Korona geçerken Soylu değiştirilmez
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Korona geçerken Soylu değiştirilmez

04.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kızıl yaprakların arasından görülen mavi gökyüzü, üzerine yatılan yeşil çimeni hatırlatır. Taşa vuran ayağın sesleri, uzaktaki sokağın ıssızlığını haber verir. Peki, bir markete yığılmış insanların yüzündeki endişe?

Meşhur geyik muhabbetini duymuşsunuzdur. Dünya İçişleri Bakanları Şampiyonasında, hedef, ormana salınan tilkiyi yakalamaktır. Almanlar kızıl ötesi ışınlarla 6 saatte, Amerikalılar uydu fotoğraflarıyla 5 saatte, Çinliler keskin burunlu köpekleriyle 4 saatte bitirir yarışı. Ellerinde sopalarla ormana giren Süleyman Soylu ve ekibi, 10 dakika sonra kaşı gözü patlamış, yara bere içindeki kelepçeli ayıyla geri döner. Zavallı hayvancık hakemi iknaya çalışır: Yemin ederim ki ben tilkiyim!

Rivayet odur ki sonucu kabullenmeyen hakem, “Koca ayı yemin ediyor, niye inanmıyorsun” diye tartaklanınca şampiyona iptal olur. Kıssadan hisse, Süleyman Soylu’nun problem çözme yöntemi birazcık farklı!

İki saat sonra sokağa çıkmak yasak” diyen Soylu’nun rüzgârıyla markete koşan insanların fotoğrafı, bana bir buçuk yıl önceki başka bir market fotoğrafını hatırlattı. Üstelik konu yine Soylu’ya bağlanmıştı. Türkiye ekonomisinin zor günleriydi. Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı başlatılmış, Berat Albayrak patronlardan indirim istemişti. Göstermelik de olsa bir indirim furyası ilerliyordu. Derken tuhaf bir şey oldu. Soylu, 81 ilin valisine gönderdiği genelgeyle fahiş fiyatlarla mücadele edilmesini istiyordu. Zabıtaların marketlere girip fiyatları incelediği fotoğraf, dünya basınında “Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi” diye dalga geçilerek verilince, Soylu stili dünyaya mal oldu. Bu hareketin baltalama olduğunu düşünen Albayrakçıların gazetesi Sabah’ta Soylu şöyle eleştiriliyordu:

Yani şimdi markete polis mi girecek! Fiyat indirmeyene idari işlem yapılması ne demek! Bence bazen vur deyince öldürüyoruz ve işi amacından saptırıyoruz.”

TURİZM BAKANI'YLA BİLE SORUNLU 

İlk istifası olmadığını öğrendik. “Hakaretleri de kabul ettim” deyince hakarete uğradığını da öğrendik. Sopalı çözüm nedeniyle birçok bakanla karşı karşıya geldiğini öğrendik. Krizlerin önce Albayrak’a, sonra Saray’a gittiğini öğrendik. Telefonunu kapatınca ona Erdoğan’ın bile ulaşamadığını öğrendik. Bir istifa çok şey öğretti…

İçişleri Bakanı Turizm Bakanı ile karşı karşıya gelir mi? Turizm Bakanı’nın geçen yıl bu zamanlar yaptığı “Almanya’dan 5 milyon 600 bin turisti Türkiye’ye bekliyoruz” açıklamasını hatırladınız mı? Erdoğan da 2019 yılı turizm hedefinin 50 milyon turist olduğunu söyleyerek Bakanına destek vermişti. Soylu hemen ardından aynen şunu söyledi: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya’da, Bodrum’da, Muğla’da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık. Hadi gelsinler bakalım, havalimanlarından içeri girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil.” Soylu’nun açıklamasına Alman Dışişleri Bakanlığı, “Türkiye’ye seyahat uyarısı”yla yanıt verdi. Başka birinin paylaşımını beğenmeniz bile gözaltı nedeni diyen uyarıyı seyahat iptalleri takip etti. Kısacası, ormandaki asayiş sorununu ormanı yakarak ortadan kaldıran Soylu, “her işin karışanı” oldukça, işleri bozuyordu.

