Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

06.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Furkan Karabay, savcıları eleştiren yazıları nedeniyle hapisten getirilip götürüldü. Fatih Altaylı, Osmanlı sultanları üzerinden yaptığı konuşma nedeniyle tekrar cezaevine yollandı. Orkun Özeller, Bahçeli’yi hedef alan sözleri nedeniyle Ordu’da tutuklanmıştı, Silivri’ye nakledildi. Ayşe Barım’a, Gezi’den tahliye edildiği halde hastanedeyken itirazla yeniden tutuklama kararı çıktı.

İşte üç gün önce, bunları konuştuğumuz sırada, Antalya’da bir başka yazarın duruşması vardı.

Bu köşede okumuştunuz. Muhafazakâr yazar Ümit Ziya Altı, 2011’de, o sırada 13 yaşında olan Y.E’ye cinsel istismarda bulunmaktan yargılanıyor.

13 YAŞINDA YAŞANANLAR

Hatırlatayım...

Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Oda Tiyatrosu’nda yönetmen olan Altı, ailesinin zor günler yaşadığı çocuk oyuncu Y.E’ye tiyatroda hocalık yapıyordu. Y.E’nin anlattığına göre bir gün ona bir kâğıt uzattı. Y.E’nin adına bir e-posta adresi açmıştı. Şifresini verdiği bu adrese girip taslaklar bölümüne bakmasını istedi. Y.E., kendisine hitaben yazılmış, “Ey Sevgili” diye başlayan romantik mektuplarla karşılaştı. Çocuktu, aile bunalımındaydı, gereken cevabı veremedi. Altı’nın Y.E’ye dokunmayla başlayan eylemleri, 22 Temmuz 2011’de tecavüzle son buldu.

Annesinin durumdan şüphelenerek günlüğünü okumasıyla ailesi ayağa kalktı. Tepkilerin ardından tiyatro bir anda kapatıldı. Y.E. ise annesiyle apar topar İzmir’e taşınarak orada eğitim hayatına devam etti.

Altı’nın okullarda dolaşıp çocuklara “tasavvufi aşk”ı anlattığını gören Y.E., yaşadıklarıyla yüzleşmeye karar verdi. Yıllardır psikoloğa gidiyor, travmasını iyileştirmeye çalışıyordu. Boğaziçi Matematik Bölümü’nü bitirip kendi ayaklarında durabilecek iyi bir işe sahip olan Y.E., ardından hukuk fakültesine girdi. Mücadele etmek için Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ne üye oldu. Kendi dilekçesini kendi yazdı. Antalya’da savcının karşısına yaşadıklarını gösteren delillerle çıkan Y.E., savcıya şunları söyledi: “13 yıldır ailem de ben de, onun bende bıraktığı utancın ve beni mecbur bıraktığı suskunluğun bana verdiği hasarın bedelini ödüyoruz. Fakat ben artık utanmak istemiyorum. Çünkü ben çocuktum. Adaletin iyileştirici gücüne inanan bir avukat adayı olarak, çocukluğuma sahip çıkmak istiyorum.”

Altı ise istismarı inkâr etti. İtibarımı zedelemeye çalışıyor” savunması yaptı.

Y.E., dosyaya, Altı’nın olaydan sonra yazdığı “Sende Mahsur Kaldım” kitabındaki göndermelerini de sunmuştu: “En illegal şeyleri dahi, yasal sevdalarının o gözü kara aşkları sayesinde yaparak”, “kana kana içmek istediğim ama yasak bir aşka oruçlu olduğum için de hiçbir zaman gelemeyecek olan iftarını beklediğim”, “yasak ve özel aşkım”, “bizce legal ama başkalarınca illegal olan o ikimizin sevdası”, “mühür vurulmuştu aile büyükleri tarafından bir daha açılmamak üzere bu yasak aşkın tam kalbinin üzerine”...

TANIKLAR DOĞRULADI

Antalya Cumhuriyet Savcılığı, bütün delilleri toplayıp Altı aleyhinde iddianameyi hazırladı. Aile Bakanlığı da Altı aleyhinde dosyaya müdahil oldu.

İşte geçen cuma günü Antalya’da Ümit Ziya Altı’nın üçüncü duruşması vardı.

İlk iki duruşmada bir dizi tanık dinlendi. Tanık A.A.E., 2017 yılında, İzmir Kitap Fuarı’nda Altı ile yüzleşen Y.E’yi gördüğünde “Bana tecavüz eden adam burada onunla yüzleşmeye geldim” dediğini aktardı. Tanık N.Ö., Antalya Esnaf Sanatkârları ve Odaları Birliği’nde çalışırken odasının kapısına “Senden hoşlanıyorum” şeklinde kâğıt yapıştıran kişinin kamera kayıtlarından Altı çıktığını anlattı. Annesinin olayı fark edip gösterdiği tepkinin tanığı olan komşusu M.Ç., “Yıllardır unutmadığım bir tek cümle vardı, 13 yaşındaki bir kız çocuğu için, çocuğuna sahip çıksaydın denildi” dedi. Öğretmen olan M.Ç. kendisinin de gördüğü günlük için “13 yaşındaki kızlarla konuşulmayacak şeylerdi” ifadelerini kullandı. Y.E’nin annesi, babası, halası da o dönem yaşananları doğrulayan bilgiler verdi.

RAPOR GELİNCE

İddianame yazılırken savcı adli tıp raporu almıştı. Mahkeme bir kez daha, yani ikinci kez istedi. Ve rapor, cuma günkü son celseden önce geldi: “Mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan (travma sonrası stres bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, bu duruma göre Y.E’nin 2011- 2012 yıllarında (iddianameye göre) mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu oybirliği ile mütalaa olunur.”

Y.E’nin avukatları, raporu gören sanığın kaçacağını düşündü. Nitekim Ümit Ziya Altı duruşmaya gelmedi. Avukatlar, artık tutuklanmasını talep etti. Ama mahkeme yine reddetti.

Dahası...

Altı’nın avukatı, Y.E’nin 13 yaşında yaşadıklarını, bugünkü özel hayatını yargılayarak meşrulaştırmaya çalıştı. “Kendi ayarttı”, “hep sevgilisi olmuş, şimdi de sevgilisiyle gelmiş duruşmaya”, “(sosyal medyasındaki) yarı çıplak, elinde rakı bardağı bulunan veya öpüşme görüntüleri içeren fotoğraflardan hiç bahsedilmedi” gibi ifadelerle Y.E. hakkında “ahlaksız” imalarında bulundu. Y.E’nin avukatları Müjde Tozbey ve Yağmur Burçin Sayın, Altı’nın avukatını da Y.E’nin çocukluğuna rıza aradığı için şikâyet etti.

Y.E’nin yaşadıkları şarkı olsa, söyleyen kişi muhtemelen Mabel Matiz gibi süründürülecekti. Ya da Ümit Ziya Altı, istismardan değil de farz edelim iktidarı eleştirmekten yargılansa Furkan ya da Altaylı gibi tutuklanacaktı. Suçun değil sakıncalı görünenin peşinden koşan üniformalılar sayesinde bugün özgürlüğün tadını çıkarıyor.

Çelişkilerin çözüldüğü yerde çalınan çocukluk geri verilecek.

İlgili Konular: #Çocuk istismarı

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025