Dünya Çocuk Hakları Günü - Recep Nas
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Dünya Çocuk Hakları Günü - Recep Nas

20.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Image

Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme, 20 Kasım 1989 günü Birleşmiş Milletler’ce kabul edilmiş, 2 Eylül 1990’da yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra 20 Kasım “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır. Türkiye ise bu sözleşmeyi 27 Ocak 1995’te -üç maddesine (17, 29, 30) çekince koyarak- kabul etmiştir.

Peki çocuklar haklarından haberli mi, haklarının bilincinde mi? Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği’nin 2008 yılında yaptığı sormacasına göre, çocukların yüzde 68.7’si anılan sözleşmeyi hiç duymamış. Oysa sözleşmenin 42. maddesinde, “Taraf devletler, sözleşme ilke ve yargılarının uygun ve etkili araçlarla yetişkinler kadar çocuklar tarafından da yaygın biçimde öğrenilmesini sağlamayı üstlenirler” deniyor. Neyse ki bugünlerde İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi “Okulda Çocuk Hakları Eğitimi”ne başlıyor. İyi de insanın aklına takılıyor, Beyoğlu Belediyesi’nin sebil su ikramını bile geri çeviren okullar bu eğitim için kapılarını açacaklar mı?

Eski bir fotoğrafa bakıyorum, 1937’de çekilmiş. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda ellerinde pankartlarla yürüyor çocuklar. Kızlı, erkekli. Kara önlüklü, ak yakalı. Okunabilen pankartlarda şunlar yazıyor: “Bize mahsus bahçeler”, “hürmet”, “öpülmemek”, “sağlam ana- baba”, “azarlanmamak”, “yalnız yatmak...”

Bugünkü istatistiklere bakınca, okula aç giden çocukları düşününce çocukların bu istekleri ne kadar da masum, keyfe keder kalıyor.

YİTİK ÇOCUKLAR ÜLKESİ

Çocukların yaşadıkları sorunların hangisine değinelim: “sokak çocukları”, “çocuk gelinler”, “işçi çocuklar”, uyuşturucu ve kaçak sigara sattırılan çocuklar, suça sürüklenen çocuklar, yaşıt zorbalığına uğrayan, sağlıklı beslenemeyen, önlenebilir hastalıklardan ölen çocuklar, açlık sınırında yaşayan çocuklar, engelli çocuklar, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, cinsel istismara uğrayan çocuklar, kendileri ile ilgili karar alma süreçlerine katılamayan, mesleki eğitim merkezi (MESEM) aracılığıyla bir gün okulda, dört gün işte olan, emeği sömürülen çocuklar, yitik çocuklar... Dahası var tabii, say say, yaz yaz bitmez. AVM’lerde bebek maması kilitleniyorsa geriye söylenecek ne kalır ki?

Bu yıl daha bitmeden 79 çocuk iş cinayetine kurban edilmiş. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) 2025 raporuna göre, yurdumuzda yoksul çocukların sayısı yaklaşık 10 milyon. Çocuk yoksulluğunda OECD ülkeleri içinde ikinci sıradayız. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 yılı verilerine göre; yılda ortalama 10 bin çocuk yitiyor. 11-17 yaş arasındaki 178 bin 834 çocuk ise yaralama, hırsızlık, uyuşturucu satmak, tehdit gibi suçlardan işlem görmüş.

Fazladan bir yıl eğitim bile çok önemliyken, 2 milyon çocuk örgün eğitimin dışındayken, zorunlu eğitim süresini kısaltmaya hazırlanıyorlar. Çünkü onlara okuyan, sorgulayan, eleştirel düşünen, neden-sonuç ilişkilerini doğru kuran, “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” çocuklar değil, boyun eğenler gerekli.

‘ÇOCUK OLMA HAKKI’ YOK OLUYOR 

Nobel ödüllü James Heckman’a göre, okulöncesi eğitim için yatırılan 1 lira, 7-10 lira olarak geri dönüyor. Gelgelelim Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) “Adaletsiz Başlangıç” raporuna (2018) göre Türkiye “okulöncesinde eşitlik” açısından 41 ülke arasında son sırada.