Soylu’nun gidip gelmesinin ardından Berat Albayrakçı Sabah gazetesinin Ankara Temsilcisi’nin Soylu eleştirisi, hem krizin ne olduğunu hem de sadece ertelendiğini göstermiyor mu:

Kamuoyunun ilgi ve sevgisine mazhar olmak her siyasetçinin en büyük arzusu ve hedefidir. Şahıs bazında kurulan sempati halkaları, ancak kurumsal yapıların içinde, liderliğin sürükleyici gücüne uyumla ve kalibreli ekiplerle anlamlıdır. Cumhurbaşkanı, dere geçerken at değiştiren bir siyasetçi olmadığı için, günün ve görevin gereklerini gözeterek sağduyulu davranmıştır. Cumhurbaşkanı’nın bu tarzı özgündür ve geleceğe dair siyaset mühendisliği öngörülerine dalanlar için yanlış yorumlanmamalıdır.

Demek Soylu üzerinden siyaset mühendisliği yapanlar vardı, korona geçerken bakan değiştirilmezdi.

AKP’DE ANKET SAVAŞLARI 

Tam da Soylucuların “geri dön” kampanyası başlattığı saatlerde, Albayraklar’ın SETA’sından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na çıkan Fahrettin Altun’un mesajına dikkat ettiniz mi? 00.48’de Erdoğan’ın çalışırken fotoğrafını paylaşmış ve “Allah ömrünüze bereket, gücünüze güç katsın Sayın Cumhurbaşkanım” yazmıştı. “Patron belli” diyordu.

Birkaç gün sonra ilginç bir anket ortaya düştü. Metropoll Araştırma, vatandaşa “Erdoğan’ın görevini yapış tarzı”nı soruyordu. Meğer korona günlerinde Erdoğan’a destek yüzde 41.1’den 55.8’e çıkmıştı! CHP’lilerin yüzde 20’si Erdoğan’a destek vermeye başlamıştı! Anket en çok Albayrakçı yazarları memnun etti. “Oluşmaya başlayan aklıselim zemin”den, “yeni ortak akıl”dan bahseden bile oldu.

İşte tam da bu anda akla başka bir anket geliyor. 2019 yılının aralık ayında, yani 4 ay önce, Washington merkezli Amerikan İlerleme Merkezi, Max Hoffman imzalı bir yazıyı resmi sitesinde yayımladı. Türkiye uzmanı Hoffman’ın başlığı ilginçti: Türk Muhafazakârların Erdoğan’a Sadakati ve Potansiyel Haleflerine Bakış. Hoffman, yine Metropoll’ün AKP’lilere “Erdoğansız AKP”yi sorduğunu anlatıyordu. Metropoll’den öğrendiğimize göre anketi Amerikalılar yaptırmıştı. Parti tabanının yüzde 73’ü Erdoğan’dan başka bir lider düşünemediğini söylüyordu. Düşünebilenlerin yüzde 17’si Süleyman Soylu, 12’si Ali Babacan, 8’i Davutoğlu, diğer 8’i Berat Albayrak, 7’si Abdullah Gül adını vermişti. Listedeki Soylu ve Albayrak dışında kalanların tasfiye olduğunu biliyorsunuz.

Üstelik bu sadece biri. 2019 yılının temmuz ayında PİAR Araştırma, vatandaşlara bakanları sorduğunda ya da şubat ayında Gezici Araştırma siyasetçilerin güvenilirliğini sorduğunda Soylu hep önde çıkıyordu. Anketler de, birileri bize anketlerle de, bir şeyler söylüyordu.

