Tarihin arka duruşması
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Tarihin arka duruşması

02.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Bir zamanlar aynı stüdyoda tarih konuşurlardı. Kimi kızarak kimi alkışlayarak izlerdi. Aynı masada farklı görüşler buluşurdu. Sonra medya da değişti programlar da. Konuşmaya devam etmeyi geçtim... Patron değiştiren kanala bile el kondu. Bu sırada masa zaten çoktan dağıldı.

Biliyorsunuz Fatih Altaylı o masadan kalktıktan sonra YouTube’da devam etti. Türkiye’nin açık ara en çok izlenen gazetecilik programını yaptı. İçeriği de iktidarı kızdırıyordu.

“Halkın yüzde 70’i cumhurbaşkanının ömür boyu cumhurbaşkanlığına karşıymış, ne diyorsunuz” sorusuna verdiği yanıtın 29 saniyesinden bahane buldular. Osmanlı sultanlarının bile sınırsız iktidara sahip olmadığını anlattığı cevaptan “cumhurbaşkanına tehdit” suçu ürettiler.

BARDAKÇI’DAN TARİH DERSİ

Ben de sizin gibi, “Acaba Altaylı’nın bir dönem aynı masada tarih konuştuğu isimler bu mesele hakkında ne düşünüyor” diye merak ettim. Öğrendim ki Murat Bardakçı ve İlber Ortaylı dosyaya bir görüş vermiş. Merakla okudum.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyeliği de yapan tarihçi Murat Bardakçı, verdiği mütalaada şunları söyledi:

“Osmanlı tarihinde, padişah öldürmelerinin örnekleri mevcuttur. Yeniçerilerin ayaklanmaları üzerine tahttan indirilen padişahlardan beşi katledilmiştir. Yine tahtından indirilen bir padişahın ölümünün cinayet olup olmadığı, bugün de tartışılmaktadır.”

II. Bayezit, Genç Osman, Sultan İbrahim, Üçüncü Selim, Dördüncü Mustafa’nın katlini ve Sultan Abdülaziz’in tartışmalı ölümünü anlatan Bardakçı, Altaylı’nın programı için şu ifadeleri kullandı: “Dava konusu konuşmada, yapılan anketin sonuçlarını değerlendiren Fatih Altaylı’nın, yorumunu Osmanlı tarihi ile ilgili yukarıda sıraladığımız tarihsel gerçeklerle anlatmaya çalıştığı sonucuna varıldığını, sayın mahkemenizin takdirine sunarım.”

İLBER HOCA’NIN MÜTALAASI

Mütalaasını “Medipol Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Tarihi öğretim üyesi” titriyle imzalayan Ortaylı da bir tarih profesörü olarak Altaylı’nın programdaki ifadelerinin gerçek olup olmadığını incelemiş: “Osmanlı tarihinde hal dediğimiz vakıa ilk önce II. Bayezit’in, oğlu büyük komutan Yavuz Selim Han tarafından tahttan indirilmesiyle başlar. (...) Genç Osman’ın da hali aynı şekilde olmuştur. (...) I. İbrahim ruhsal bozukluktan dolayı yine fetva ile hal edilmiştir. Dördüncü Mehmet için de söz konusu hal, şeri vakıalara ve verilen fetvalara uygundur.”

Ortaylı, Altaylı’nın konuşmasında bahsi geçen padişahların yaşadıklarının tarihsel gerçeklik olduğunu anlattığı mütalaasında, “hal” denilen “tahttan indirme”nin fetva alınarak gerçekleştiğini not etmiş: “İkinci Mustafa için de Edirne vakıası sonunda böyle bir fetva verilmiştir. Bu hükümdarların hepsi kafes ardına, yani inzivaya çekilmekte ve sarayda tutulmaktadırlar. Üçüncü Selim için de durum aynıdır. Üçüncü Selim, 19. asrın başında katledilen son Osmanlı padişahıdır. (…) Fatih Altaylı’nın konuşmasında kastettiği son olay, doğrudan doğruya Sultan Abdülaziz Han’dır. Askeri bir darbeyle tahttan indirildi. Gene aynı şekilde haline fetva verildi. (...) Son hal edilen Padişah İkinci Abdülhamit de fetva kararıyla indirilmiştir.”

