Bir garip ölüm hikâyesi
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Bir garip ölüm hikâyesi

27.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Pazartesi günü Onlar yayınında İBB’ye bağlanan Hüseyin Gün dosyasında soruşturmayı başlatan ilk taşı anlattım. Hüseyin Gün’ün “manevi annem” dediği Seher Alaçam’ın gerçek oğlu Ümit Alaçam, annesiyle ondan 24 yaş küçük Hüseyin Gün arasında gerçekte bir gönül ilişkisi olduğunu, “manevi annem” sözünün bunun perdesi olduğunu, annesinin Hüseyin Gün tarafından önce dolandırılıp sonra öldürüldüğünü iddia ediyordu. Buna dair raporları da yargıya sunmuştu. Gelgelelim cinayet ve dolandırıcılık dosyası bırakılıp olayın siyasi boyutu öne çıkarılmıştı.

Programdan sonra o kadar “Benzer çok dosya var” hikâyesi dinledim ki...

Ömrünün son döneminde olan yurttaşlarımızın, “manevi annelik”, “manevi yeğenlik”, “manevi kardeşlik” gibi bahanelerle servetleri yer değiştiriyordu.

Biri özellikle dikkatimi çekti. Evet, işin içinde yine siyaset vardı. Evet, yine belediye vardı. Evet, yine para vardı. Ama sonucu farklıydı. Bu sefer Cumhur İttifakı olunca beklediği ilgiyi görmemişti.

Şöyle anlatayım...

ÖLÜM GÜNÜ YENİ VASİYET

Ermeni yurttaşımız Hripsime Sayrin 24 Mayıs’ta vefat etti. Öldüğünde 79 yaşındaydı. Hali vakti de yerindeydi. Sekiz adet çok değerli gayrimenkulü, bankalar ve finans kuruluşlarında yüksek meblağlarda parası vardı. Duldu ve çocuğu yoktu. Tek resmi mirasçısı kardeşi Onnik Dellaloğlu’ydu. Mirasının ona kalması bekleniyordu. Öte yandan, 2023 yılı martında, aklı başındayken kendi el yazısıyla bir vasiyetname hazırlamıştı. Mal varlığını kardeşinin çocukları olan yeğenleriyle yetim çocuklara sahip çıkanlar başta olmak üzere Ermeni vakıfları arasında tek tek paylaştırıyor, ölümünden sonra nasıl gömülmek istediğini anlatıyor, tablolarına bile vasiyette yer veriyordu.

Ancak...

Ortaya yepyeni bir vasiyetname çıktı. Üstelik bu vasiyeti öldüğü gün, ölmeden birkaç saat önce vermişti. El yazısı da kendisinin değildi. Bütün mal varlığını, Fatih’te yaşayan Fırat Baran Durmaz isminde 1982 doğumlu 43 yaşında birine bırakmıştı.

ALTINDAN BBP’LİLER ÇIKTI

Elbette kardeşi “Kim bu Fırat Baran Durmaz” diyerek durumdan şüphelendi. Durmaz, BBP’nin Avcılar kurucu ilçe başkanıydı. Ayrıca partinin Avcılar Belediye Meclisi üyesiydi. Ne yaşam ne kültür ne inanç olarak iki isim arasında ortaklık olabilirdi.

Dahası...

Hripsime Sayrin, Sarıyer Maslak’ta kendisine ait bir evde yaşıyordu. Ancak Şile’de ölmüştü. O gün 20.30’da 112 Acil Servis tarafından ölmek üzereyken Şile Devlet Hastanesi’ne getirilmiş, birkaç dakika sonra canlandırılamayıp hastanede vefat olarak 20.55’te kayda geçmişti. Şile’de ne bir akrabası ne de bir arkadaşı vardı. Şüpheleri iyice arttı.

Ölümden geç haberdar edilen aile işin peşine düştüğünde daha da garip durumlar ortaya çıktı.

Hripsime Sayrin tek başına yaşayan bir kadındı. Çok para harcamasını gerektirecek bir yaşamı yoktu. Ancak ölümüne doğru giderken hesabından milyonlarca lira çıkmıştı.

