Onlar daha çocuktu… - Şükrü KARAMAN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Onlar daha çocuktu… - Şükrü KARAMAN

12.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde merdiven altı parfümeri imalathanesinde meydana gelen patlamada üçü çocuk altı emekçinin yaşamını yitirmesi Türkiye’nin yüreğini dağladı.

İş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, çalışanlara sigorta yaptırılmadığı, emekçiye bedava denecek ücretin ödendiği kayıt dışı işyerindeki patlama iş cinayetlerinin en yalın örneği idi. Başka iş olanakları olmadığından zorunlu olarak merdiven altı bu imalathanede çalışanlar, ekmek peşinde koşarken insafsız patronlarının kurbanı oldu. O gaddar patron sigortasını yaptırmadığı emekçiyi fazla mesaiye zorluyor, aksi durumda kovmakla tehdit ediyordu. Yaşamını yitiren işçiler sırf evini geçindirebilmek için yasa dışı bu baskıyı kabullenmek zorunda kalıyorlardı. İşlerini yitirmemek için her türlü baskı ve zorluğa boyun eğerek patronlarının karına kar katmak için gece gündüz çalıştılar.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet edilmesine karşın iş güvenlik önlemlerinin bulunmadığı işyerinde üretime devam edildi, işveren hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Oysa tehlike “geliyorum” diyordu... Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ihbarın üzerine ciddiyetle gitse, gerekli denetimler yapılsa, 18 yaşındaki Tuğba Taşdemir, 17 yaşındaki Nisa Taşdemir, 16 yaşındaki Cansu Esatoğlu ile Şengül Yılmaz, Esma Diken ve Hanım Gülek yaşamlarını yitirmeyecekti. Tuğba, Nisa, Cansu daha çocuk yaşta idiler. Eğitimlerini bırakarak sigortasız çalışsalar bile bir işleri vardı geleceğe umutla bakıyorlardı. Ne var ki bir patlama yaşamları gibi umutlarını da sonlandırdı. İşyerinde bir çıkış kapısı olmadığından 6 kişi korkunç şekilde yanarak can verdi.

İHMAL, DENETİMSİZLİK, ÖLÜM...

Dilovası’ndaki patlama kimlerinin dile getirdiği gibi iş kazası değil, rantın, ihmalin, denetimsizliğin, aşırı kar hırsının tetiklediği iş cinayetinden başka bir şey değil. Bunun gibi her gün bir çok işyerinde emekçiler iş cinayetine kurban gidiyor.

Yapılan araştırmalara göre işyerlerinde yetersiz güvenlik önlemleri, ihmal, denetim eksikliği, aşırı mesai gibi nedenlerden ötürü iş cinayetlerinde günde 6 emekçi yaşamını yitiriyor, çok sayıda işçi yaralanıyor. İş kazalarında dünya ve Avrupa sıralamasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Hiç hak etmediğimiz bu sıralamada bir türlü gerilemiyoruz.

İmzaladığımız Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nün iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin 155 ve 187 sayılı sözleşmeler işyerlerine eksiksiz denetimleri, güvenlik önlemlerin alınmasını, iş güvenliğinin sağlanmasını öngörüyor. Ancak bu sözleşmeler özellikle merdiven altı işyerlerinde hayata geçirilmiyor, kağıt üzerinde kalıyor. Yıllar önce imzaladığımız her iki sözleşmenin uygulanmadığını rekor kırdığımız iş kazaları ve günde altı emekçinin yaşamını yitirmesi kanıtlıyor. Ağır yaptırımlarla bu sözleşmelerin öngördüğü önlemlerin alınacağı ve kuralların uygulanacağı belli. Artık ekmek peşinde koşan garibanlar ölmesin iş cinayetlerinde.

“İŞİN FITRATI” BU MU?

İş kazalarında okul sıralarında olması gerekirken ailelerine maddi katkı sağlayan çocuklar, aldığı aylığı yetmediğinden çalışmak zorunda kalan emekli de dünyaya veda ediyor. İş cinayetlerinde ölenlerin yüzde 5.12’si sendikalı, yüzde 94.88’i sendikasız işçiler. Son 20 yılda en az 30 bini aşkın emekçi yaşamını yitirdi. İhmalin ve kusurun kurbanı olan emekçi aileleri acıları ile baş başa kalırken işyerlerinde yeterli önlemleri almayan, işçiyi fazla mesaiye zorlayan, ucuz iş gücü olarak kullananların vicdanı nasıl rahat edecek?

Ülkenin onulmaz kanayan yarası olan iş kazalarında Türkiye istenmeyen rekora koşuyor. Birincilik kürsüsünden inmediğimiz kazalarda Avrupa şampiyonluğunu hiçbir ülkeye kaptırmıyoruz. Yanı sıra dünya üçüncülüğü gibi kötü sıralamaya sahibiz. Avrupa ülkelerinde bu denli ucuz emekçi ölümleri yaşanmıyor. Ekmek parası uğruna alın teri akıtan emekçilere yazık değil mi? İş kazalarını “bu işin fıtratında var” diye değerlendirmek doğru yaklaşım değil. Zira alınabilecek üst düzey önlemlerle iş kazaları ve bundan kaynaklı ölümler en aza indirilir, hatta sıfırlanabilir.

ŞÜKRÜ KARAMAN

GAZETECİ

İlgili Konular: #kocaeli

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026