Savulun Bilal Erdoğan geliyor
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Savulun Bilal Erdoğan geliyor

02.08.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

26 Temmuz 2020 tarihli Cumhuriyet gazetemizde Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la ilgili bir haber okudum. Bilal Erdoğan katıldığı bir televizyon programında şöyle konuşmuş: “İlkokulda olduğum yılları hatırlıyorum. Çok net bir şekilde alfabemizden dolayı geri kaldığımız bize anlatıldı. O zaman sorgulamamıştım ama sonradan düşününce... O zaman komşumuz Yunanistan niye alfabesini değiştirmemiş? Komşumuz Gürcistan... Hadi Gürcistan’ı çok ileri bir ülke olarak değerlendirmeyelim. Japonya niye alfabesini değiştirmemiş? Çin niye alfabesini değiştirmedi? O zaman insan diyor ki demek ki gelişmenin alfabeyle bir alakası yokmuş” demiş.

***

AKP Genel Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı’nın oğlu deel mi neden konuşmasın, diye çıkışanlar olabilir, çıkabilir. Benim yaşımdakiler böyle şeylere alışkın değildir. Bizler, CHP iktidarının başbakanlarından Şükrü Saracoğlu’nun oğlu ve yeğeniyle maça gittiğini ama onları yanına alıp şeref tribününe götürmediğini; şoförüne para verip gençlere bilet aldırdığını biliriz. Bilal Bey bilet alarak hiç maça gitti mi acaba? Sanmam!

***

Bilal Bey hangi vesile ile televizyona çıkmış olabilir? Ahmet Necdet Sezer, yedi yıl cumhurbaşkanlığı yaptı, çocuklarından birinin televizyona çıktığını anımsamıyorum. Demokratik ülkelerde cumhurbaşkanlarının, başbakanların çocukları pek bilinmez. Ama Kaddafi’nin, Saddam’ın, Esad’ın çocukları neredeyse her gün ekranlarda ve basının sayfalarındaydı. Jivkov, kızını kültür bakanı yapmıştı, damadı da galiba futbol federasyonu başkanı idi.

Süleyman Demirel bilavelet idi ama yeğeni vardı. Meşhur oldu. Turgut Özal’ın çocukları sahneye çıktılar, bir daha inmediler. Erbakan’ın mahdumu az kalsın halef oluyordu.

Bilal Bey de maç öncesi sahaya çıkmış da ısınıyormuş gibi.

***

Sadece Bilal Bey değil ben de 1943-1948 yılları arasında Arap alfabesi yüzünden geri kaldığımızı duydum öğretmenlerimizden. Öğretmenler doğru söylüyordu: Mekteplerde ve medreselerde sadece Arap harfleri kullanılmıyor, aynı zamanda öğretim de Arapça idi. Osmanlı güya egemen bir devlet ama egemenliği altındaki bir ülkenin (ülkelerin) dilini okullarında kullanıyor; kendi dili olan Türkçeyi hor görüyor. Buna ancak yuh ve zort çekilir.

***

İnsan, başbakan ya da cumhurbaşkanı oldu diye çocukları âlim ve muallim olmaz, olamaz. Bu hak ve imtiyaz ulemanın çocuklarına verilmişti.

Evet, Japonlar, Çinliler, Yunanlar dahası Sırplar, Ruslar ve Bulgarlar da alfabelerini değiştirmediler. Değiştirmediler çünkü kullandıkları alfabeler kendi icatlarıydı. Slavların kullandığı Kiril alfabesi Aziz Kiril ve kardeşi Metodius tarafından 9. yüzyılın başlarında yazıldı.

Devrimci Cumhuriyetimiz, halkımızı Arap kültürünün dışına çıkarmak için alfabe değiştirdi.

O tarihte yani alfabe devriminden önce nüfusun ancak yüze beşi okuma yazma biliyordu. Bu yüzde beşin içinde gayrimüslim nüfus daha fazlaydı. Ha şu da var: Yazı devrimi Kuran’ın Türkçeleştirilmesinden bağımsız değildir.

Bilal Bey’in Arap harflerini savunması çok anlamsız. Çünkü Arap harfleriyle okuyup yazmayı kesinlikle öğrenemezdi. İmam hatip Arapçası da hiç yetmez!

***

Bu İslamcı zevat ne yazık ki yalana alışkındır. Cumhuriyetin gerçeklerini yalanla çürütmek isterler. Yalanlarını, saptırmalarını, yanlışların, hiç utanmazları istediğiniz kadar kanıtlayıp yüzlerine vurun, tınmazlar bile ve on dakika sonra aynı yalan ve yanlışları inatla tekrarlamayı sürdürürler. 1800-1923 yılları arasında, başta 2. Abdülhamit olmak üzere Osmanlı padişahlarının kaybettikleri toprakları Lozan’da kaybettiğimizi yemin billah söylerler.

***

Biraz araştırdım yağcı takımından Hakan Çelik meğer alaturka CNN’de mahdum beyle (ki kendileri Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı imiş...) söyleşi “polgramı” yapmış. Demek ki bayramda enişte tarafından öpülmüş. Bu Hakan Çelik, mahdum Bilal Bey’in İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Arapça bildiğini söylüyor. Bu yağcılar, fanfinfon edince mahdum beylerin o dili bülbül gibi konuştuğunu iddia ederler. Bir dilde doğru yazmadıkça o dil bilinmez. Bir dili konuşmakla bilmek arasında dağlar kadar fark vardır. Ve ayrıca: Kendi dilini iyi bilmeden yabancı dil öğrenemezsin...

***

Sonuç olarak bi şeyinde boncuk arandığına göre: Savulun! “Dâhi çocuk” mahdum Bilal Bey geliyor!

Yazarın Son Yazıları

Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026