Sehven Yeter mi?
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Sehven Yeter mi?

22.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Bu ülkede eşit yurttaşlığa dayalı toplumsal bir barış için mücadele eden çok az sayıda kusursuz insandan biri, hatta en önde geleni Hrant Dinkin hunharca katli, başlı başına bir tragedyadır.

\n

Oysa Hrantın katlini düzenleyenlerin bırakın cezalandırılmayı, ödüllendirildiğiTürkiyede, bu cinayetin davası komedya bile değil, ancak fıkra olabilecek bir mahkeme kararıyla sonuçlandı.

\n

Üstelik, özgün bile değil, Nasreddin Hocadan apartılmış çakmabir fıkra

\n

Dava beş yıl sürdü. Ama daha başlamadan, hatta soruşturma aşamasından bile önce, Hrant Dinkin yüreği yanık ailesinden avukatlarına, herkesin kafasında cinayeti azmettiren örgütün adı belliydi: Ergenekon.

\n

Özellikle de Hrant Dinkin evrensel insanlığından hiç mi hiç nasibini almamış, onun asla dönmediği solculuktan çoktan dönüp iktidara yamanmış oportünistler, cinayetin aydınlatılmasını otomatik vitese takar gibi Ergenekon davasına bağladılar. Öyle ki Hrantın hiç sahip çıkmadığı etnik ayrımcı söylemlerine karşın onun dava arkadaşı olduklarını ancak ölümünden sonra iddia edebilen yetmez ama evetçiler, Silivriye gönderilen her sanıkta bir Oh!çekip, sanki Hrant Dinkin cinayet azmettiricisi tutuklanmış gibi sevindiler.

\n

***

\n

Hrant için yüreği gerçekten yansın yanmasın; cinayetin Ergenekon örgütü tarafından kurgulanıp işletildiğine emin olanların ortak noktası, AKP adaletine güvenleriydi. Maktulü tehdit eden Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz gibileri Ergenekondan tutuklandığına göre, böyle bir peşin hüküm, hiç olmazsa başlangıçta mazur görülebilirdi.

\n

Zaten savcı da cinayetin örgütlü olduğuna işaret ederken, Ergenekonu gösteriyordu. Ne var ki iddiasını açık seçik olgularla destekleyemedi. Çünkü mahkeme salonunu dolduranların beklediği peşin hükmü kanıtlamaya odaklanmıştı.

\n

Aslında tanıklar ve kanıtlar apaçık ortadaydı. Ama Ergenekondan daha ciddi bir yapılanmayı sorgulamayı gerektirdiğinden, kurcalaması hem daha zor hem de sakıncalıydı. Hazır darbeciler tutuklanır, yıllarca tutuklu yargılanır, medya millet sus puş olmuş; ancak sürdükleri at izi, ot izinden Ergenekon çıkaranların konuşturulduğu bir ortamda, bok izi sürüp ortalığı bulandırmaya ne lüzum vardı?

\n

***

\n

Üstelik, cinayete hazırlık aşamasında göz yuman, işlendikten sonra da katilleri koruyan devlet memurları; ilişilmezlikle kalmayıp, hükümet tarafından birer ikişer yeni atamalarlaödüllendirilirken

\n

Telefon kayıtları böyle silindi. Raporlar böyle imha edildi. Cinayeti aydınlatacak kimi tanıklar sorgulanmadı. Kimi sorumlular valiyken AKP milletvekili, emniyet müdürüyken vali yapıldı, bazılarının da görev yeri değiştirildi.

\n

Ama bu sırada, Hrant Dink cinayetini Ergenekon örgütüyle ilişkilendirmeye çalışan gazeteci Nedim Şener, ne hikmetse Ergenekonculuktan içeri alınırken Devlet içindeki F tipi yapılanmaya dokunan başta Ahmet Şık, ne kadar araştırmacı gazeteci varsa hepsi kodesi boyluyordu!

\n

Şimdi, Hrant Dinkin katlinin 5. yıldönümünde Agos gazetesinin penceresinden bildiri okuyan Karin Karakaşlı, Bu davayı bir türlü Ergenekona bağlayamadılardiye sitem ediyor. Tribünler, Hrantın katili Ergenekon çetesi!diye haykırıyor. Yarım yamalak görülen davaların Yargıtaya yığılmasından yıllardır şikâyetçi Başbakan, Hrant Dink cinayetinde adalet için Yargıtayı adres ve Sarı Gelintürküsünü referans gösteriyor.

\n

***

\n

Hani Nasreddin Hoca, ahırda semerini dikerken iğnesini yitirir. Kendisine el veren köylülerle birlikte başlar \t\tiğneyi sokakta aramaya. Saatler sonra bir köylü, \t\tTam olarak nerede düşürmüştün iğneyi?sorusuna Ahırda!yanıtını alır. Bre Hoca, ahırda kaybettiğin iğneyi niye sokakta aratırsın!diye dellenince, Nasreddin, Orası karanlıktı, burası aydınlık!karşılığını verir yaİşte o hesap.

\n

Varın fıkranın mı otantik, yoksa bu davanın mı patetik güldürmece olduğuna, siz karar verin.

\n

Ya Hrant Dinki öldürten örgüt Ergenekon değil, ya da aranan Ergenekon, bulunanı değil, amma

\n

Hrant Dink cinayetine ilişkin mahkeme kararı, AKP adaletine yetmez ama evetdiye güvenenlere yetmedi, nedense.

\n

Sehven de mi yetmedi?

\n

Kimi Ergenekon ve Balyoz sanıkları sehven kanıtlarla tutuklu da!

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

İnsancıl Gazel

\n

\n

Mavi denizin sevdasıyla Madımakta yakılmışız.

\n

İşkence çektikçe özgürlük diye kül olmuşuz.

\n

\n

Açlığın nefes ışıltısından; merhem ummuşuz.

\n

Aferistlerin kadehinin kırığıyla esrikleşmişiz.

\n

\n

Güneşin üstümüze doğmaması; şehla gözlerimizden,

\n

Kurşun yedikçe dağlara yaslanıp; türküler söylemişiz.

\n

\n

Ellerimizin kelepçeliliği; azatlığımızdan değildir,

\n

Kopan fırtınanın tam arifesinde duasız ölmüşüz.

\n

\n

Atlamışız kayadan öfkeyle; anafordan abise inmişiz.

\n

Siyatikli dizlerimizle, yeti gözlü balığa el uzatmışız.

\n

\n

Mum ışığı dilber; çakma kibritini zaten alev almışız.*

\n

Zeki KARAASLAN

\n

\n

*Geceyi Kanatan Karanfil/\t\tMühür Kitaplığı, 2011

\n\n\n

İftiranın inandırıcılığı ne kadar zorlamaysa, aptalların belleği de o kadar kolaycıdır.

\n

CASİMİR DELAVİGNE

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025