Aydın karanlığı
Mine Söğüt
Son Köşe Yazıları

Aydın karanlığı

16.09.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yasaklar, sansürler ve tehditlerle, artık sallantıda olan iktidarını korumaya çalışan Erdoğan’ın bugünü, aslında dününden belliydi.
Bundan on yıl önce karikatüristlerle uğraşmaya başladığında hemen anlaşılmalıydı.
Belli ki toplumun hoşgörüsünü karşısına alacak kadar katı ve tehlikeli bir liderdi.
Oysa o günler en olmayacak insanların bile ona hayran olduğu günlerdi.
Daha ne diktatörlüğünden bahseden vardı, ne adaletsizliğinden.
Tersine ülkenin en “aydın” insanları tarafından bile büyük bir dünya lideri olarak kabul görüyor, zamanın hızlı Marksistleri dahi ona her fırsatta övgüler düzüyorlardı.
Kimsenin olan biteni bir bütün olarak görmeye, satır aralarını okumaya niyeti yoktu.
Herkes başlıklarla spotlarla yetiniyor; metnin içeriğiyle, hele hele ana mesajıyla kimse ilgilenmiyordu.
Oysa o, küçükken sokaktaki kediye işkence yapan bir çocuk gibiydi.
Büyüdükçe acımasız ve kontrolsüz biri olacağının sinyallerini, karikatüristlerle uğraşarak net bir şekilde vermişti.
Musa Kart’ın onu kedi olarak çizmesinin, ardından Penguen çizerlerinin Kart’a destek için Tayyipler Âlemi diye bir kapak yapmasının “etik” olup olmadığının tartışıldığı entelektüel sohbetler hatırlıyorum.
Hiç ummadığım insanlar Erdoğan’ı bu konuda haklı buluyorlardı.
Onun gibi inançlı birini kedi ya da fil ya da maymun olarak çizmenin etik olmadığına hemen ikna olanların mazereti netti.
“Şart mı” diyorlardı; “Ekonomiyi düzeltti, bizi Avrupa Birliği’ne sokacak, laiklik belasından kurtuluyoruz, Cumhuriyet hamaseti bitiyor, askeri vesayet kalkıyor, demokrasi nihayet onla geliyor; biraz saygı göstermek lazım adamın hassasiyetlerine...”
“Peki bunları ne için yapıyor?” diye sorduğunuzda cevap hazırdı:
“Sizin gibi faşist Kemalistleri susturmak için. Yıllarca inançlıları hor gördünüz. Başörtüleriyle uğraştınız. Sanatlarını kale almadınız. Aydınlarını küçümsediniz. Artık zaman onların zamanı” diyorlardı.
Kemalizmin ya da Atatürkçülüğün ya da laikliğin onların gözünde tek anlamı, faşizmdi.
Koca bir Cumhuriyet tarihine karşı birikmiş bir öfkeyle kabarmışlardı.
Kim olduğunu, ne yapmaya çalıştığını hiç sorgulamadan Kasımpaşalı bir kabadayıyla işbirliği yapıyorlardı.
O dini konularda hassastı; bunlar demokratik konularda.
Siz dini konulara hassasiyet gösterirseniz; o da demokrasiye ve liberallere hassasiyet gösterecek, velhasıl “Dindar liberal el ele, laikliğe bir tekme” diye Cumhuriyet rejiminin ne kadar laneti varsa hepsinden kurtulacaklardı.
Dinle devlet işlerinin birbirine karışmasından gocunmayan aydın karakterinin şuurdan yoksun sağduyusuna teslim oldu ülke.
O aydın karakteri 12 Eylül Anayasası değişsin, Kenan Evren yargılansın diye onay verdiği yeni anayasanın bir Truva atı olduğunu göz göre göre es geçti.
Dini referanslarla iktidara gelen bir liderin Cumhuriyet tarihinin tüm hatalarını düzeltme iddiasının altında üstünde ne var, umursayan olmadı.
Solcuların zamanında hayal edip yapamadığı ne varsa, sanki o yapacaktı ve ülkede hayat hemen güllük gülistanlık olacaktı.
Aydınlar büyük yanıldılar. Çok büyük yanıldılar. Fena yanıldılar.
Şu anda o yanılgının bedelini ödüyoruz.
Kürt sorunundan din sorununa kadar olanlara şüpheyle bakmayan ve soru sormadan politik hamasetin kuyruğuna takılıp akıl yürüten aydınların en büyük handikapı acı çekmekten hoşlanmamaları.
Kendilerini kandırmak pahasına gönüllerini hoş tutacak politikaların yapmacık söylemlerine o yüzden hâlâ hemen kanıyorlar.
68 kuşağının en önemli isimlerinden şair Allen Gisberg, “Bir ülkenin kötü durumu yüzünden politikacıları suçlayamayız... Suçlu olan şairlerdir... Çünkü politikacıların bir ülkenin durumu hakkında bilinçleri ve kapasiteleri yoktur ama şairlerin vardır” der.
Türkiye kadersiz bir ülke çünkü aydınının “bilinç ve kapasitesi” anca politikacılarınınki kadar.
Politikacı, halkın gözünü boyar.
Aydın, halkın gözünü açar.
Bu denge bozulduğu anda ülke şimdi olduğu gibi aydın karanlığında alev alev yanar.

