Ne olduğunu görmüyor musunuz?
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Ne olduğunu görmüyor musunuz?

11.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Geçen günlerde 79 yaşındaki Ermeni bir yurttaşımızın ölüm hikâyesini anlatmıştım. Hatırı sayılır malvarlığı olan Hripsime Sayrin, iki buçuk yıl önce kendi el yazısıyla hazırladığı vasiyetinde, mallarını Ermeni vakıflarına ve yeğenlerine bağışlamıştı. Geçen 24 Mayıs’ta, ambulansla Şile Devlet Hastanesi’ne getirilen Sayrin, birkaç dakika sonra yaşamını yitirdi. Bu ölümün ardından yeni bir vasiyeti çıktı. Buna göre bütün malvarlığını BBP’li siyasetçi Fırat Baran Durmaz’a bağışlıyordu. Üstelik bu vasiyeti ölmeden birkaç saat önce vermişti. Kendisi de yazmamış, Durmaz’ın kayınvalidesine yazdırmış, kendisi sadece imzalamıştı. Sayrin ölmeden bir buçuk ay önce de hesabından büyük miktarda havale yapılmıştı.

Yazıdan sonra telefonum çaldı, Durmaz aradı. Durumu nasıl açıkladığını ben de merak ediyordum. Durmaz, yaşamının son döneminde Sayrin’e baktığını, kendisini oğlu gibi gördüğünü, Sayrin’in minnetle malvarlığını bağışladığını söyledi. Kendisinin de anne tarafından Ermeni kökenli olduğunu keşfettiğini, Sayrin ile uzaktan hısımlık olduğunu fark ettiğini söyledi. Anlattıklarına rağmen bir anda değişen vasiyetname ve aynı gün ölüm havada duruyordu.

Derken önüme çok benzer bir dosya daha düştü. Yine yaşlı bir azınlık vatandaşımız, yine malvarlığı, yine yargıya taşınan olay söz konusuydu.

Şöyle anlatayım...

BİR ANDA BORÇLU ÇIKTI

Vaçek Golba, Kınalıada’da yaşayan 77 yaşında kimya mühendisliğinden emekli bir Polonyalı yurttaşımız. Ağabeyi Leopold ile Polonezköy’de aileden kalma kıymetli bir mülkleri vardı. 2014 yılında satmaya çalıştılar ancak alıcı çıkmayınca vazgeçtiler. Anlattığına göre 2015 yılı sonunda bir telefon aldı. Arayan kişi, Polonezköy’deki komşularından telefonunu aldığını, halen satmaya niyeti varsa mülkle ilgilendiğini söylüyordu. Vaçek ve Leopold Golba Kardeşler, arayan kişiyle İstanbul’da bir AVM’de buluşmak için randevulaştı. Buluşmaya kendilerini arayan Enes Bilgili, ağabeyi olduğunu söylediği bir kişiyle geldi. Pek ciddiye almadılar. Zira Enes Bilgili 1997 doğumlu, henüz yetişkin olmuş bir gençti. Mülk ise milyon dolarlıktı. Anlaşamadılar.

2018 yılı sonunda ağabey Leopold Golba, kanser hastalığı nedeniyle vefat etti. Vaçek Golba ve ölen ağabeyinin çocukları, bir süre sonra Polonezköy’deki gayrimenkulü satmaya karar verdi. 2023 yılında bir emlak şirketi ile anlaştı.

Her şey normal görünüyordu. Ta ki o güne kadar. 7 Ekim 2023’te Golba’nın eline bir icra kâğıdı geldi. Kâğıtta, yıllar önce gördüğü Enes Bilgili’ye 1 milyon 50 bin dolar borçlu olduğu yazıyordu. Bilgili, borcunu ödemesini, ödemezse gayrimenkulüne el konmasını istiyordu.

Elbette Vaçek Golba hem icra dairesine itiraz etti hem de savcılığa “Dolandırılıyorum” diyerek suç duyurusunda bulundu.

BİR TUHAF BAĞLANTI 

Peki Enes Bilgili kendisini nasıl savundu?

