Hukuk devleti mi, yargı devleti mi? - Av. Erol Türk
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Hukuk devleti mi, yargı devleti mi? - Av. Erol Türk

12.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hukuk devleti herkesin, devleti yönetenlerin de hukuka bağlı olduğu, hukukun üstünlüğünü ve temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan devlettir. Hukuk devleti, hukuka bağlı olan devlet demektir. Hukuk devleti, yasama, yürütme ve yargı organlarından oluşur. Yasama organı başta anayasa olmak üzere hukuka bağlı olmalı ve anayasaya aykırı yasaların teklifini, görüşülmesini reddetmelidir.

Yürütme organı anayasanın çizdiği sınırlar içinde yürütme faaliyetlerini yürütmelidir. Yargı organı anayasanın kendisine verdiği yetki dahilinde, her türlü baskı ve yönlendirmeden bağımsız olarak vicdani kanaatlerine göre karar vermelidir. Anayasa madde 2, “Türkiye Cumhuriyeti demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir.” Yargı, devletin hukuk düzeninin devam etmesi, kişilerin öznel haklarının korunmasını amaçlayan ve yasama organı tarafından meydana getirilen hukukun uygulanması faaliyetidir. Yargı, yasama ve yürütme kuvvetlerinin yanında üçüncü kuvvettir. Yargı yetkisi, anayasa madde 9 uyarınca “Türk milleti adına” bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Image

DEMOKRASİNİN BİTTİĞİ YER...

17 yıldır ülkeyi, Anayasa Mahkemesi’nce laiklik karşıtı eylemlerin merkezi olmakla suçlanmış ve mahkûm olmuş bir parti yönetiyor. Ülke derin bir yoksulluk ve ekonomik krizle boğuşuyor, kimse yarınından emin değil ancak AKP iktidarı kendi başarısızlığını örtmek için soyut iddialarla muhalefete saldırıyor, hiçbir maddi kanıta dayanmayan iftiralarla belediye başkanlarını, gazetecileri tutuklatıyor. Anayasa Mahkemesi’nin ve AİHM’nin kararları uygulanmıyor; bir ceza mahkemesi Anayasa Mahkemesi’ni yargı yetkisini gasp etmekle suçluyor ve anayasaya ve hukuka aykırı kararında direniyor.

Anayasaya göre AYM kararları bütün kişi ve kurumları bağlar. Televizyon kanallarına yasalara aykırı olarak el konuluyor, kayyum atanıyor. Devletin asli organları, yasama, yürütme ve yargı devletin varlığı ve devamlılığı için anayasa tarafından kurulmuş organlar olup bu organlardan birinin dahi yokluğu devletin yokluğu demektir. Demokrasinin bittiği yerde, otokrasi başlar, düşünen konuşan, fikrini açıklayan aydınların ve hatta sokakta ki insanların gözaltına alınıp tutuklandığını görüyoruz.

YARGI KRİZİ

16 Nisan 2017 tarihinde yasalara aykırı yapılan halk oylaması ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen ucube rejime geçildi. Yasama, yargı ve yürütme erkleri tek kişide toplandı. Bu nedenle yasama, yasama görevini yapamıyor; yargı, yargı görevini Saray’dan gelecek talimata göre yerine getiriyor. Bunun sonucu olarak yüksek yargı organları birbiri ile üstünlük yarışı yapıyor. Bu kriz yargı ile oynamanın acı sonucudur.

Ancak, iktidarı kaybetmekten korkan Saray ve çevresi ne yapacağını şaşırmış durumda. Ne olursa olsun iktidarda kalmak istiyorlar. Sokakların sesine insanların feryadına kulak vermiyorlar. Anayasaya aykırı olarak kurdukları otoriter sistemle, yandaş medyayı da kullanarak CHP’li belediyelerde yolsuzluk yapıldığını, İmamoğlu ile Merdan Yanardağ’ın casusluk yaptıklarına halkı inandırmak istiyorlar. Bu şekilde somut kanıtlara dayanmayan iddialarla İmamoğlu’nu yok etmek istiyorlar. Etkin pişmanlık yalanları ve iftiraları ile tutuklamalar, kaybedilen belediyelere kayyum atamalar, basını susturma girişimleri seçim kaybetme korkusundan kaynaklanıyor.

AKP iktidarına, siyasi iktidar ile devlet kavramı arasındaki farkın bir şekilde anlatılması gerekiyor. Devlet kalıcıdır ama siyasi iktidarlar gelip geçicidir. Her siyasi iktidarın ömrü gelecek yeni bir seçime kadardır. Esasen siyasi iktidara yasallık kazandıran da adil ve demokratik bir seçimle iş başına gelmektir. AKP iktidarı ivedilikle halkın yoksulluk sorununa çare üretmeli, demokrasiyi tehdit etmekten vazgeçmelidir. Asırlık seçim geleneğine sahip olan Türk halkının seçimsiz bir demokrasiyle yönetilemeyeceğini anlamaları gerekir.

AV. EROL TÜRK

İlgili Konular: #Hukuk

Yazarın Son Yazıları

Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026