Sosyalizm ve cumhuriyet - Kaan Eroğuz
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Sosyalizm ve cumhuriyet - Kaan Eroğuz

13.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Neoliberal küreselleşmenin 40 yılı aşkın sürede yarattığı tahribat; tüm dünyada yoksulluğun ve eşitsizliğin artmasına, savaşların, kitlesel göçlerin, küresel salgınların ve toplumsal şiddetin yaygınlaşmasına neden oldu. Financial Times gibi yayın organlarında sık sık sözü telaffuz edilen ve 2023 yılında düzenlenen Davos Zirvesi’nde en çok kullanılan kavram olarak öne çıkan çoklu kriz (polycrisis) kavramı, kapitalizmin yarattığı bu tahribatı gölgelemek için “icat edilmiş” bir kavram olarak öne çıkarıldı. İçinden geçtiğimiz krizin temelinde yatan nedeni ve esas faili gizlemeye çalışan bu “çoklu kriz” anlatısı, kapitalist sistemin sürdürülemezliğini saklama çabası içerisinde olan ideolojik bir amacı taşıyor.

Uluslararası kapitalist merkezler tarafından üstü örtülmeye çalışılsa da insanlığın içerisinden geçtiği krizlerin temelinde, finans kapitalin kârını artırmak için ranta dayalı el koyma biçimlerine daha fazla başvurmasının ve gün geçtikçe daha fazla tekelci bir karakter kazanmasının yattığını görmek gerekiyor. Robert Brenner ve Dylan Riley’in ABD’deki ekonomik ve siyasal dönüşümü inceledikleri 2022 yılında New Left Review’de yayımlanan “Amerikan Siyaseti Üzerine Yedi Tez” başlıklı makaleleri, dünya ekonomisinin neoliberal dönemle birlikte içerisine girdiği durgunluğun ve üretken yatırıma dönük azalan katkının yoksul kesimleri nasıl daha da yoksullaştırarak toplumsal eşitsizliği artırdığını, demokratik ve sosyal güvenceleri aşındırarak aşırı sağ ve neo-faşist siyasetlerin önünü nasıl açtığını politik Marksizm ekolü çerçevesinde anlamamıza olanak tanıyor.

SEÇENEK YARATMAK

Makro siyasetlerden gündelik yaşamımıza varıncaya kadar tüm yaşam alanımızı kuşatan bu kriz dinamiklerine karşı kamucu, halkçı ve piyasaya karşı daha fazla devlet müdahalesini öngören seçeneklerin yükselmeye başladığını söyleyebiliriz. Özellikle, geleneksel liberal demokratik kurumların sağ popülist ve neo-faşist liderler tarafından araçsallaştırıldığı günümüzde, siyasal alanı yeniden tanımlayacak ve yurttaşlığın cumhuriyetçi anlamda eşitliğe dayalı doğasını yeniden ön plana çıkaracak siyasetlere gereksinim duyuluyor. Bu gereksinim, en genel anlamıyla sosyalist bir bakış açısının cumhuriyetçi değerlerle birlikte düşünülmesini ve böyle bir program etrafında halkın karşı-siyasetinin örülmesini gerektiriyor.

Ülkemizdeki aydın/demokrat çevrelerin yüklediği anlamın aksine ABD’nin New York kentinde belediye seçimlerini kazanan ve kendisini “demokratik sosyalist” olarak tanımlayan Zohran Mamdani örneğinden fazlasını düşünmek ve yeniden anımsamak lazım. Tarihsel olarak köklerini, 1789 Devrimi sonrası Jakobenlerin temsilcileri Robespierre’lerden ve Eşitler Cumhuriyeti Hareketi’nin lideri Babeuf’lardan alan sosyal Cumhuriyet fikrinin ülkemizdeki köklerini Kemalist Devrim’in halkçı-kamucu pratiklerinde bulabiliyoruz.

Uluslararası ve ulusal kökleri bulunan bu birikimi, bugünün kriz sarmalları içerisinde eşitlik, yurttaşlık, bağımsızlık çizgisinde politik bir hatta toparlamak, cumhuriyetçiliğin ancak emekçi bir karakter kazanmasıyla gerçek anlamıyla bir cumhuriyet olabileceğini fark etmek ve tarihin sonunu vaaz edenlere karşı sosyalizmin bizim ve tüm insanlığın kurtuluşu önündeki alternatif olduğunu yeniden göstermek gerekiyor.

KAAN EROĞUZ

ARAŞTIRMACI

Yazarın Son Yazıları

Kış güneşi Türkan Saylan- Gülseren Delibaş

Yaşam, bazen dondurucu bir ayazın tam ortasında açan o zayıf ama inatçı kardelene benzer.

Devamını Oku
18.05.2026
'Ateş çemberinden başarıyla çıkmanın yolu'

Toplumların ve devletlerin tarihi, yaşamın ve süreçlerin tıkandığı anlarda atılan ya da atılmayan adımlarda saklıdır; tıpkı şimdi bizim karşı karşıya olduğumuz durum gibi.

Devamını Oku
18.05.2026
Andımız erdemli nesiller yetiştirdi - Fikret Şahin

Son zamanlarda meydana gelen okul saldırıları hepimizi derinden üzdü.

Devamını Oku
16.05.2026
Demokratik Türkiye özlemi - Hüseyin Özkahraman

Tarihiyle, kültürüyle ve milyonları aşan nüfusuyla yalnızca ülkemizin değil, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul’u yönetme sorumluluğunu taşıyan; tüm baskılara rağmen üç kez seçim kazanmış bir belediye başkanı aylardır Silivri’de, 15 metrekarelik bir odada özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumdadır.

Devamını Oku
16.05.2026
MHRS çözüm mü, sorun mu? - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

TC Anayasası 56. maddesine göre, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”

Devamını Oku
15.05.2026
Türk Eczacılık Günü - Avni Kurtuldu

14 Mayıs 1839 tarihinde “Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane” bünyesinde açılan eczacılık sınıfı, bilimsel eczacılık eğitiminin başlangıcı olarak kabul görmüş ve 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü ilan edilmiştir.

Devamını Oku
14.05.2026