Emlak yatırımları yaptığını, ağabeyi olarak tanıttığı Cüneyt Vulkan’ın kendisine yardımcı olduğunu, 2018 yılının eylül ayında gayrimenkulü almak için Golba kardeşler ile anlaştıklarını ancak Leopold Golba’nın ölmesi üzerine satışın gerçekleşmediğini söyledi. 2022 sonunda yeniden satış için konuştuklarını, anlaştıklarını, Vaçek Golba’ya 1 milyon 50 bin doları Şişli’deki bir kafede elden verdiklerini anlattı. Söylediğine göre paranın yarısını Enes Bilgili yarısını Cüneyt Vulkan vermişti. Teminat olarak ise elden senet aldıklarını iddia etti. Gariptir, senedin düzenlenme tarihi 11 Eylül 2022, ödeme tarihi ise iki hafta sonra, 25 Eylül 2022’ydi. Satış işlemi gerçekleşmediği için icra takibi başlattığını söylüyordu.

Derken...

Hukuki kavga sürerken Vaçek Golba’nın avukatına bir telefon geldi. Arayan da Bursa Barosu’ndan başka bir avukattı. İki avukatın ortak bir noktası vardı. Her ikisinin de yaşlı müvekkili vardı. Her iki müvekkil de kendisine ait olmadığını ispatlamaya çalıştığı milyon dolarlık senetlerle mağdur olmuştu. Kendilerini dolandırdıklarını söyledikleri kişilerin avukatları da Bursa Barosu’ndan aynı avukattı. Bu avukat, Bursa’daki dosyaya yanlışlıkla İstanbul’dakilerin evrakını gönderince birbirlerinden haberdar olmuşlardı.

BİRİ ŞOFÖR BİRİ KEPÇE OPERATÖRÜ 

Bir detay daha...

Bursa’daki dosyada, yaşlı bir kadına önce kiralık dükkân sorulmuş ardından karşısına senet çıkarılmıştı. Orada da dükkânı soran Enes Bilgili’nin ağabeyiydi.

Bursa’da dosyayı takip eden avukat ortak noktaları olan çok sayıda benzer vaka olduğunu keşfetmişti. Gazeteci Timur Soykan da Kayda Geçsin programında iki yıl önce Bursa’ya uzanan bu yapıyı anlatmıştı.

Benim dikkatimi çeken bir detay daha var. İki dosyada da şüpheliler, çeşitli bahanelerle, hedefteki kişileri arayarak, telefon geçmişi oluşturuyor. Örneğin Vaçek Golba, daha önce, alakasız şekilde “Kınalıada’da bildiğiniz otel var mı” diye şüpheliler tarafından arandığını anlatıyor.

Vaçek Golba uzman bir heyetten “Bu imza benim değil” mütalaası aldı. Mahkemeye sundu. Gelgelelim mahkemenin atadığı emekli polis olan tek kişilik bilirkişi aynı mütalaayı vermedi. Bu sayede önümüzdeki günlerde Vaçek Golba’nın kıymetli mülkü satılacak.

Dosyayı okuyup bitirdikten sonra dönüp bir daha baktım. Savcı sorduğunda Enes Bilgili lise mezunu olduğunu ve şoförlük yaptığını söylemişti. Cüneyt Vulkan ise ilkokul mezunu kepçe operatörü olduğunu anlatmıştı. Ancak garip şekilde milyon dolarlık alengirli mülk işlerine girmişlerdi.

Açıkçası...

Ya azınlık yurttaşlarımız başta olmak üzere, yaşlılar hayatlarının son günlerinde malvarlıkları konusunda olağandışı kararlar veriyor. Ya da başta azınlık yurttaşlarımız olmak üzere mülk sahiplerinin yaşlanmalarından istifade ederek mallarına çökenler var. Ben burada ne olduğunu görüyorum. Okuyucu, eminim sen de görüyorsun. Ancak yargı gözünü kapattıkça herkesin gördüğü görülmez oluyor!

Dünyanın bize görünmesi için önce bizim onu aramamız gerekir.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025