Yazarın Son Yazıları

Yanık saraylar

Yanık saraylar

Devamını Oku
04.08.2021
Patron çıldırdı

Patron çıldırdı

Devamını Oku
30.07.2021
‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’

‘O kadar istiyorsan eve bir mülteci al besle’

Devamını Oku
28.07.2021
Vatandaşın evi

Vatandaşın evi

Devamını Oku
23.07.2021
Mültecinin evi

Mültecinin evi

Devamını Oku
21.07.2021
Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere

Atinalı Sokrates’ten Boğaziçili direnişçilere

Devamını Oku
16.07.2021
Sizin hiç silahınız çalındı mı?

Sizin hiç silahınız çalındı mı?

Devamını Oku
14.07.2021
Uçağın kadar konuş!

Uçağın kadar konuş!

Devamını Oku
09.07.2021
Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz

Merve’nin kaderi ve bizim kaderimiz

Devamını Oku
07.07.2021
‘Ben Aziz Nesin...’

‘Ben Aziz Nesin...’

Devamını Oku
02.07.2021
Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı

Çocuk tacizinin önlenemeyen devamlılığı

Devamını Oku
30.06.2021
Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...

Her şey ‘gerçekten’ çok güzel olsun diye...

Devamını Oku
25.06.2021
O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler

O çocuklar sizi hiç sevmeyecekler

Devamını Oku
23.06.2021
Katil belli, refleks belli, sonuç belli

Katil belli, refleks belli, sonuç belli

Devamını Oku
18.06.2021
Gazeteciliğin karanlık yüzü

Gazeteciliğin karanlık yüzü

Devamını Oku
16.06.2021
‘Hadi’ ama kime hadi?

‘Hadi’ ama kime hadi?

Devamını Oku
11.06.2021
Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak

Mafyayı bilmek ve mafyayı anlamak

Devamını Oku
09.06.2021
‘Ne oldu? Öldürdün mü?’

‘Ne oldu? Öldürdün mü?’

Devamını Oku
04.06.2021
‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’

‘O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz!’

Devamını Oku
02.06.2021
Neyi bekliyorsunuz?

Neyi bekliyorsunuz?

Devamını Oku
28.05.2021
Kimin lehi, kimin aleyhi?

Kimin lehi, kimin aleyhi?

Devamını Oku
26.05.2021
Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti

Mafyanın ve iktidarın selameti, ülkenin kıyameti

Devamını Oku
21.05.2021
Gençliğe hitabe

Gençliğe hitabe

Devamını Oku
19.05.2021
Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş

Sen de vaat edilmiş, ben diyeyim işgal edilmiş

Devamını Oku
14.05.2021
Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi

Devlet, mafya ve siyaset üçgeni değil, dairesi

Devamını Oku
12.05.2021
Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?

Çocuklarımızın ismini neden Deniz koymuştuk biz?

Devamını Oku
07.05.2021
Temel ihtiyaçlar listesi

Temel ihtiyaçlar listesi

Devamını Oku
05.05.2021
Beş maymun* ve bir toplum

Beş maymun* ve bir toplum

Devamını Oku
30.04.2021
İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü

İnsanlığın aydınlık ve karanlık yüzü

Devamını Oku
28.04.2021
Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!

Bugün 23 Nisan, öfke doluyor insan!

Devamını Oku
23.04.2021
Burada yazar ne demek istemiştir?

Burada yazar ne demek istemiştir?

Devamını Oku
21.04.2021
Geçmiş olsun Ahmet Altan

Geçmiş olsun Ahmet Altan

Devamını Oku
16.04.2021
‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’

‘Patates soğan, güle güle Erdoğan’

Devamını Oku
14.04.2021
‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı

‘Darbe’nin kelime anlamı ve bizim için anlamı

Devamını Oku
09.04.2021
Günün mönüsü: Emekli amiraller

Günün mönüsü: Emekli generaller

Devamını Oku
07.04.2021
Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar

Geniş kalçalı ve çok memeli kadın tanrılar

Devamını Oku
02.04.2021
Kokain cesareti

Kokain cesareti

Devamını Oku
31.03.2021
İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?

İktidarın yüzüncü yıl fantezisi belli, peki ya sizinki?

Devamını Oku
26.03.2021
Bizi öldürenlerin ülkesi

Siyasi başarısını;

Devamını Oku
24.03.2021
Tek parti, tek akıl, tek uçurum

Tek parti, tek akıl, tek uçurum

Devamını Oku
19.03.2021