Allah adına yönetmek
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Allah adına yönetmek

24.04.2022 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

22 Nisan 2022 tarihli yazımda sözünü ettiğim, 24 Mayıs 2017 günü sitemde (ozdemirince.com) yayımladığım Allah Adına Yönetmek başlıklı yazımın giriş bölümünü bilginize sunuyorum. Uzun yazının tamamını, Sonun Sonu (Eksik Parça Yayınları, 2019, s.20-31) adlı kitabımda okuyabilirsiniz. Beş yıl sonra bu karanlık yolculuğun neresindeyiz bir bakalım.

***

Boualem Sansal’ın Allah Adına Yönetmek (*) adlı bir kitabını okuyup bitirdim... Sanki kitabı ben yazmışım gibi.

“Boualem Sansal, Cezayirli. Fransızca yazan bir romancı. Toplumla ilgili sorunların yorumlanmasında, sosyologlardan, felsefecilerden daha çok edebiyatçılara güvenirim. Kitap bir iki ayrıntı dışında beni hayal kırıklığına uğratmadı. 2013’te yayımlandığı ve bu tarihten önce yazıldığı için Türkiye hakkındaki yorumları, günümüzün gerçekleriyle uyuşmuyor ama, bütün İslamcı iktidarlar için söylediği ‘Allah adına yönetmek’ iddiası Türkiye için de tam anlamıyla geçerli. İslamcı iktidarlar Allah adına yönettikleri için rahatlıkla yalan söyleyebiliyorlar ve kolayca takıyye bukalemununa dönüşebiliyorlar. Allah adına yönettikleri için sorumluluk duygusundan kesinlikle yoksunlar, bu dünyaya ait bütün denetçi kuruluş ve aygıtları yok etmeyi hedefliyorlar. 

Allah adına yönetmek, kimseye hesap verilmediği için millet adına yönetmekten daha kolay. Allah adına yönetenler, ‘Millet’e hesap vermemek için, gün gelir, parlamentoyu ve seçimi gereksiz yük olarak görürler.

Allah adına yönetenler, onu, peygamberini ve Kutsal Kitabını (hesap soramayacaklarını bildikleri için) hiç umursamazlar. Çekinmezler çünkü çekinmeleri gereken halkı dinsel hurafelerin afyonuyla uyutmuşlardır. Bütün bunları yapanlardan anayasa ve yasalara saygı beklemek saflık olmaz mı?

AKP ve onun ebedi başkanı (şefi) R.T. Erdoğan, Türkiye’yi 15 yıldır Allah adına yönetiyordu. Erdoğan artık hem Cumhurbaşkanı hem AKP’nin seçilmiş genel başkanı. Böylece, tam anlamıyla, Necip Fazıl’ın Başyüce’si oldu. Artık kimseye hesap vermeden herkesten hesap sorabilir, her konuda hüküm verebilir, her konuda kararname çıkarabilir. Nitekim AKP Genel Başkanlığı’nı devralmadan bir gün önce kültür ve sanat alanına giren konularda (yani ‘bizim çöplükte’) esti gürledi. Bizim mesleğin mezhebinde boyun eğmek, boyunduruk taşımak olmadığı için, alanımızı korumak zorundayız.

Bugünkü konumuz şu: R.T. Erdoğan’ın TÜRGEV tarafından 2015’te kurulan ve bu yıl öğrenci almaya başlayacak olan İbn Haldun Üniversitesi’nin açılışında yaptığı konuşma (19.05.2017). Bugün artık AKP Genel Başkanı da olan R.T. Erdoğan’a o gün oğlu Bilal Erdoğan ile kızları Esra Albayrak ve Sümeyye Bayraktar eşlik etmiş. Tunus’un Müslüman Kardeşleri olan En-Nahda (Reform) hareketinin lideri Raşid Gannuşi de açılışa davetli imiş... Gannuşi’nin açılışta bulunması son derece önemli ve simgesel. Bir İslamcı meydan okuma!

AKP Genel Başkanı Erdoğan o gün yaptığı konuşmada başta İbn Haldun olmak üzere birçok netameli konuya değinmiş. En sonda söylemem gerekeni başta söyleyeceğim: Bir insan, danışmanlara, metin yazarlarına gereksinim duyacağı konularda (denetleyemeyeceği için) kesinlikle konuşmamalı. Yanlış konuşması durumunda saygınlığı zedelenir, inanılır olmaktan çıkar.”

***

Daha önce birçok kez yazdım, Allah adına yönetmenin yalın anlamı şu: Siyasi iktidarın kaynağı doğa üstü ilahi hukuk ise buna adıyla-sanıyla teokrasi denir ki artık egemenlik halka ya da millete değil sadece Allah’a aittir. Tanrı toplum düzenini ve onun korunması amacıyla iktidarı yaratırken, aynı zamanda iktidarı kullanacak olanı da belirler. Burada söz konusu olan ya bir kişi ya da bir hanedandır. (**) Buna monarşi denir. Demokrasi öncesi yönetim tarzıdır. R.T. Erdoğan faiz konusunda “Bir Müslüman olarak ‘nas’lar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim. Hüküm bu.” Dedi mi? Dedi! “Naslar”, Allah’ın ve peygamberin kelamı anlamını taşır. Bu, R.T. Erdoğan’ın yönetim anlayışının Kuran’dan kaynaklandığının somut ifadesidir. Artık ne TBMM ne de demokrasi vardır. Erdoğan artık bir monarktır. “Geçmiş ola!” mı? Hayır! Ya Erdoğan ya da anayasa ve demokrasi!


(*) Gouverner au nom d!Allah - Islamisation et soif de pouvoir dans le monde arabe, Gallimard, 2013, Folio 2016.

(**) Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, Beta Yayınları, 10. basım 2005, s.89.

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025