38 çocuğun duyulmayan çığlığı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

38 çocuğun duyulmayan çığlığı

17.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Geçen hafta bu köşede İstanbul’daki bir okulda yaşananları okudunuz. Eğitimin halinin acı resmiydi. O yazıdan sonra Türkiye’nin çok sayıda okulundan mesaj aldım. Ancak biri var ki açık bir yara gibi kanıyor.

Karşımda Şırnak Cizre Merkez Anadolu Lisesi’nde İngilizce Öğretmenliği ve Müdür Yardımcılığı yapmış Burak Ercan hakkındaki cinsel istismar dosyası duruyor. Ne yazık ki medyada hak ettiği yeri bulmamış.

Suç tarihi yeni değil, 2018-2019 yılları. Ancak aradan bunca yıl geçmesine rağmen süren cezasızlık, okuldaki öğretmenleri isyan ettirmiş. Süreci açığa çıkaran rehberlik öğretmeni açlık grevine başlamış. Öğretmenin eylemi her Cumartesi gerçekleşen adalet nöbetine dönüşmüş. Neredeyse bütün ilçe, bu perşembe yapılacak duruşmayı nefesini tutmuş bekliyor.

38 ÇOCUĞA TACİZ

Olayı şöyle anlatayım…

26 Nisan 2019’da, okuldaki öğretmenlerden biri, Burak Ercan’ın odasından çıkan kız öğrencideki tuhaflığı fark etti. Öğrenci, kapıyı çarpıp çıkarken, "benden değil Allahtan bul belanı" diyordu. Öğrenciyi yanına çağırdı. Öğrenci, cinsel tacize uğradığını, öğretmenin kendisini evine çağırdığını söylüyordu. "Aslında çok daha fazla öğrenci var" diye de devam ediyordu.

Öğretmenler Milli Eğitim’le irtibata geçti. Durumu anlattı. Burak Ercan, iktidara yakın sendikanın okul temsilcisiydi. Milli Eğitim belki bu yüzden soruşturmada isteksizdi. "Resmi başvuru olursa değerlendiririz" cevabı verdiler.

Derken…

Sanki bir kapak açılmıştı. Olayın duyulması üzerine 3 öğrenci daha gelip başından geçenleri anlattı. Dilekçe de verdi. Resmi olarak kayıtlara geçince mesele artık kapatılamaz hale geldi. Olay savcılığa yansımıştı. Ancak aradan 10 gün geçmişti.

Savcılık, öğrencilerin ifadesini almaya başladı. İfade veren öğrenci sayısı 18’e ulaştı. O noktada nedense "yeter" dedi.

Öğretmenlerin anlattığına göre açığa çıkan buzdağının görünen yüzüydü. Okulda 38 öğrenci tacize-istismara uğradığını anlatıyordu. 11’i öğretmenin fiziki temasına uğradığını söylüyordu. En az dördünde olay çok daha ileri gitmişti.

Gelgelelim Cizre gibi zor bir coğrafyada bu olayı açığa çıkarmak zordu. Etkin bir soruşturma gerekliydi. Yapıldı mı? Hayır. Gözaltı olmadı. Telefon ve bilgisayara geç bir tarihte el kondu.

Tüm bu olaylar yaşanırken İngilizce Öğretmeni okula gidip gelmeye devam etti. Birlikte oldukları bir öğretmenle birlikte çocuklara şikayetinizi geri alın baskısı başladı. Bazı çocuklar, aldılar da… Buna karşın olayı açığa çıkaran ve resmi makamlara duyuran öğretmenler baskı gördü, sürüldü.

ÖĞRENCİLER ANLATIYOR

Öğrencilerin ifadelerinden aktarayım…

B: "Burak Ercan beni evine çağırmıştı. (…) Burada ilk önce yine benim özelimden konuştuk. Burak'ın evinin hemen her tarafında alkol şişeleri vardı. Bana da teklif etti ancak alkol kullanmadığımı söyledim. Benim özelimle ilgili konuda çok üzüldüğümü görünce beni sanki teselli ediyormuş imajı vermek için önce bana sarıldı, ben bu hareketinden de bir şefkat gösterisi yaptığını zannettim ancak bir süre sonra beni öpmek için hamle yaptığında Burak'ın gerçek amacını anlayarak orada fiiline karşı itiraz edip evden ayrıldım."

H: "Burak Ercan ‘bu kıza sarılasım geliyor, üslup ve konuşma tarzı çok farklı, mıncıklayasım geliyor’ şeklinde sözler söyleyip iki kollarını yana açarak F.’nin üzerine doğru yürüdü, biz bu sıra kaçtık"

S: "Burak Ercan, E’deki davranışlara istinaden ‘niye taytla ve makyajla okula geldiği ortada, bodrumda orada burada kiminle ne yaptığı belli değil’ şeklinde sözler söyledi."

