Yaşamından renkleri çalınan kadın
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Yaşamından renkleri çalınan kadın

20.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir.

Hep siyasi davaları konuşuyoruz. Yargının kötüye kullanılarak ülkeyi nasıl batağa sürüklediğini tartışıyoruz. Oysa büyük davalara bakmaya gerek yok. “Sıradan” denen insanların da yaralarının nasıl kanamaya devam ettiğini, mahkemelerin hiç kimsenin acısını dindirmediğini görmek için uzağa gitmeye gerek yok.

Türkiye siyasi davaları konuşurken ben gencecik bir öğrenci ile başından geçenleri konuşuyordum. Dosyasını okudum. Anlatayım.

D.K. Hacettepe Üniversitesi öğrencisiydi. Hayallerinden biri yelkenli tekneyle mavi sularda gezmekti. Geçen yıl, 24 yaşındayken ODTÜ Yelken Takımı’nın düzenlediği tekne turunun ilanını gördü. Numaraya ulaşıp katılmak istediğini söyledi, anlaştılar.

16 kişilerdi. Etkinliğe katılanlar farklı üniversitelerden olduğu için tanımıyordu. Turdaki iki tekne, 8 Eylül’de, Marmaris’te bir koya demirledi. Sofra kuruldu. İçki içildi. Denize girildi.

D.K. içkiye dayanıklı değildi.

Anlattığına göre arkasından gelen ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi ve aynı zamanda D.K’nin olduğu yelkenlinin kaptanı olan Y.E. Öztürk onunla yakınlaşmaya çalıştı. D.K. ondan uzaklaşarak tekneye doğru yüzmeye başladı. Y.E. Öztürk peşinden gelmeye devam ediyordu. Tekneye çıkıp kamarasına girdi. Peşinden Öztürk girdi. Kapalı, karanlık bir kamaraydı. D.K. onu ittirdi, ısırdı, bağırdı ama direnemedi. Arkasından giren Öztürk orada D.K’ye tecavüz etti.

D.K. olay öncesinde bakireydi. Tecavüzün etkisiyle kanaması oldu. Güverteye çıktı. Kusuyordu.

TELEFONDAKİ ARAMA GEÇMİŞİ 

Teknede, bir denizin ortasındaydılar. Tekne kıyıya yanaştığında hastaneye gitti. Kendisini muayene eden ikinci doktora tecavüze uğradığını söyledi.

Doktorun kolluğu çağırmasının ardından Y.E. Öztürk gözaltına alındı. Marmaris Cumhuriyet Savcılığı’nda ifade verdi. Çok alkollü olduğunu, geceyi tam hatırlamadığını söylüyordu. D.K’nin rızasıyla sadece oral yolla ilişkiye girdiklerini söylüyordu.

Daha fazlası olduysa da aralarında geçenlerin D.K’nin rızasıyla olduğunu söylüyordu. Savcı, Öztürk’ün izniyle telefonunu inceledi. Google arama geçmişinde “Oral seks sonucu DNA bulaşır mı” aramasının olduğunu gördü. Savcı nedenini sorduğunda “Kendini savunma için” olduğunu söyledi.

ADLİ TIP RAPORU

Savcı, teknedeki isimlerin de ifadesini aldı. E.C.B., olaydan sonra D.K’nin “Kendimi güvende ve huzurlu hissetmiyorum, tekneyi değiştirmek istiyorum” dediğini anlattı. Ona tecavüze uğradığını söylemişti. A.Y., D.K’nin olaydan sonra kustuğunu gördüğünü, elini tutarak “Yanımda kal” diye yardım istediğini söyledi. Ş., D.K’nin olaydan sonra tanıdığı bir avukatı aramak istediğini ifade etti. D.K’yi hastaneye götüren B., “Kötü haldeydi, zorla olduğunu düşünüyorum” dedi. Adli Tıp raporu alındı. Rapora göre D.K’nin vajinal bölgesinde yırtık ve lezyon vardı. Vücudundaki izlerle birlikte anlattığı cinsel saldırı olayını doğruluyordu.

SONUÇ: BERAAT!

Y.E. Öztürk hakkında cinsel saldırı iddianamesi yazıldı. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapıldı. Bütün dava iki celse sürdü.

Tutanakları okuyorum.

İki celse boyunca sanıktan çok D.K. yargılanmış!

Hiç tanımadığı insanların ortasında durumu herkese neden açıkça anlatmadığı sorgulanmış. İlk korkusunun hamile kalmak olmasından şüphelenilmiş. Kendisini muayene eden birinci doktora değil de neden ikinci doktora tecavüzü anlattığı sorulmuş. Kamaraya girmeden önce Y.E. Öztürk’le kendi isteğiyle yakınlaşıp yakınlaşmadığı üzerinde durulmuş. Alkollü olduğu ve birçok ayrıntıyı hatırlamadığı halde defalarca başından geçen anlattırılıp çelişkiler üzerinde durulmuş. Birbirini tanıyan bazı tanıkların organize bir şekilde ifade değiştirmesi dikkat çekmemiş. Sonunda DNA raporunun gelmesi bile beklenmeden sanık delil yetersizliğinden beraat ettirilmiş. İstinaf da bu kararı onamış.

Üstelik Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp uzmanları, mahkemenin kararının ardından, D.K. lehine kritik bir rapor verip yargı kararını eleştirmiş. D.K’nin “travma sonrası stres bozukluğu” yaşadığını, “bunun olayla doğrudan ilişkili olduğu”nu, “bu tanının cinsel saldırının gerçekleşmiş olduğunun delili olduğu”nu, mahkemenin psikiyatrik rapora başvurmamasının önemli eksiklik olduğunu, “tecavüz bildiriminde gecikmenin rızanın dayanağı” kabulünün yanlışlığını, “genital yaralanmayı olay öyküsü ile bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutan bilirkişi raporu alınmaması”nın önemli bir eksiklik olduğunu söylemiş.

HİÇBİR HAYALİM KALMADI

Bir kadın, eğlenmek için katıldığı bir etkinlikte, durup dururken neden tecavüze uğradığını söylesin diye soran olmamış. Başından geçenin şokunu atlattıktan sonra 24 saat içinde tecavüz delillerini toplaması eksik bulunmuş.

Karardan sonra D.K. ile konuştum. Tecavüzden bu yana psikolojik tedavi görüyordu. Yargıya güvenini kaybetmişti. “Maddi gücü olan biri değilim, çevresi olan biri değilim, sadece haklıyım ve adalet istiyorum” diyordu. Yaşam sevinci çekilip gitmişti:

“Saldırıya uğradığımda 25 yaşındaydım. Hep o yaşta kaldım. Hayat dolu, hayalleri olan gençtim ben. Hiçbir hayalim, neşem kalmadı. Sadece ahım yerde kalmasın diye çabalıyorum. Mahkemeler sesimi duymuyor. Üzerime toprak atılmış gibi, varlığım örtbas ediliyor.”

D.K. belki nefes alıyor ama yaşam bütün renklerini onun üzerinden çekmiş. Elbette bunun nedeni, uğradığı saldırı kadar ardından gelen dünyanın adaletsizliğine dair yaşadığı tecrübe.

Gök herkesin üzerinde olsa da maviliğini ancak huzurla bakabilenlere gösterir.

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025