Çocuklara, “Türkiye’de çocuk olmak ne demek?” diye soruluyor. İşte birkaç yanıt (2011):

“Çocukla çocuk olma, demeyin. Çocukların şifrelerini çözmek için biraz da çocukla çocuk olun.” - Eylül K. (4. sınıf)

“Türkiye’de çocuk olmak yoksulluktur.” - Doğukan B. (8. sınıf)

“Doğuda ve kız çocuğu isen erken yaşta evlenmektir.” - Buket Y. (8. sınıf)

Çocukların sorunları, haklarının çiğnenmesi, kurulan bu düzenden bağımsız değil. Çocuklarına değer veren uluslar yarınlarını güvence altına almış olurlar. Çocuklar sağlıklı, güvenli, barışçıl, özgür bir toplumda yaşarlarsa sağlıklı, güvende, barışçıl ve özgür olurlar.

Eduardo Galeano durumu, “Çocukların çocuk olma hakları her geçen gün daha fazla reddediliyor. Dünya zengin çocuklara para muamelesi yapıyor, paranın davrandığı gibi davranmayı öğrensinler diye. Dünya yoksul çocuklara çöp muamelesi yapıyor, çöpe dönüşsünler diye. Orta sınıftakileri televizyona bağlıyor, vakit henüz erkenken tutsak hayatını kader olarak bellesinler diye. Çocuk olmayı başaran çocuklar çok şanslı, çok büyülüler” sözüyle ifade ediyor.

RECEP NAS

EMEKLİ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ

Yazarın Son Yazıları

Kamusal aklın kurumları - Serhat Saatci

Türkiye’de kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları uzun süredir siyasal tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

Devamını Oku
10.02.2026
Grönland iklimi - Hakan Reyhan

2015 yılından bu yana (Paris İklim Zirvesi’yle başlayan süreçte) küresel ısınma sorununun çözümü için dünya ülkeleri açısından büyük bir uyanış yaşandığı düşünülüyordu.

Devamını Oku
10.02.2026
'İktidarın kara düzeni dağılacak!'

“Reform yılı” hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, “reform ve şahlanış” yılı olacakmış.

Devamını Oku
09.02.2026
Direnenler ve pijamasıyla oturanlar - Erdal Atıcı

Dünya tarihinde, bugün olduğu gibi adalet kılıcının kırıldığı, insan özgürlüklerinin kısıtlandığı, baskının, zulmün, haksızlığın ve hukuksuzluğun topluma egemen olduğu dönemler görülmüştür...

Devamını Oku
09.02.2026
Sorumlular ve sorumsuzlar - Erdal Celal Aksoy

6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17’de Kahramanmaraş ili Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğünde ve Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde depremler meydana gelmiştir.

Devamını Oku
07.02.2026
Deprem ve ordunun unutturulan gücü - Cumhur Utku

6 Şubat 2023’te meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki deprem, 11 ilimizi etkileyerek resmi rakamlara göre 53 binden fazla kişinin ölümüne, 107 binden fazla kişinin yaralanmasına ve yaklaşık bir milyon evin yıkılmasına yol açtı.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem dersleri - İbrahim Berksoy

42 yıllık kısa ömrüne yaşama ilişkin birbirinden ilginç düşünceler sığdıran Danimarkalı felsefeci Kiergagaard’ın şu sözü hiç aklımdan çıkmaz: “Yaşamı ileri dönük yaşar, geriye dönüp anlarız.”

Devamını Oku
06.02.2026
Modern toplumun temel ilkesi: Laiklik - Arif Anıl Öztürk

Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel ortak paydalarından biri olan laikliğin anayasaya girişinin 89. yıldönümündeyiz.

Devamını Oku
05.02.2026
Kronikleşen hastalık - Kadir Serkan Selçuk

İktidarın bir süredir devam eden “sorunları çözememe hastalığı” artık kronikleşti.

Devamını Oku
05.02.2026
Meşruiyet üzerine - Doğan Soyaslan

Meşruiyet siyasi ve hukuki anlamlarda kullanılır.

Devamını Oku
04.02.2026
BALATRO - A. Celal Binzet

Doğrusu bir sözcüğün günlük dildeki anlamı dışında ne denli yoğunluk içerdiğini öğrenmek hiç de kolay olmadı.

Devamını Oku
04.02.2026
Liyakat meselesi: Mine–öz–sinir hattı - Roşan Orhan

Türkiye’de bazı sorunlar vardır; bağırmaz, çağırmaz, ilk bakışta can yakmaz.

Devamını Oku
04.02.2026
Eczane kapısı kilitli! - Avni Kurtuldu

Türkiye’de eczane açmak, artık mesleki bir tercih değil; talih işi.