ALTAYLI SADECE ANALİZ YAPTI

II. Osman’ın katledildiğini, tarihçilerin Abdülaziz’in de katledildiğine inandığını söyleyen Ortaylı şu ifadeleri kullandı: “Sayın Altaylı’nın bu vakıaları bildiği malumdur. Demeci bunlara dayanmaktadır.”

Ortaylı, Cumhuriyet tarihindeki darbeler sürecine de bilimsel görüşünde yer verdi. 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e kadar tüm darbelerin kısa süre sonra sivil siyasete geçişle sonuçlandığını anlatan Ortaylı, şu çıkarımda bulundu: “Dolayısıyla, Türkiye’de sandık demokrasisi veya darbeler üzerinde konuşan bir muharririn aksine çok iddialı tezler ileri sürmesi mümkün değildir. Zaten Fatih Altaylı’da da böyle bir görüş olmadığı malumdur. Tamamen geçmişin bu şekilde analizini yapmaktadır. Demokratik seçim mekanizmasına inandığı açıktır. Kanaatim bu olup muhterem mahkemenize saygılarımla sunuyorum.”

KANUNDA OLMAYAN SUÇ

Sadece Bardakçı ve Ortaylı değil...

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi olan Köksal Bayraktar da Altaylı’nın programına dair hukuki bir görüş sundu. Bayraktar, Altaylı’nın cumhurbaşkanına suikast ve saldırıları içeren 310. maddeden yargılandığını hatırlattıktan sonra, bu maddenin “cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasını içermediğini yalnızca suikast ve fiili saldırıları içerdiğini, kanun maddesine ve Yargıtay kararlarına dayanarak söyledi: “Saldırı, bir kişiye yönelik olarak hücum etmeyi, kişinin maddi bütünlüğünü ihlal etmeyi ifade eder. Saldırı kelimesi, bir ağırlığı, yapılan hareketin belirli bir vahamet taşıdığı anlamını içermektedir. TCK 310/2 maddede sadece saldırı kelimesi ile yetinilmemiş, ‘fiili’ şeklinde bir sıfat kullanılmıştır.” Bayraktar, sözlüklerdeki anlamıyla “fiili saldırı” olması için, yorum değil eylem olması gerektiğini ifade etti.

Bayraktar, bunun ötesinde genel anlamda tehdit suçunun da oluşmadığını da ifade etti. Bu suçun gerçekleşmesi için “Korkutucu, ciddi, korkutmaya elverişli, gerçekleştirilebilir” şartlarının arandığını açıklayan Bayraktar, Altaylı’nın konuşmasından böyle bir çıkarımda bulunulamayacağını söyledi. Tehdit suçunun işlenebilmesi için somut kasıt şartının da arandığını anlatan Bayraktar, Altaylı’nın konuşmasında cumhurbaşkanına yönelik bir kötülük de olmadığını ifade etti: “Türkiye’de halkın çoğunluğunun diktatörlüğü istememesi bir kötülük değildir. Tehdit suçunun meydana gelebilmesi için bireyin iradesini, düşünme yeteneğini etkileyecek ve bozacak bir kötülüğün yapılacağı yönünde bir beyan gerekir.”

Gazeteci Fatih Altaylı, yarın, 3 buçuk ayın ardından, tutuklu olduğu Silivri’de mahkeme önüne çıkacak. Gazetecilerin soruşturulmasına, yargılanmasına, tutuklanmasına ne yazık ki alıştık! Ancak belli ki bu kez yargılama, klasik bir duruşmanın ötesine geçip tarih dersine dönüşecek.

Zorbalık çok güçlü sanırsın. Oysa gerçeğin geç de olsa kendini açığa koyan varoluşundan daha güçlü bir şey yoktur.

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025