Kız Dedikleri de Bir Kancık*
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Kız Dedikleri de Bir Kancık*

01.12.2013 05:05
Güncellenme:
Takip Et:

Dostlarım geçen pazar yazdığım “Cinselliğe Dair Ev Ödevi” yazımı pek bir beğendiler ve çoğu ev ödevini yaptı. Bugün de hep birlikte geleneksel kültürün ve dinin kadın cinsine nasıl baktığını bir inceleyelim. Şimdi herkesi kendine karşı dürüst olmaya davet ediyorum. Özellikle de kadınları!
Geçenlerde bir film izledim, bir İspanyol kadını, gönüllü öğretmen olarak Nepal’e gidiyor ve orada Nepalli bir kadın öğretmenle arkadaş oluyor. Nepalli kadın; evli ve en büyük arzusu bir erkek çocuk doğurmak. Kadın gebe kalıyor ve anlaşılıyor ki, bir kız çocuğu doğuracak. Çocuk dört aylık olmasına rağmen, kadın bir kız çocuk doğurmak istemiyor ve düşük yapmaya çalışırken ölüyor. İspanyol kadın için, bu anlaşılmaz, dehşet verici bir şey, Nepalli kadın, anlatmaya çalışıyor. Bütün ailesinin en başta da kocasının kendisini aşağılayacağını, “kancık anası” diye küçümseyeceğini söylüyor. Üstelik kız çocuğu aileye bir yük. Çünkü onun için çeyiz parası biriktirmeleri gerekiyor. Evlenebilsin diye...
Tüm canlıların, yaşama hakkını savunan Budistler kız çocuğu konusunda oldukça acımasızlar. Çünkü o bir yük! Aynı şey, çoktanrılı Hindu dininde de söz konusu, öyle ki, binlerce kız çocuğu ana rahminde öldürülüyor. Pek çok yerde kadın örgütleri, kocası ölen kadının da aynı anda yakılmasına karşı önemli bir mücadele sürdürüyorlar.
Şimdi bu İspanyol öğretmen kadın çok şaşırıyor ama şöyle bir kendi ülkesinin tarihine baktığında, kadınların “cadı” denilerek engizisyon mahkemelerinin yani kilisenin kararıyla nasıl yakıldığı ortaçağı anımsıyor.
Evet, şöyle bir baktığımızda dinlerin ve geleneksel kültürün kadınları sevmediğini görürüz. Özellikle de dini inançların beslediği geleneksel kültürler, erkek kavramını yüceltip, kadınları aşağılayarak bu mevcut düzenin sürmesine yardımcı olurlar.
Bizim ülkemizde de durum farklı değildir. Geçenlerde kucağıma çok değerli bir kitap düştü. “Yazko - Somut 4. SAYFA - İlk Feminist Yazılar” Geçmişe dönüp anımsadım, 30 yıl önce Yazarlar Kooperatifi (Yazko) Somut adlı yayını satın alıp haftalık bir gazete yayımlamaya başlamıştı. Gazetenin dördüncü sayfası da kadınlara ayrılmıştı. 4 Şubat 1983 - 27 Mayıs 1983 arasında yayımlanan 4. Sayfa kadın hareketinin yepyeni bir ivme kazanmasında önemli bir rol oynamıştı. Sayfaları çevirmeye başladım ve Şule Torun’un “Geleneksel Kültürümüzde Çocuk” başlıklı yazısı tam da benim söylemek istediklerimi anlatıyordu. Bu yazıda değerli araştırmacı Prof. Dr. S. Veyis Örnek’in “Geleneksel Kültürümüzde Çocuk”* kitabından yapılan alıntılar çok ilginç. Örneğin, şu tekerlemeye bakın: “Oğlancıktır oğlancık/ Ne küpe ister ne boncuk/ Kız dediğin ise bir kancık/ Hem küpe ister, hem boncuk”.
Kancık bildiğiniz gibi “dişi köpek” demek ve sürekli kız çocuğu doğuranlara da geleneksel kültürümüz de “kancık anası” denir. Yıllar önce Sevgül’ün öyküsünü yazmıştım, çevresinin ona “kancık anası” demesinden öyle hırpalanmıştı ki, belki bu sefer oğlan olur diyerek, tam 21. kez doğum yaparken ölmüştü.
S. Veyis Örnek şöyle diyor: “... geleneksel kültürü besleyen din, bazı inançlar oluşturmuştur. Örneğin, oğlan doğurmak için başvurulan önlemlerden biri cinsel birleşmeden sonra sağ yana yatmak ya da sağ yandan kalkmak, çok yaygın bir inanma olarak görünmektedir. İslam kültüründe ‘sağ’ın olumlu olarak değerlendirilmesi, tıpkı ‘sağ ayağı atarak bir işe başlama’, ‘sağ elle dokunma’, ‘meleklerin sağ omuzda oluşu’ erkeğe verilen değeri göstermektedir. Kızlar için herhangi bir inanma yoktur.”
Erkekleri meleklerle aynı safta kabul eden İslam dini, elbette tam karşıya yani sol omuza şeytanı koyacaktır.
Yazımın başında herkesi dürüst olmaya davet etmiştim. Şimdi bir düşünün acaba kaç kadın şu sözleri söyledi: “N’olur bir erkek çocuğum olsun!” Erkekler her zaman hayata bir sıfır önde başlarlar.
Ve bu hep böyle gider, şu adaletsizliğe bakın, tıp erkekler için Viagra’yı keşfetti ve doğanın dengesini bir kez daha erkekler lehine bozdu. Yalan mı söylüyorum?
*Prof. Dr. S. Veyis Örnek, Geleneksel Kültürümüzde Çocuk, İş Bankası Yayınları.

Yazarın Son Yazıları

Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025