SOYLU İTTİFAKIN VEZİRİ 

Uzatmayalım…

Belli ki Soylu’nun istifası, market fotoğrafından çok, AKP içindeki fay hatlarının sonucu. Şahın belli olduğu bir satrançta vezirin kim olacağını bilek güreşi belirleyecek. Ancak bu savaşın bir ekseni daha var.

Çok değil, kısa süre önce “yüzde 40” tartışması yaptık. Albayrak’ı destekleyenlerin de olduğu bir eğilim, yeni sistemdeki “yüzde 50 sorunu”nu öne çıkardı. Başkanlık, koalisyonu bitirecekti. Ama yüzde 50 ihtiyacı nedeniyle “küçük partilerin kilit haline geldiğinden” bahsediyorlardı. Şikâyet ettikleri tabii ki başkasının düğününde oynayınca kendini güvey zanneden küsurat partileri değil, MHP idi. Yüzde bahsini açanların öncelikli derdi AKP’nin ayağına bağlı MHP taşını çözmekti. Soylu’nun istifası sırasında yaşananlar; taşın sadece ayakta değil, böbrekte de olduğunu gösteriyor. Zira Soylu’nun istifasına en sert tepkiyi MHP’nin verdiği hatırlanırsa, Süleyman Soylu’nun, AKP içindeki bir kanadın MHP ile ittifakının vezir adayı olduğu netleşti.

Haliyle anket-ankete karşı tablosu iki şey söylüyor. Bir, Erdoğan eskisinden daha güçlü bir patron. İki, arkasındaki destek onu kimseye mecbur bırakmayacak büyüklükte. Anketlerin mesajının sonucunu görmek için kuşkusuz “derenin geçilmesi” beklenecek.

Asıl merak ettiğim başka…

Tilkiliğe ikna yöntemini biliyoruz. Peki, bir zamanlar kendisine “AKP’ye gidecek misiniz” diye sorulduğunda “Teklif ettiler kabul etmedim” diyen, AKP’yi “devlet elbisesi giymekle” suçlayan devlet muhalifi Soylu’yu, Erdoğan’ın veziri olmaya kim ikna etti?

Yazarın Son Yazıları

Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025
İŞKUR’u bile soydular

Kapı içeriden açıldı mı soygun normalleşir.

Devamını Oku
29.09.2025
‘Size miras kaldı’ sürprizinden çıkan örgüt

Koca ağaca bakıp dalındaki eksiği görüyorsan haksız değilsin.

Devamını Oku
25.09.2025
İçeridekilerin aileleri neler yaşıyor

Kendi gülünün dikenini çıkarmak kolaydır. Başkalarının acılarını anlamak ise uğraş ister.

Devamını Oku
22.09.2025
Netanyahu’nun Erdoğan’a salladığı parmak

Tek kişide hastalık dedikleri, milyonlarda ideoloji oluyor.

Devamını Oku
18.09.2025
Dananın kuyruğu kopacak derken...

Siz bu yazıyı okurken belki bütün kelimeleri eskimiş olacak.

Devamını Oku
15.09.2025
Erdoğan’ın CHP planı

Sen ardına dönüp bakmazken geçmiş bir gölge gibi seninle birlikte yürüyor.

Devamını Oku
11.09.2025
İBB operasyonunu başlatan AKP’li

Adli yıl açılışında İstanbul cumhuriyet başsavcısı gazetecilerle buluştu. İlginç bir ifade kullandı: “İBB operasyonunu ilk öğrenen kişi Murat Kapki oldu. Nasıl olduğunu bilmiyoruz. O, malları kaçırmaya başlayınca biz de harekete geçtik.”

Devamını Oku
08.09.2025
‘Terörsüz Türkiye’nin kabağı

Dünya değişiyor ama senin çektiğin çile hep aynı kalıyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Başörtüsünü çıkaran Fethullahçı

İnsanın çektiği çilelerin sonucu tecrübeleridir.

Devamını Oku
01.09.2025