Hakaret (28.09.2021)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Hakaret (28.09.2021)

28.09.2021 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hakaret: 1. Onur kırma, onura dokunma. 2. Küçültücü söz veya davranış. 

Bir davranış, söz ya da yazının kırdığı bu onur denen “onur” nedir?

“Kişinin kendi varlığına, kendi kişiliğine karşı beslediği saygı, insanı insan yapan iç değer” onurdur.. “Başkalarının gösterdiği saygının dayanağı olan özlük değer, saygınlık” (itibar, haysiyet) onurdur. 

Batı muhitlerinde kırılan onur, eskiden düello ile tamir edilirdi. Rahmetli Çetin Altan, Doğu toplumlarında ve bizde düellonun yerini “pusu”nun aldığını yazardı. Günümüzde ceza yasalarında “onur kırıcı hakaretler”e dair yasalar var.  

***

27 Ağustos 2021 tarihli Sözcü gazetesinin “Cumhurbaşkanına hakaretten 38 bin kişi mahkemelik oldu!” manşetli haberini aktaracağım. Son altı cumhurbaşkanının fotoğraflarının altında açılan davaların sayısı var (Evren 340, Özal 207, Demirel 158, Sezer 163, Gül 848, Erdoğan 38 bin 581).

“CHP, cumhurbaşkanı’na hakaret davalarıyla ilgili rapor hazırladı. Genel başkan yardımcısı Gülizar Biçer Karaca tarafından hazırlanan raporda, Kenan Evren’den Recep Tayyip Erdoğan’a kadar olan dönem incelendi. Erdoğan’ın Ccumhurbaşkanı seçildiği 2014’ten 2020 yılına kadar 38 bin 581 kişi hakkında ‘hakaret’ davası açıldı. Erdoğan öncesi bu sayı Evren’den itibaren toplam 1716 oldu.

Abdullah Gül döneminde açılan davalardaki sanık sayısı, bir önceki döneme göre yüzde 420 artarak 848’e çıktı. Erdoğan ilk dört yıllık görev süresinde toplam sanık sayısının, bir önceki döneme göre 19.5 kat ve yüzde 2 bin 52 artış gösterdiği belirtildi.

Karaca’nın raporunda şu belirlemeler yapıldı: 1994-2014 arasında. ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlaması ile hakkında dava açılan kişi sayısı 1138 oldu. 2014-2020 yılları arasında, Erdoğan döneminde ise bu sayı adeta zirve yaparak 38 bin 581’e ulaştı. 2018’de ise 6 bin 270 sanıktan 2 bin 775’i, 2019’da 13 bin 990 sanıktan 4 bin 291’i, 2020’de ise 9 bin 773 sanıktan 3 bin 655’i hakkında mahkûmiyet kararı verildi.

EN AZ DEMİREL: Kenan Evren döneminde 340, Turgut Özal döneminde 207, Süleyman Demirel döneminde 158, Ahmet Necdet Sezer döneminde 163 kişi hakkında cumhurbaşkanına hakaret davası açıldı.”

***

5237 sayılı TCK yasasının hakaretle ilgili 125. maddesini okudum ve hiçbir şey anlamadım. Eylemin biçim ve içeriğinden çok, yargıcın değerlendirmesi öne çıkıyor. Örneğin, Atatürk’ün canı istediği zaman Ankara Kız Öğretmen Okulu’ndan bir bakire getirttiğini yazan bir tarih dergisini “tuvalet kâğıdı” (ama kullanılmamış) olarak tanımladığım için 6 bin lira tazminat ödemeye mahkûm edildim. Atatürk’e iftira ve hakarette bulunan o dergiye karşı ne yapıldı bilmiyorum. Ben o yazıyı yazıncaya kadar herhangi bir şey yapılmamıştı, benim yazım ihbar kabul edilerek bir soruşturma açıldı mı, hiç sanmam.

Bu nedenle yazarlar, yazıcılar, gazeteciler, sosyal medya kullanıcılarının halleri “Ördek Kemal” saplantısından kurtulamayanların ve yargının insafına kalmış durumda. Böyle bir durumda havaya bakıp kesinlikle “Yağmur yağacak” demeyeceksiniz. Bu şart! Adam üstüne alınıp “Vay bana ördek” dedin diye şikâyette bulunabilir. “Gölgeme bastın” deyiciler de vardır. Günümüzde, tabancaya sarılmıyorlar, kendi mahkemelerine gidiyorlar.

Bir de “hoşgörü” var ama onu bir yana bırakıyorum. Hoşgörüde eşitsizlik vardır.

***

Gelelim günümüz Cumhurbaşkanı tarafından vatandaşlara karşı açılan hakaret davalarına: 2014’ten 2020 yılına kadar 38 bin 581 kişi hakkında “hakaret” davası açılmış. Sanırım bu bir dünya rekoru. Akıl almaz bir “şey”! Öncesi şu: Hiçbir vatandaş bile bile kendi cumhurbaşkanına hakaret etmez, edemez. Korkar: Hapis damı var, para cezası var. Bilerek, tam bilinç içinde 38 bin kişi böyle bir eylemi göze almışsa bunun sosyolojik ve insani dürtü ve nedenlerini araştırmak gerekir. Demek ki bu insanlar içinde bulundukları bütün koşul ve ortamın kurbanı haline gelmişler. Bunalımda çıldırma noktasına gelmişler demektir.

Gazete haberinden anladığıma göre sanıkların dörtte biri, yaklaşık 10 bin kadarı mahkûm olmuş. Hakaretten 33 bin küsur sanığın yaklaşık 10 bininin mahkûm olması akıl almaz bir durum. Bunlar nasıl avukatlar, savcılar ve yargıçlardır ki bir ülkenin cumhurbaşkanını en çok hakaret edilen devlet başkanı durumuna düşürürler!?

Peki, “Elinize dilinize dursun ya, ulan!..” demek ne demek?

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025