Ahlaksızlığa karşı duran sosyalistler var!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Ahlaksızlığa karşı duran sosyalistler var!

20.04.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sırrı Süreyya Önder’in geçirdiği ameliyattan sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEM Parti İmralı heyeti üyesi ve Van milletvekili Pervin Buldan’ı aramış ve “Ameliyata giren ekipte Türkiye’nin en iyi doktorları yer aldı, kendisi emin ellerde” demiş. Bunları basına Buldan aktardı.

Doktorların açıkladığına göre, ölüm riski yüksek olan, çok riskli bir ameliyat yapılmış. Sırrı Süreyya Önder, hem TBMM başkanvekili hem de Buldan gibi DEM Parti İmralı heyeti üyesi olduğu için özel bir hastanede, ülkenin en iyi uzmanlarından oluşan bir ekibin hızla kurulabilmesi mümkün olmuş.

Erdoğan’ın sözlerini duyunca, ister istemez daha birkaç yıl önce ağır çalışma koşulları yüzünden yurtdışına giden hekimlere, “Giderlerse gitsinler, biz de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam ederiz” dediği akla geliyor. Ne var ki o iş öyle olmuyor. Önder’inki gibi zorlu bir ameliyatı yeni mezunlar yapamaz. Cumhuriyetin yetiştirdiği o profesörler olmasa Erdoğan, Buldan’ı arayıp o sözlerle teselli edemezdi.

PİYASACILAR ATAKTA!

Bu olayın konuşulması gereken bir diğer yönü daha var. Türkiye’de sağlık sistemi piyasalaşma yüzünden öylesine bozuldu ki devlet hastanelerinde tedavi olan emekçi sınıfı için böylesine yetkin bir ekip, üstelik bu hızla kurulmuyor; insanların çoğu uzman doktora bile ulaşamıyor, çok riskli hastalıklar için bile aylar sonrasına randevu alınabiliyor ancak parası olanlar kendisini iyi doktorlara teslim etme olanağını buluyor, vahşi kapitalizmin en ağır bedelini sağlık sektöründe yoksul halk canıyla ödüyor!

Liberal Demokrat Parti eski Genel Başkanı Cem Toker, tam da böyle bir ortamda sosyal medyada bir paylaşım yapıp özel hastaneleri savununca epeyce tepki çekti. Diyor ki Toker, “Çocuğunu devlet okuluna gönderen, hastalanınca devletin hastanesinde tedavi olmak isteyen ve ‘özel okullar, özel hastaneler ticarethane gibi çalışmaktadır’ diyen tek bir tatlı su devletçisi/kamucusu/sosyalisti tanıdınız mı?”

Ben hem devlet okullarında okudum hem de devlet hastanelerinde tedavi olan bir ailede yetiştim. Türkiye’de alınabilecek en iyi eğitimi aldığımı, çok değerli öğretmenlerin verdiği o eğitimin parayla karşılığının belirlenemeyeceğini düşünüyorum. Yakınlarımın hayatları, devlet hastanelerinde kendi alanında uzman doktorlarca defalarca kurtarıldı ve bunun için müteşekkirim.

‘YENİ TÜRKİYE’DE TÜMÜYLE ÇÖKEN SİSTEM

Devlet hastanelerinde kalmak için direnen çok iyi doktorlar hâlâ var ama sayıları kötü koşullar ve gördükleri baskı nedeniyle çok azaldı; sistem Erdoğan’ın deyişiyle “Yeni Türkiye”de siyasal İslamın liyakatsiz ve bilim karşıtı yönetim anlayışı sonucunda tümüyle çöktü. Toker’in savunduğu kapitalist piyasa düzeni, bu hayati kamusal hizmetleri yalnızca bir azınlığa sağlanacak rant için berbat etmeseydi çoğu belli bir kalitede kalabilirdi.

Özelleştirmeleri savunmak, devlet işletmelerini yönetenlerin kötülüğünün ve beceriksizliğinin cezasını halka ödetmek ve böylece kamu birikimine çöken sermayeye yol açmaktır. Türkiye’de olan da budur.

Bu yolu açmak için reçete de bellidir: Önce liyakatsiz yönetimler oluşturulur; partili, onun bunun akrabası, iktidarın yakını vb. insanlar arasından yöneticiler seçilir. Kurum kalitesiz hizmet yüzünden sonunda zarar edince devreye satış girer ve halka ait olan sermayeye peşkeş çekilir. Bu şekilde devlet hastaneleri ve üniversiteleri bilerek vasıfsızlaştırılır.

Bu açık ahlaksızlığı sorgulamak yerine, onun sonucunda oluşan piyasacı sistemi dayatmak da bana tatlı su siyasetçiliği olarak görünüyor. Kimse merak etmesin, kamuculuğu savunup nitelikli ve bilimsel sağlık ve eğitim hizmetlerini herkes için ulaşılabilir hale getirecek sosyalistler var!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet nefreti, ümmet sevdası!

Cumhuriyete karşı nefretlerini yeniden rahatça sergilemek için sırada bekliyorlardı; PKK açılımıyla hepsi ortalığa saçıldı.

Devamını Oku
06.09.2026
Anormal durumları kabul edilebilir kılmak

Normalleşme sözcüğü, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra üzerine yüklenen anlam yüzünden, Türkiye’de her şeyin anormal olduğu siyasi atmosferde, duyunca artık insanı geren bir sözcüğe dönüştü.

Devamını Oku
04.09.2026
30 Ağustos’u görmezden gelenler!

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı bu yıl da kutlamadılar.

Devamını Oku
02.09.2026
Oyun içinde oyun!

ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye’de yaşanan gelişmeleri coşkuyla karşıladı ve şu sözleri bir kez daha gösterdi ki Ortadoğu’da sahnelenen oyunun senaryosunu yazıp herkese rolünü dağıtan ve kurguyu da yapan ABD’dir: “ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Planı’nın devamında, herkes için birleşik bir Suriye şekilleniyor.

Devamını Oku
30.08.2026
Emperyalist oyunu bozmuyorsunuz, rolünüzü oynuyorsunuz!

Bazı sözde muhalif partilerin dut yemiş bülbüle döndüğü bir dönemdeyiz. Çerçeve yasayı iktidarla birlikte TBMM’den şipşak geçirip tatile çıktılar.

Devamını Oku
28.08.2026
Colani, Mazlum Abdi... Sıradaki Öcalan!

Önce ABD’nin yetiştirmesi, El Kaide artığı, Hayat Tahrir elŞam (HTŞ), El Nusra ve diğer cihatçı yerel grupları örgütleyen Colani’yi eğittiler, Suriye’deki iç savaşta kafa kesen teröriste açıkça destek verdiler.

Devamını Oku
26.08.2026