Devamını Oku
03.02.2026
Kalınlaşan müfredat, güçsüzleşen çocuklar - Abdullah Yüksel

Eğitim sistemimizde ilginç bir denklem var: Müfredat kalınlaştıkça çocuklar inceliyor.

Devamını Oku
03.02.2026
Devletler ve çıkarları üzerine - ABDULLAH KEHALE

Bugün Suriye’de Kürtler özelinde olanları daha iyi anlayabilmek için biraz geriye gitmekte ve yakın tarihte Irak’ta yaşanan olaylara bakmakta yarar var.

Devamını Oku
02.02.2026
Emekle yeşeren bir ağacın gölgesi - OKAY TAŞLI

Cumhuriyet bir tarih değildir yalnızca; her gün yeniden kurulan bir vicdandır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kuvvetler tek elde toplanırsa... - Mahmut Aslan

Muammer Aksoy’un evinin önünde katledilişinin üzerinden 36 yıl geçti.

Devamını Oku
31.01.2026
Süt sağlığımız ve geleceğimiz - Mücteba Binici

Çocukluğumda Karacabey’in Fevzi Paşa köyünde hem tarım hem de hayvancılık yapılırdı.

Devamını Oku
30.01.2026
‘Türkiyelilik’ söylemi kimleri dışarıda bırakır? - Prof. Dr. Utku Yapıcı

“Türk, Kürt, Laz, Çerkes...” On yıllardır bu sözcükleri art arda belirli bir sıraya göre saymak, çoğulcu olmanın temel gereklerinden biri olarak sunuldu.

Devamını Oku
30.01.2026
Felaket kapitalizmi kıskacında - Esen Erol

Günümüzde neoliberal düzenin bizi sarıp sarmaladığı hepimizce malum.

Devamını Oku
29.01.2026
Toplum çocuklarını neden koruyamaz? - Özkan Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda, “yan bakma” gerekçesiyle, 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, Türkiye’de çocuklar arasında suç ve şiddetin ulaştığı ürkütücü eşiği gösteren çarpıcı bir örnek olarak kayda geçti.

Devamını Oku
29.01.2026
Suriye’de neler oluyor? - Nejat Eslen

ABD’de strateji geliştirme yöntemi öğretisinde üç ana unsurun esas alınması gerektiği ifade edilir...

Devamını Oku
28.01.2026
Üniversitelerde bitmeyen sorunlar - Kaya Özgen

Üniversitelerimizde büyük sorunlar yaşandığı biliniyor.

Devamını Oku
28.01.2026
Atatürk, üç kadın ve Hatay - Ülgen Zeki Ok

Kişisel gelişime hevesli gençler, bu amaca yönelik rehber kitaplar yerine, Atatürk’e yakın insanların yazdığı anı kitaplarını okumalılar.

Devamını Oku
28.01.2026
Çöküşü yönetenler - Doğan Sevimbike

Davos’ta bu yıl dile getirilenler, artık “gelecek vizyonu” ya da “reform çağrısı” olarak okunamaz.

Devamını Oku
27.01.2026
Trump siyasi havayı geriyor - Taner Baytok

Büyük küçük birçok ülkenin gündeminde ilk sırayı işgal eden açlık, fakirlik, geçim sıkıntısı yerini daha da önemli başka risklere terk etti.

Devamını Oku
27.01.2026
Cüzzamla Savaş Derneği 50 yaşında - Prof. Dr. Ayşe Yüksel

Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği’nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği’ni kim kurdu?

Devamını Oku
26.01.2026
Hukuksuzluk diz boyu… - Av. Erol Ertuğrul

Ünlü İtalyan fizikçi Galileo, “Dünya dönüyor” dediği için engizisyon mahkemesi tarafından 1632 tarihinde yargılanmış ve yaşam boyu hapis cezası ile cezalandırılmıştı.

Devamını Oku
26.01.2026
Kurtulma olasılığını da düşündüler - Mustafa Yıldırım

Tevhid, Ekim 1991’de “İslami Direniş ve Parti” başlıklı bildiriyle kendilerini, “Türkiye’deki tağuti Kemalist rejime karşı olan Müslümanlar” olarak tanıttı; “mevcut rejime karşı mücadele verecek bir hareketin” yapılanma ilkelerini, madde madde açıkladı.

Devamını Oku
25.01.2026
Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026