B: "Burak Ercan beni evine davet etti. Daha rahat olacağımı söyledi. Ancak ben kendisinin teklifini ret ettim. Kurmuş olduğumuz WhatsApp grubundan değil bana özel olarak kullandığı hat üzerinden mesaj gönderiyordu. Bu mesajlar cinsel içerikli karikatürlerden ve sözlerden ibaretti. Bu husus beni rahatsız ettiği için önce mesaj kayıtlarını sildim. Daha sonra cep telefonumun numarasını değiştirdim."

Z: "Veri giriş yapıldığı sırada ben elimdeki kâğıdı okuduğum esnada Burak Ercan bana ‘sende seni bana çeken bir şey var, güzelliğinden olsa gerek’ şeklinde söz söyledi."

A: "(Beden Eğitimi dersinde) İkimizin kulaklarına doğru eğilerek ‘bundan sonra bedeninize kim giriyor diye sorarsam siz de bedenimize bu girdi diye söyler misiniz' şeklinde sözler sarf etti."

S: "Burak'ın elleri sırt bölgemde gezerken kasıtlı olarak sutyenimin ipine dokundu ve o civarda gezdiğini hissettim. (…) Donup kalmama rağmen arkadaşım B. gelerek beni Burak'ın elinden çekip aldı."

B. (Erkek öğrenci) : "Kız arkadaşım S.’nin yanında dururken elini onun boynundan atarak kendisine doğru çektiğini, akabinde aynı elinin kız arkadaşımın göğsüne doğru indiğini gördüm. Bu hareket üzerine S. bana ‘bu adam beni rahatsız ediyor kurtar elinden’ diye söyledi. Ben de bunun üzerine Burak'ın elini tutup ittirdim."

E: "Whatsapp üzerinden duygularını anlatmaya başladı. Benden yaşça büyük olduğu için üzüldüğünü, yanıma yakışmadığını ve benimle bir şeyler yaşamak istediğini söyledi. Ben de kendisine kendisini öğretmen olarak gördüğümü, abim yaşında olduğunu söyledim. (…) Öğrenciler arasında S. ile Burak Ercan'ın sevgili olduklarını ve S’nin Burak'ın evine gittiğini duydum."

F. (Erkek öğrenci): "S., Burak Ercan’ın kendisine mesaj attığını, bu mesaj içeriğinde ‘seni çok sert s…’ demişti. Ben bu mesajı S.’nin telefonunda gördüm. (…) 2 hafta sonra S. ile cinsel ilişki yaşadığını anlattı."

Ş: "’Bana güzel bir kızsın sana okulda yardımcı olmak istiyorum’ dedi. Altı yedi kez görüştüğümüz dönemlerde bana herhangi bir sebep göstermeden sarıldı."

ÇOCUKLARA YAKLAŞAMASIN

Sonuç olarak…

Burak Ercan hakkında iki ayrı iddianame yazıldı. İlk iddianamede cinsel tacizden 22 ay 15 gün ceza aldı. Ceza kesinleşti. İkinci iddianamede ise 3 yıl 9 ay ertelemesiz hapis cezası, ayrıca 15 aylık cezada ise hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verildi. İkinci kararı istinaf mahkemesi bozdu. Bu perşembe yeniden görülen davanın duruşması var. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği de davayı takip ediyor.

Adalet nöbeti yapan öğretmenler ile konuşup şikayetlerini dinledim. Her şeyden önce yaşadıklarını anlatamayan bazı öğrencilerin başına gelenlerin çok daha ağır olduğunu söylüyorlar. Bunun için etkin soruşturma yapılmasını talep ediyorlar. Olayı ortaya çıkaran, savcılığa engellemelere rağmen intikal ettiren öğretmenlerin başka ilçelere sürüldüğünü söylüyor, bu baskının bitirilmesini istiyorlar. Bu kadar eksik bir soruşturmada bile ceza alan Burak Ercan’ın bir daha öğretmenlik yapmayacağının, çocuklara yaklaşamayacağının resmen açıklanmasını istiyorlar. Zira Ercan, soruşturma sürecinde İstanbul'da bir okula yollanmış! Elbette 6 yılın sonunda birçoğu üniversiteden mezun çağa gelen çocuklar için acilen yüzleşme talep ediyorlar.

Unutmayın, yarının adaleti bugünün hesaplaşmalarından çıkar.

Yazarın Son Yazıları

Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025