Aykut Küçükkaya

Kamu şirketleri iktidarın çiftliği ya da arka bahçesi mi?

17 Haziran 2019 Pazartesi

Bir süredir ana muhalefet partisi CHP, Meclis’te önemli bir konuyu gündemde tutmaya çalışıyor. Her ne kadar Türkiye 23 Haziran’daki İstanbul seçimine odaklansa da konu artık seçimi de yakından ilgilendiriyor. Dün, Cumhuriyet’in ikinci manşetiydi:
Yandaşa para yağdı..
Sıkı durun... Kamu bankaları 7 Mayıs 2019- 14 Haziran 2019 tarihleri arasında 39 günde yandaş basına 260 ilan vermiş. Kimler yok ki:
Ziraat Bankası AŞ, Ziraat Finans Grubu’na bağlı Ziraat Sigorta AŞ, Ziraat Hayat ve Emeklilik AŞ, Ziraat Yatırım Menkul Değerler AŞ, Ziraat Portföy Yönetimi AŞ, Ziraat Teknoloji AŞ, Ziraat GYO AŞ, Ziraat GSYO AŞ’nin, Türkiye Vakıflar Bankası TAO ve bağlı ortaklık ve iştirakleri, Türkiye Halk Bankası AŞ ve bağlı ortaklık ve iştirakleri, sermayesinin tamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile bazı vakıflara ait olan Vakıf Katılım Bankası AŞ iştirakleri...
Ve hisselerinin bir kısmı Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği’ni Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yürüttüğü Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ’ye ait olan şirketler...

Seçimle ilgisi var mı?
Bu tabloyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması için bir önerge veren CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban şu sorulara yanıt istiyordu:
* Yüz binlerce TL tutan bu kadar reklamın bu gazetelere verilmesinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimiyle bir ilgisi var mıdır?
* İktidara yakın gazeteler reklam ile mi ödüllendirilmektedir?

THY’nin kriteri ne?
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak geçen ay kamu bankaları ve kamu kuruluşları ile kayyım atanarak TMSF yönetimine geçen 900’ü aşkın özel şirketin ve kredi borçları nedeniyle iktidarın kontrolüne geçen şirketlerin reklam bütçelerinin hangi kriterlere göre ve hangi medya kuruluşlarına akıtıldığının incelenmesi ve kamuoyuna açıklanması amacıyla TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi vermişti.
Tabii ki sonuç belliydi. İktidar bu konuyu Meclis’in araştırmasını kabul etmedi...
Erdoğan Toprak, söz konusu araştırma önergesinde çok önemli bir ayrıntıyı Meclis gündemine getirdi. Toprak şöyle diyordu:
THY’nin uçaklarına Sözcü, Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, Milli Gazete, Yeni Asya, Korkusuz gazeteleri alınmıyor. Kamu bankaları, TOKİ, Emlak Konut gibi iktidara bağlı kamu kuruluşlarının reklam bütçelerinin neredeyse tamamı yandaş yayın organlarına aktarılıyor. Toplu alımlarla şişirilen sanal tiraj üzerinden de bu medya kuruluşlarına Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan akıtılıyor.

Gerekçeyi bilmiyoruz...
Bir milletvekili daha ne desin? İşte bu bilgilerin gün yüzüne çıkması istenmediği için Meclis’te AKP ve MHP’lilerin elleri “hayır” için kalktı...
Türkiye’nin önemli markalarından THY, 6 Eylül 2018 günü Cumhuriyet gazetesi alımını durdurdu. Bu tarihle ilgili soru işaretlerimiz bir başka yazının konusu olabilir. Biz gerekçeyi bilmiyoruz... Eğer gerekçe “iktidarı eleştirmek” ise, bu açıklanmalıdır. Bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti var oldukça, adını Atatürk’ün koyduğu Cumhuriyet gazetesi dimdik ayakta duracaktır. Ve okuru için, büyük bir sorumluluk taşıdığı Türk halkı için, ülkeyi yöneten iktidarları eleştirmeyi sürdürecektir...