Garip ölümler ülkesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Garip ölümler ülkesi

10.08.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yaşam ölümü biliyor ama ölüler yaşadıklarını unuttu bile...

Haber, bir Ukrayna’da bir de Bolu medyasında duyuldu. İşadamı Halit Arabacı, temmuz başında, Bolu’nun Seben ilçesindeki çiftlik evinde ölü bulunmuştu.

51 yaşında bile değildi. İntihar ettiği düşünüldü. Pek çok kişiye göre ölümü şüpheliydi. Yerel haberler de Ukrayna medyası da meseleyi aynı yerden gördü. Arabacı, Ukrayna devletini dolandırmakla suçlanıyordu. Haliyle ölüm kafa karıştırıcıydı.

İşin ilginci Arabacı, hükümete yakın bir işadamıydı. Bir ara, cin çıkarma seanslarıyla tanınan meşhur cemaate girip çıkmıştı. Şirketinin haberleri yandaş medyada yer alıyordu... Gelgelelim o mahalle de ölümünde haber değeri görmedi.

TARIM ŞİRKETİNE ÇELİK YELEK

Adliye kulislerinde dolaşınca hikâyenin ayrıntılarına ulaştım. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı dosyayı okuyunca, ölüm benim için daha da şüpheli hale geldi.

Malum, Ukrayna’da savaş var. Savaşın ilk günlerinde, en büyük ihtiyaç, çelik yelekti. Bu sırada “biz size buluruzcular” aracı oldu. Siparişi Arabacı’nın önüne kadar getirdiler.

İşin ilginci, Arabacı’nın FARMTR isminde bir tarım ve hayvancılık şirketi vardı. Şirketin savunma sanayisi ile herhangi bir ilgisi yoktu. Nasıl olduysa, Ukrayna Savunma Bakanlığı ile FARMTR arasında 14 Mart 2022’de çelik yelek sözleşmesi imzalandı. Arabacı’nın şirketi beş gün içinde 30 bin çelik yeleği Ukrayna’ya teslim etme sözü verdi. Karşılığında 16 milyon 656 bin 300 Avro aldı. Gelgelelim, tarım ve hayvancılık şirketi, söz verdiği yelekleri bir türlü Ukrayna’ya teslim etmedi.

Ukrayna devletinden birileri işin peşine düştü. Soruşturma yürüttü. Sözleşmeyi imzalayan isimler sorgulandı. Türkiye’de avukat Candaş Gürol tutuldu. Parayı alıp kaybolan Arabacı’nın şirketinin üstüne gittiler.

BAKANLIK DEVREYE GİRDİ

Açılan ticari davalara rağmen çözüm bulunamadı. Hatta devreye Milli Savunma Bakanlığı girerek tarafları masada buluşturdu. Yine çözüm olmadı. Arabuluculuk anlaşmasının ilk taksidini ödeyen Arabacı’nın şirketi, devamını getirmeyince, artık dosya dolandırıcılık davası haline geldi.

Soruşturma sırasında sözleşmeyi şirket yetkilisinin yerine, çevirmenlik yapan oğlunun imzaladığı, her açıdan sahte bir sözleşme hazırlandığı ortaya çıktı. Bir de alınan para, aynı gün içinde, küçük parçalara bölünerek hesaplara dağıtılmış, bir kısmı Bahreyn’deki offshore hesap üzerinden kaybolmuştu.

Savcılık sorgusunda Arabacı, alınan parayı da teslim edilmeyen çelik yelekleri de kabul etti. Bunu “mücbir sebeplerle” açıkladı. Daha önce başka bir işte 70 bin çelik yelek tedariki sağladığını, sorun olmadığını söylüyordu. Savcı nisan ayı sonunda “nitelikli dolandırıcılık” başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla Arabacı hakkında iddianame yazdı.

İDDİANAME SONRASI ÖLÜM

Açığa çıkmayan bir detay vardı. Dosya o noktada gelip tıkanmıştı. Hem Ukrayna’da hem Türkiye’de bu ticarete aracılık edenler kimlerdi? Kimler Ukrayna Savunma Bakanlığı ile bir Türk tarım ve hayvancılık şirketini buluşturmuştu? Arabacı’nın WhatsApp’tan olduğunu söylediği muhabbeti sağlayanlar neden ortaya çıkarılamıyordu? En önemlisi 16 milyon 656 bin 300 Avro kimlere dağıtılmıştı?

Soruşturma derinleşse belki bu sonuçlara ulaşılabilirdi. İşte tam da bu sırada, temmuz ayının başında, Halit Arabacı, haberlere göre ölü bulundu.

UKRAYNA’DA DA ŞÜPHELİ KAYIP

Diyeceksiniz ki belki Ukrayna’nın soruşturmasından bir şey çıkar. Ancak orada da anlatılana göre tuhaf şeyler oldu. Ukrayna’da savaşı fırsat bilerek öyle çok dolandırıcılık yapılmıştı ki... Yapılan operasyonlar, baskınlar derken Arabacı ile sözleşme imzaladığı bilinen Ukraynalı yetkili bürokrat da ortadan kayboldu. Kimilerine göre o da ölmüştü ya da öldürülmüştü. Ölümlü kayıplarla dosya adeta derdest oldu.

Ortada ne yelek ne para var. Hatta Arabacı’nın şirketinin internet sitesi bile kapatılmış. Sosyal medya hesapları donmuş. Arabacı’nın avukatları öldüğünü doğrulasa da Ukrayna’da Arabacı’nın öldüğüne inanmayıp komplo teorileri ortaya atanlar var.

Sıradan bir ölüm haberinin altından neler çıktı değil mi?

Son dönem çıkan haberlere, yazılan iddianamelere bakın...

Belli ki Türkiye’de sadece uluslararası mafya yok. Bir dönemin alaylı müteahhitleri gibi, alaylı savunma tedarikçileri de cirit atıyor. Büyük kafalar, onlarla, Ukrayna gibi ülkelerin yetkililerini buluşturup komisyonlarını alırken olası yol kazaları sonunda suskunluk ölümleri ya da ölüm suskunlukları yaşanıyor. Böylece kritik halkalar asla ortaya çıkarılamıyor. Savaşta yoksullar ölürken savaşın zenginleri günden güne büyüyor.

Paranın kaynağını bulduğumuz gün, ölümü yaşayanlara daha kolay anlatacağız.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025