Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

23.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır.

En son Yargıtay başkanı konuştu. AYM kararlarının uygulanmamasını eleştirdi. Başkan haklı da... Can Atalay meselesinde gördük. Mahkeme kararlarını kim uygulamıyor? Cevabını herkes biliyor. “Tanımıyorum”, “Saygı duymuyorum” diye en tepeden en aşağıya doğru adaletsizleştik. Kurumları, geleneklerini yıkmak isteyenler hiçbir fren olmadan istediklerini yaptı.

Önümde bir dosya duruyor.

Bu köşede, defalarca, Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü konu oldu. “Yaptım oldu” diyen rektörü sayesinde, üniversite, hocalarının kapıdan döndürüldüğü ancak içinde katillerin cinayet işleyebildiği yer haline geldi.

SAHTE BİLGİLERLE BAŞVURU

Biliyorsunuz, gençler üniversite sınavına hazırlanıyor. Soruyorum, çoğunun hayali bilgisayar mühendisliği. Bildim bileli de Boğaziçi Üniversitesi, devlet üniversiteleri içinde ilk sırada. Daha doğrusu sıradaydı. Ta ki 2023 yılına kadar. En son 2022’de, hem ODTÜ’nün hem İTÜ’nün önünde olan Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği, 2023’te ODTÜ’ye, 2025’te ise İTÜ’ye geçilmiş. Üstelik... Üniversitenin düşüşte olduğunu gören okul, 2025’te kontenjanı 105’ten 80’e düşürmüş. Buna rağmen gerilemeyi önleyememiş.

Türkiye’de ilk bine giren öğrencilerin tercihlerindeki değişimin bir nedeni var. Hikâye de bununla ilgili.

Şöyle anlatayım...

2023 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’ne Şuayb Arslan isminde bir akademisyen profesör olarak atandı. Bu atamalarda bölümün görüşünün alınması bir teamül. Ancak bölüm kurulu, Arslan için, “olumsuz görüş” bildirmişti.

Evet, atama siyasi olabilir ama “olumsuz görüş” siyasi değil. Somut bir nedeni var.

Resmi Gazete’deki başvuru ilanında, adayların yönettiği tezlerin listesi istenmişti. Arslan da sunmuştu.

Ancak yapılan incelemede görülmüş ki Arslan kendisini aslında danışmanı olmadığı iki tezin danışmanı gibi göstermiş. Yetmemiş, tez bile olmayan bir metni “yüksek lisans tezi”ymiş gibi başvuru dosyasına eklemiş. Kısacası ortada yönettiği tez mez yokmuş!

Şartlara uymayı geçtim, bölüm kurulu, bunun akademik etik ihlali olduğunu, Arslan’ın bölüme alınmak bir yana disiplin cezası alması gerektiği kanaatine varmış.

MAHKEME KARAR VERDİ AMA...

Gelgelelim...

Üniversite yönetimi, “Yaptım oldu” diyerek Arslan’ı atamış. Yetmemiş, hakkında soruşturma açılması talebi ise rektöre yakın mühendislik fakültesi dekanı Fazıl Önder Sönmez tarafından, “Özensiz başvuru yapmış” diyerek geri çevrilmiş.

Üniversitenin niteliğini savunan anabilim dalı başkanı Prof. Dr. Cem Say, meseleyi mahkemeye taşımış. İstanbul 9. İdare Mahkemesi, 27 Mart 2025’te, Arslan’ın durumu üzerine karar vermiş: “Yönettiği tezler olarak belirttiği tezlerden hiçbirine tez danışmanlığı yapmadığı ve yüksek lisans tezi olarak belirttiği bir çalışmanın bitirme projesi olduğu iddiasının bulunduğu, (...) gerekirse anılan şahıs hakkında idari soruşturma yapılıp, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu inceleme ve araştırmalar yapılmaksızın müdahilin başvuru dosyasındaki yanlış beyanların salt akademik özensizlik olarak nitelendirilerek (...) işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”

Mahkeme, ortada somut bir durum var, Arslan hakkında soruşturma açılması gerekir demiş.

Diyeceksiniz ki herhalde uygulanmıştır. Öyle çabuk karar vermeyin.

ALIP SENATOYA SOKTU

Bu işi yapacak, Boğaziçi Üniversitesi’nde bir etik kurul var. Rektör Naci İnci, etik incelemesi yapacak kurulun üyelerinin tamamını görevden almış. Yerlerine yenilerini atamış. Kurulun başkanlığına, mahkemenin “Yanlış yapıyorsun” dediği dekan Fazıl Önder Sönmez’i atamış. Daha beteri, kurul üyeliğine, mahkemenin hakkında inceleme yapılması gerektiğini söylediği, Profesör Şuayb Arslan’ı getirmiş. Mahkemenin “yap” dediğini de yapmamış. Bu ay sonunda süreç zamanaşımına girecek.

Dahası da var...

24 Şubat’ta, bu köşede, rekör Naci İnci’nin göreve gelir gelmez, üniversitede “Veri Bilimi ve Yapay Zekâ Enstitüsü”nü kurup başta tez danışmanı olduğu öğrencisi olmak üzere buraya “hatırlı atamalar” yapmasını, bunun da yargıda usulsüz bulunduğunu yazmıştım. İşte Naci İnci, yargının “Hakkında soruşturma aç” dediği Arslan’ı alıp bu enstitüye müdür yapmış! Mahkemeyle dalga geçer gibi, Arslan bu şekilde Boğaziçi Üniversitesi Senatosu’na da üye olmuş.

PEŞİNE DÜŞENE CEZA 

Sen misin bu işlerle uğraşan!

Şuayb Arslan’ın başvurusundaki usulsüzlüklerin görevi gereği peşine düşen, olayı mahkemeye taşıyıp karar alan anabilim dalı başkanı Cem Say’ın hayatı değişmiş. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki torpilli atamalara gönderme yaptığı bir sosyal medya mesajı nedeniyle soruşturma açılıp, “bir günlük maaştan kesme” cezası verilmiş. Mesele bir günlük maaş değil. Bu ceza sayesinde Cem Say, üç yıl boyunca hiçbir idari görev alamayacak, hiçbir atamayı da mahkemeye taşıyamayacak.

Kurumlar nasıl çökertiliyor diye soruyoruz ya... Üniversitelerimiz nasıl dünya sıralamasında geriliyor diye şaşırıyoruz ya... Gençlerimiz neden ülkeyi terk ediyor diye endişeleniyoruz ya... İşte ülkenin en iyi üniversitesinin, en yüksek puanlı bölümünün başına gelenler böyle. En tepeden niteliksizleştirilirken, mahkeme kararlarını bile kimse takmıyor. Haliyle, lisedeki çocuklar, “Orası bozdu” diye tercihlerini değiştiriyor.

Hak eden hakkına kavuşunca hiçbir söz sahipsiz kalmayacak.

Yazarın Son Yazıları

Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025