200 günlük burun sürtme davası
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

200 günlük burun sürtme davası

01.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Şoförler şoförlerle yargılama yapmıyor. Berberler müşterilerine iddianame yazmıyor. Gel gelelim... Yargı, kendini eleştirenleri, üniformanın gücünü kullanarak cezalandırıyor. Şahsi menfaat aracı olmaması gereken yargı, intikam aracına dönüşüyor. Sahi bu da yolsuzluk değil mi?

Bir değil, iki değil, üç değil, dört kez...

İstanbul cumhuriyet başsavcısı koltuğunda oturan eski başsavcı, ondan sonraki, ondan sonraki ve en sonuncusu... Furkan Karabay’a, yargılamaları eleştiriyor diye “hedef göstermek”ten dava açtı. Bir değil, iki değil, üç kez; yargının bu haline rağmen, Furkan beraat etti. Şimdi dördüncü yargılamada, üçüncü tutukluluğunda, ilk duruşmasına çıkacak.

Bu kez uslanmayan Furkan’ın burnu iyice sürtsün diye düşünüldü ki suçlamada potpuri yapılmış: “Cumhurbaşkanına hakaret, zincirleme şekilde terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme, kamu görevlisine hakaret...”

Mağdur: Cumhurbaşkanı, üç savcı ve bir hâkim.

YALAN MI SÖYLÜYOR

Adam öldürenlerin elini kolunu sallayarak gezdiği düzende, Furkan bunca suçu nasıl işlemiş derseniz, iddianamede 7 tweet, bir YouTube yayını var.

İddianamede hangi ifadenin neden suç olduğu anlatılmıyor. Yargıtay kararlarına ya da yerleşik içtihatlara atıf yapılmıyor. Furkan’ın cümleleri konup, “Bu suçtur” yazılmış. Haliyle suçu anlayamıyorsunuz.

Bir ipucu var.

“Cıs”lı kısımlar kalın yazılmış!

Mesela cumhurbaşkanına nasıl hakaret etmiş? Bir zamanlar Ergenekon kumpası savcılarına destek verdiğini söyleyerek!

Peki yalan mı?

Değil.

Erdoğan’ın Ergenekon davası için “Ben bu davanın savcısıyım” dediği, Zekeriya Öz’e kendi zırhlı aracını verdiği, kamuoyu önünde defalarca faaliyetlerini savunduğu basit bir arşiv taramasıyla bulunabiliyor. Üstelik cumhurbaşkanı, defalarca, bu yüzden “Milletim beni affetsin” diyerek özür diledi, özeleştiri yaptı.

Elbette savcılık bunları bilmiyor olamaz. Belli ki Furkan’la şahsi hesaplaşmaya “cumhurbaşkanına hakaret” perdesi çekilmek isteniyor.

BAŞSAVCI FOTOĞRAFI SUÇ MU

Herhalde 7 tweette bir şey vardır diyeceksiniz? Hayır, bizzat savcının kalın harflerle yazdığı yerleri aktarayım:

- “İddianameyi hazırlayan savcı, Akın Gürlek’in İstanbul cumhuriyet başsavcısı olmasıyla terör suçları soruşturma bürosunda görevlendirilmişti.”

- “Akın Gürlek’in, 9 Ekim 2024’te İstanbul cumhuriyet başsavcısı olmasının ardından aynı soruşturmanın kapağı bir kez daha açıldı.”

- “İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Can Tuncay tarafından İmamoğlu hakkında tehdit, kamu görevlisine hakaret ve terörle mücadele eden kişiyi hedef gösterme suçlamalarından iddianame hazırlanmıştı. 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası isteyen Can Tuncay, İmamoğlu’nun sözlerinin Akın Gürlek üzerinde korku yaratma amacı taşıdığını iddia etmişti.”

- “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da yeni Başsavcı Akın Gürlek sonrası siyasi nitelikli operasyonlarında adliyede çok sayıda polis görevlendirmişti.”

Bunun gibi 3 cümle daha var. Basit haber cümlelerinin ötesinde hedef gösteren ya da tehdit eden tek bir ifade yok.

Savcılık suçu şöyle açıklamış: “İsimlerine ve kişisel veri konumundaki fotoğraflarına yer verilerek mağdurların açık kimlik bilgilerini ortaya koyacak ve toplum içerisinde teşhir edilmesine olanak sağlayacak şekilde (…)”

Yani savcılığa göre, Furkan’ın haberlerinde, savcı adı ve fotoğrafı yayımlaması suç. Oysa her gün haberlerde yer bulan, hatta son dönemde basını davet edip açıklama yapan, hatta geçenlerde Yeni Şafak’a fotoğraflı röportaj veren savcının adı ve fotoğrafı gizli değil. Elinizdeki telefona yazın, binlerce fotoğrafını bulabiliyorsunuz. Nitekim Furkan, haberindekini kendisi çekmemiş, başka bir haberden almış.

Üstelik, benzer davaları yıllarca takip ettim. Yargıtay kararlarını okudum. Kanundaki “terörle mücadelede görev almış kişiler” tanımı savcı ya da hâkimleri kapsamıyor. Somut olarak terör örgütleriyle karşı karşıya gelen, bu nedenle örgütün hedefi olan kişileri anlatıyor. Bu kişileri korumak için çıkarılmış bir yasa, duruma uydurularak Furkan hapsedilmiş.

SAVUNMASI DA SUÇ OLDU!

İronik bir durum daha var. Peki o “bir hâkim” nasıl mağdur olmuş diyeceksiniz.

Tutuklulara her ay tutukluluk incelemesi yapılıyor. İddianameye göre, 11 Temmuz’da, Furkan hâkim önüne çıkarılmış. Avukatını istediği halde çağrılmamış. Bunun üzerine şunu söylemiş: “Avukatımın dinlenmesini istemiştim. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı suç işlemeye devam etmektedir. Burada verilecek karar sizin yargı mensubu mu yoksa çete mensubu mu olduğunuzu gösterecektir. Tutukluluk devam kararı vermeniz halinde siz de suç işlemiş olacaksınız. Tahliye konusunda takdir sizindir. Benim herhangi bir talebim yoktur.”

Furkan’ın mahkeme önündeki bu isyanı da suç sayılmış: “(Hâkimin) onur, şeref ve saygınlığına yönelik küçük düşürücü nitelikte olduğu ve mağdurun toplum içindeki saygınlığını zedelemeye yönelik olduğu (…)”

Listeye böylece bir hâkim de eklenmiş!

Sonuç olarak gencecik bir gazeteci, sadece yazdıklarıyla rahatsız ediyor diye, dava yaratılarak ellerinin altındaki mahkemede, 29. doğum gününde üçüncü kez tutuklandı. 200 gün boyunca çoğunlukla 40 kişilik adli koğuşta yatırıldı. Yazması engellendi, sosyal medya hesabı yasaklandı. O ise, eline gücü geçirince yalnız zulmün hikâyesini yazanlara inat, Türk aydınının hapishane edebiyatına bir öykü kitabı ekledi. Yakında raflarda olacak.

Yarın Çağlayan’da 25. Ağır Ceza’da 10.30’da mahkemeye çıkıyor. Duruşmayı izlerken Furkan’ın en çok burnuna bakacağım. Bakalım, “Beni nasıl yazarsın” diyenler 200 günde sürtebilmiş mi?

Burnumuzu ancak “vazife olmayan”a soktukça dünyayı zorbalıktan koruruz.

İlgili Konular: #Furkan Karabay

Yazarın Son Yazıları

Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025