Geneleve kayyım, alaturka Bella Çav ve bizim çaresiz hallerimiz...
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Geneleve kayyım, alaturka Bella Çav ve bizim çaresiz hallerimiz...

14.10.2018 09:00
Güncellenme:
Takip Et:

Baştan söylemek isterim, içkili mekânlarda saatler ilerledikçe kadınların ve erkeklerin ellerinde kadehler, devrimci türküleri hele de İtalyan partizanlarının marşı Bella Çav’ı söylemelerinden ne şimdi ne de gençliğimde hoşlanmadım. Hele şiir okumalar, dehşet verici bir tiksinme duygusu yaratır bende. Her şeyin yeri ve sırası var. Öğretmen gibi mi konuştum, öyle olsun.
Öyle, hiçbir şey bana şu görüntüyü unutturamaz. Hayata Dönüş operasyonundan sonra açlık grevi yapan mahkûmların ölmeye yakın olanları ailelerine teslim edilmişti. Onların müşterek kaldığı bir evde epeyce vakit geçirdim ve Wernicke-Korsakoff hastalığının pençesindeki dal gibi gencecik bir delikanlının, durup durup Bella Çav marşının ilk mısralarını okuyup sonra birden “unuttum” diye ağlamasını kim unutabilir? Bu nedenle türkü barlarında kafalar kıyak Bella Çav söylenmesine, kadeh tokuşturulmasına dayanamam.
Şimdi bir Türkiyeli şarkıcı kadın Bella Çav marşını klip yapmış. Klipte kırmızı tulumları, yüzlerinde V for Vendetta (Guy Fawkes) maskeleri, ellerinde tüfekler bir grup adam dehşet verici bir biçimde yürüyor ve birden şarkıcı çıkıp Bella Çav nağmeleri arasında, küçücük bir blucin şort, kalçalarını kıvırıyor, ha babam kıvırıyor. Şöyle durdum, gerçekten şu anda solun içinde bulunduğu durumu dalgaya almak ancak bu kadar olur. Belli ki, şarkıcının amacı bu değil, ama klip ondan ayrı böyle bir işlevi yerine getiriyor. Bana kızanlar olacak biliyorum ama gerçekçi olalım ve kafalar kıyak kadeh kaldırarak Bella Çav söyleyenler biraz düşünsün.
Bugün ortaya karışık gidiyorum ya, gelelim şu Adana Genelevi’ne kayyım atanmasına. Arkadaşlar bu ne heyecan, bu ülkede Güneydoğu ve Doğu illerinde HDP’li, sayıları yüzü bulan il ve ilçe belediyelerine kayyım atandı. Ne çabuk unuttunuz. Üstelik daha üç gün önce Başkanımız yerel seçimlerde seçilenlerin hakkında hemen soruşturma açacağını, terörle ilgili olanların yerine kayyım atayacağını açıkça söyledi. Böyle bir vahim açıklamadan sonra ne olayın muhataplarından ne de ana muhalefet partisinden bir tepki geldi.Yani nasıl genelevlere kayyım atanıyorsa, seçilmiş yeni belediye başkanları da kayyımla gidebilir. Yani ülke baştan sona, söylemek istemiyorum siz anlayın işte, o hale dönmüş.
Bütün bu işler olurken, adam “benim twitter ve facebook hesabım yok!” diye feryat etse de bazı kahraman sevenler, İlber Ortaylı için hesaplar açıp, olmadık laflar yumurtladılar. Bu nasıl hazin bir şey, adam benim buralarla işim yok diyor ama inatla birileri ona tahmin bile edemeyeceği kadar kahramanlık yüklüyor. Sonra adam kendine yakışır bir iş yapıp kütüphanesini Saray’a bağışlıyor ve danışmanlık kapıyor. Ne bekliyordunuz? Adam başından beri “ben Osmanlıcıyım!” diye bağırdı. “Ben safi kibirim” diye bağırdı. Neden illa ki bir kahramana ihtiyacımız var. Kahraman birileri mutlak olacaksa bu hâlâ işini geri almak için açlık nöbeti tutan işçi Mahir Kılınç ya da sürekli ev baskınlarıyla gözaltına alınan Güney illeri siyasileri, anneleri mahkûm olduğu için hapiste yaşayan bebeler olmalı.
Bugün bazılarını kızdırma günüm, TİP adlı yeni bir parti kuruldu ve HDP oylarıyla Meclis’e giren iki TİP kurucusu anlı şanlı bir basın toplantısında HDP’den ayrılıp TİP milletvekili oldular. Bu arkadaşların siyası geçmişine şöyle bir bakarsanız, birinin hükümet tarafından oyunlarının yasaklandığını, bir diğerinin de yeni parti kurmada uzman olduğunu görürsünüz. Anlaşılan HDP kendi bölgesindeki oylara güvenmediği için sokaklarda dövüşen bu sol kesim iki insanını milletvekili yapmış, sonra da TİP milletvekili oluverdiler. Şimdi ben soruyorum, bu yeni TİP nerelerde örgütlendi. Tavanı hangi kesimlerdir? Eski muhteşem TİP efsanesine ne kadar yakındırlar, ülke insanı için teklifleri nelerdir? Gerçekten merak ediyorum.
Bu arada tuhaf bir hikâyeyle yazımıza son verelim. Mahalle kahvesinde oturmuş hayat pahalılığından söz ediyoruz. Sıkı facebook takipçisi bir arkadaşımız “herkes susup beni dinlesin” diyor, susuyoruz, “arkadaşlar” diyor, “Amasya’da bir soğan üreticisi çuvallarını bir kamyona yükleyip ahaliye kilosu 1 liradan satmış. Yani aracıyı ortadan kaldırmış, şimdi ben de bütün bir yaz yaptığım turşuları, salçaları size aracısız satıyorum. Pamuk eller cebe!”...Vav, vallahi iyi bir çözüm aracısız satış. Alan memnun satan memnun! Sıra mahallece imece usulü ekmek yapmaya geldi.  

Yazarın Son Yazıları

Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası.

Devamını Oku
08.03.2026
Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak.

Devamını Oku
01.03.2026
Artık ateş hattındayız!

Sevgili okurlarım, her dakika yeni bir şey öğreniyoruz.

Devamını Oku
15.02.2026
Emperyalizm meydan okuyor

Sevgili okurlarım ne oldu da bir zaman önce açığa çıkan ama üstü hemen örtülen Epstein dosyalarının kapağı yeniden açıldı ve 1 milyona yakın belge, bir kısmı sansürlenerek tüm dünyaya yayıldı.

Devamını Oku
08.02.2026
Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025