ben “İhanet” ve “Hain” sözcüklerini sevmem...

Devamını Oku
31.03.2026
Dincilik, etnikçilik ve emperyalizm

DİNCİ VE ETNİKÇİ POLİTİKALAR, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ TEMELİNDEN YOK EDERLER...

Devamını Oku
29.03.2026
İktidarın altını oyan üç süreç

İ ktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

Devamını Oku
27.03.2026
Kanalizasyondaki tuğla!

Aslında bir ülkeye yapılabilecek en büyük ihanet o ülke halkını cahil bırakmak, daha kötüsü de iyi eğitilmiş olanları da cahilleştirerek tüm halkı cahillerin yönetimine mahkûm etmektir.

Devamını Oku
26.03.2026