Cesur Bir Hasmın Ardından
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Cesur Bir Hasmın Ardından

04.12.2011 05:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Milliyet gazetesinin Umur Talu yönetiminde müthiş bir atak yaptığı, üretken gazetecilere yer açtığı, dolayısıyla hepimizin deli gibi haber kovaladığı bir altın çağidi. Cumhuriyetten Milliyete geçeli 3 yıl olmuştu. Fransa muhabiri olarak dönemin Cumhurbaşkanı François Mitterrandın eşi ve Kürt hamisiDanielle ile röportaj yapmak için can atıyordum. Mucize, 1994 yılının Şubat ayında gerçekleşti. Türkiyede Madamdiye anılan Danielle Mitterrand, aynı gün iki Türk gazeteciye röportaj vermeyi kabul etti: Yazılı basından bendeniz ve görsel basından Mehmet Ali Birand.

\n

Röportajın yapılacağı gün Biranda oranla bir avantajım vardı: Saygıdeğer meslektaşım yalnız kendisinin röportaj yapacağını sanıyordu, oysa ben onun varlığından haberliydim. Meslek rekabeti gereği, elbette ne yapıp edip Birandın önüne geçmek zorundaydım. Çünkü, Danielle Hanımla konuşanilkTürk gazetecisi olmak istiyordum bir, arkaya kalırsam kadının yorulup daha az konuşacağını biliyordum, iki.

\n

***

\n

Randevuya tam bir saat \tönce gittim, uslu uslu beklemeye başladım. \tHesabım doğru tutmuştu. İlk gelen olduğum için, ilk görüşen de ben oldum ve hanımı öylesine yordum ki televizyon röportajına sıra geldiğinde konuşacak hali kalmamıştı, Biranda çok az zaman ayırdı, hiçbir önemli soruya yanıt vermedi ve ben de başarılı meslektaşıma tatlıbir kazık atmış oldum.

\n

Danielle Mitterrand ile anlaşmamız gereği, üç gün boyunca yayımlanacak röportajın her bölümünü önce kendisine fakslıyor, imzalı onayını alınca gazeteye geçiyordum. Bu önlem bile, aramızın bir daha düzelmemecesine bozulmasını engellemedi. Röportajın bir yerinde, ne yapıp edip Danielle Hanıma, “PKKye de dünyadaki tüm terör örgütlerine karşı olduğum gibi karşıyım!dedirtmiş, üstelik imzalı onayını da almıştım.

\n

Ancak Milliyet -kuşkusuz haklı olarak- tümcenin PKKye de karşıyımbölümünü manşete çekince, Madam küplere bindi ve bin dereden bin su getirerek yok öyle dememiştim, yok çerçevesinden çıkarmışsınız, çarpıtmışsınız, kesmişsiniz diye günlerce köpürdü. Ve yazarınızın adı Madam’ın ‘ifrit’ olduğu kişiler listesine yazıldı, çaresiz.

\n

***

\n

Danielle Mitterrand ile ikinci raunt, yine şubat ayında, Abdullah Öcalanın yakalandığı 16.2.1999 günü, Fransız kanalı LCIden gelen bir telefonla çaldı. Ana haber bültenine birlikte konuk edilecektik. Konu elbette PKK liderinin ele geçirilişiydi.

\n

Ancak Madam, karşısındaki muhatabın ifritgazeteci olacağını öğrenince tartışma yapılmamasını koşul koymuştu. Yani o kendisine yöneltilen soruları yanıtlayacaktı, ben bana sorulanları. Ama aramızda konuşmayacaktık!

\n

Madam Mitterrand, televizyon platosuna altı sivil polisle geldi. Merhum cumhurbaşkanının dul eşi olarak devlet tarafından korunuyordu. Nezaketle selamlaştık, platodaki yerlerimizi aldık ve kararlaştırıldığı üzere, birbirimizi muhatap almadan konuştuk. Son soru, bana yönelikti ve: “Öcalanın hayatından endişe ediyor musunuz? Türkiyede adil yargılanması mümkün mübiçimindeydi. Umduğumu yanıtladım ve Aponun yaşamının güvencede, Türkiyenin tüm dünyaya adil yargılama yaptığını göstermek zorunda olduğunu söyledim. Röportaj bitmişti.

\n

***

\n

Ancak korumalarıyla birlikte uzaklaşan Danielle Mitterrand ansızın geri dönüp yanıma geldi. Size bir şey söylemek istiyorum!dedi, Buyrun!dedim. Mesleğinizi harika biçimde yaptığınızı kabul etmek zorundayım. Ama artık kamera karşısında değiliz. Lütfen gerçeği söyleyin bana: Anlattıklarınıza kendiniz de inanıyor musunuz?

\n

Tüm TV çalışanları ve ızbandut gibi korumalar şaşkınlıkla bizi izliyordu.

\n

En azından sizin kendi anlattıklarınıza inandığınız kadar Madam!diye gülümsedim.Adyö!bile demeden uzaklaştı Madam.

\n

İkinci raunt bitmişti. Hakem Türkiyeydi artık. Ya beni haklı çıkaracaktı ya da Türkiyede demokrasi ve adalet olmadığını savunan Madamı.

\n

Danielle Mitterrandla bir daha karşılaşmadım. Ama Türkiyeye beslediği husumet ne olursa olsun, doğru ya da yanlış ülkülerin peşinde, inandığına sonuna kadar sahip çıkıp cesaretle savunmasını hayranlıkla izledim.

\n

Geçen hafta başında dünyamız sıradışı bir dava insanını, Kürt halkı anaç bir avukat, Türkiye de yaman bir savcı yitirdi.

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Türkiyenin ithal etmediği birinsankalmıştı, AKP hükümeti bu eksiği de doktor ithalatıyla gideriyor!

\n

Neymiş efendim? ABDden Almanyaya, İrandan Pakistana, tüm ülkelerden binlerce doktor CV bırakmış, ithalatın ihale edildiği aracı kuruma. Sanırsınız ki Amerikalı, Fransız, Alman doktorlar gelecek... Yalan!

\n

Türkiyede dünyanın en ağır, en uzun eğitimini alarak yetişen pırıl pırıl doktorlar, günde bazen 14 saat karşılığından ayda 1250 ila 1500 TLye talim ettiriliyor. Bu koşullarda, bu talime ancak Afganistan, Pakistan ve İrandan ya da Batı ülkelerine kapağı atıp orada dikiş tutturamayanlar gelir.

\n

Türk doktorların hakkını yiyip, ne derdimizi Türk doktorlar kadar iyi anlayacak ne de daha iyi tedavi edecek olan ithal doktorları sömürmeye hazırlanan bu zihniyetten, insanlığım ve yurttaşlığım adına utanıyorum.

\n\n\n

“Düşmanın ne kadar çoksa, zaferin de o kadar büyük olur!”

\n

ATİLLA

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025