Ölüm günü verdiği “sözlü vasiyetname tutanağı” belgesinin ilk tanığı Mübeccel Bulur isminde biriydi. Fırat Baran Durmaz’ın kayınvalidesiydi. El yazısı ona aitti. Öbür tanık Metin Yalçın’dı. O da BBP Avcılar ilçe başkan yardımcısı ve Durmaz’ın özel kalemiydi. Hripsime Sayrin’e imzalatmışlardı. Vasiyetnameye göre Fırat Baran Durmaz, oğlu gibi Sayrin’in bakımıyla ilgilendiği için ona mirasını bırakmıştı.

MİLYONLARINI ALDI

İşin esasında Durmaz, Sayrin’in hayatına son bir yılda girmişti. Çevresine kendisini Sayrin’in yeğeni olarak tanıtıyordu.

O kadar ki...

Sayrin’in öldüğü gün, hastanede düzenlenen ölüm belgesinde, “bilgi veren” olarak görünen Durmaz’ın yakınlık derecesi olarak “yeğeni” yazıyordu. Oysa Durmaz, Hripsime Sayrin’in yeğeni falan değildi!

Birçok kişinin söylediğine göre, Sayrin’in yaşlı olması sayesinde onunla yakınlık kurmuş, işlerini takip etmeye başlamış, onun güvenini kazanmıştı. Noterde bunun için genel bir vekaletname çıkartmıştı. Bu sayede tüm işlemlerini yapabiliyordu. Sayrin’in Şekerbank Göztepe Şubesi’ndeki hesabından, 10 Nisan 2025 tarihinde, yani ölümünden bir buçuk ay önce, Durmaz’ın hesabına 16 milyon 336 bin 32 lira havale yapılarak hesabının sıfırlandığı ortaya çıktı.

Bu kadar da değil.

ÖLDÜ MÜ ÖLDÜRÜLDÜ MÜ 

Cenazesinden vakıflar dahil kimse haberdar edilmemiş, Hripsime Sayrin, vasiyetine aykırı şekilde, apar topar Durmaz tarafından gömülmüştü. Yakınlarının anlattığına göre, Maslak’taki Mashattan Sitesi’ndeki evine ölümünden sonra da giriş çıkış yapılmıştı. Evde Sayrin’e ait olmadığı belli olan eşyalar ve en önemlisi boş mücevher kutuları bulunmuştu. Durmaz, site yönetimine de Sayrin’in çok hasta ve yaşlı olduğu için işlerini yürüttüğünü söylemişti. Ancak site yönetimi ölümünden yaklaşık bir ay önce Sayrin’in gayet sağlıklı göründüğünü söylüyordu.

Gerçekten de Hripsime Sayrin, anlatılana göre, yalnızca şeker hastalığı için ilaç kullanıyordu. Ciddi bir sağlık sorunu yoktu. Öte yandan Sayrin’in Kadıköy Göztepe’deki evine gidildiğinde de içerideki pek çok şeyin alınmış olduğu görüldü. Apartman görevlisi, Durmaz’ın kendisini Sayrin’in yeğeni olarak tanıtarak eve girip çıktığını söylüyordu.

Hem Fırat Durmaz, hem vasiyetnamenin tanıkları olan kayınvalidesi ve özel kalemi, verdikleri ifadelerde, Sayrin’in Durmaz’ı çok sevdiği için mallarını öldüğü gün ona bırakmaya karar verdiğini iddia ettiler. Dahası... Sayrin’in ölmeden önceki hafta üç kez kalp krizi geçirdiğini söylediler. Buna dair somut bir kayda ulaşılamadı. Ancak 2023 yılı ağustosunda yaşlılıktan dolayı algı bozukluğu olduğunun raporlara girdiği ortaya çıktı. Kısacası Sayrin’i kandırmak çocuğu kandırmak gibiydi.

Şimdi hem ailesi hem Ermeni yurttaşlarımızın vakıfları, Sayrin’in nasıl öldüğünü, ölüm günü vasiyetinin nasıl yazıldığını, BBP’li siyasetçinin Sayrin’le yakınlığını sorguluyor. Yargıdaki dosyanın çözülmesini bekliyor.

Ölümün üzerindeki perdeyi kaldırmak için yaşamla hesaplaşmayı tamamlamak gerekir.

Yazarın Son Yazıları

Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025