Genlerimiz sosyal mesafe için uygun değil
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Genlerimiz sosyal mesafe için uygun değil

14.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tüm yaşam alışkanlıklarının 180 derece değişimi, çok çok zor

İnsanlar birlikte yaşar. İç içe... Deyim yerindeyse kucak kucağa. Aileler, arkadaşlar, yakınlar... Temas çok önemlidir. Toplanırlar, sıra sıra dizilirler... Sanır mısınız ki sinemalarda, tiyatrolarda, stadyumlarda, meydanlarda, düğünlerde, kutlamalarda, barlarda, kahvehanelerde, lokantalarda vb. modern zamanların alışkanlıklarıdır.

İnsanoğlu varoluşundan bu yana topluluk halinde yaşar; insan bu anlamda topluluk demektir, topluluğun bir parçasıdır, ancak topluluk olarak var olur; toplumun bir parçası değilse, olamadıysa, olamıyorsa bunalıma girer, yaşamı-varoluşu kısıtlanır. Agoralar, çarşılar, alanlar, eğlenceler ve bütün sosyal ilişkiler insanın varoluş biçimleridir. Çoğalmasının yoludur da bütün bu saydıklarımız ve saymadıklarımız.

Ezelden beri!

Genlerimizde kayıtlı bir davranış biçiminden bahsediyoruz.

Ve bu yaşam biçimi, Homo sapiens’in 50 yıllık serüveni içinde, doğal olarak gelişmiş ve kökleşmiştir.

Gen kayıtlarını değiştiremeyiz

Şimdi bir virüs, diyelim 300 bin yıl kadar eskiye giden varoluş biçimini parçalamaya, yerle bir etmeye girişti. Bizi birbirimizden ayrılmaya itiyor. Bizim için çok zor!

Homo sapiens olarak baktığımızda 50 bin yıllık yaşam biçimimizi “sosyal mesafe-maske-yalnızlık-tecrit” gibi önlemlerle kökten değiştirmeye çalışıyoruz. Oysa biz fabrikaları, çalışma koşullarını, kentlerimizi, bütün sosyal ilişkilerimizi genlerimizde kayıtlı davranış alışkanlıklarımız çerçevesinde düzenledik.

Bunu değiştirmemiz mümkün değil, genlerimizden silemeyiz bu kayıtları.

Bu nedenle bütün dünyada yetkili otoritelersosyal mesafe, maske, el yıkama, evde kal” diye 5 aydır durmadan bağırıyor ve bazen para etmiyor. Bazen derken, önemli bir çoğunluğa etkisi sıfır.. Baktığınızda aslında insan olana bir kez söylemek yeterli olabilecekken...

Genlerimiz sosyal mesafe kavramına pek uygun değil. Sorun burada. Bu nedenle, hapis, para cezası, eve kapatma, polis, asker gibi, sopalar devreye sokuluyor. Bunların bile para etmediği kimseler oluyor.

Dahası genlerimiz buna isyan ediyor bile denebilir.

Tüm insanlarda ortak

Sanmayın ki bu salt bizim topluma özgü. Genellikle “bizim toplum adam olmaz, kültürel birikimi eksik, eğitimi uygun değil” gibi gerekçelerle toplumdaki sosyal mesafeye uymamayı açıklamaya çalışıyoruz.

Yok öyle bir şey; tüm toplumlarda bu ortak davranış biçimi.

Ama çeşitli toplumlardaki birikimler, gelenekler, görenekler, alışkanlıklar, geçmişten aldıkları ve sürdürdükleri farklı.

Bizdeki üç eksik bir fazla vb.. Bir kadın bir günde 14 evi dolaşıyor. Sonra virüslü olduğu anlaşılıyor ve 50’yi aşkın kişi kontrol altına alınıyor! Dünyanın neresinde bu görülür! Van’da, taziye evinde bir kişi 103 kişiye bulaştırıyor! Oysa taziye evi yasak. İnsanlar yasını ertelemiyor...

Bu ve benzeri durumlar mesela bize özgü vakalar. Başka ülkelerde farklı olgular var. ABD’de Anneler Günü’nde seyrettiğimiz alışveriş merkezlerinde maskeli kimse yoktu ve herkes popo popoya dolaşıyordu! Mesela bunu Amerikalıların derin cehaletine ve umursamazlığına bağlayabilirsiniz. Biz çok daha iyiyiz.

Bilim Kurulu tek otorite oldu

Bizde Bilim Kurulu’nun devreye girmesi, halkın uyarılara ve yasaklara uymasında büyük başarı etkisi yapmıştır. Birden siyasi kurum devre dışı bırakılmış ve insanlar bu konuda dünyada tek otoriteye kulak vermeye başlamıştır. Bilim Kurulu bu anlamda önemli bir görev yerine getirdi. Ayrıca bu konularda tek otoritenin de bilim olduğu halkın bilincine kazındı. Umut ve kurtuluş beklentisi!

Şimdi, virüs bizim üzerimizden yaşam alanı bulamayıncaya kadar, -ki bu epey uzun sürecektir, çünkü genlerimizin direnci de var- bütün hayatı, çalışma, sosyal ve kültürel ilişkileri, toplu ulaşım ve kent yaşamını yeniden programlamalıyız.

Sosyal mesafeye ve bulaşmama standartlarına uygun olarak.

Virüs bizimle epey yaşayacak, ilaç ve aşıyı bir kenara bırakacak olursak, ya o bizimle ya biz onunla barış içinde yaşamaya alışıncaya kadar.

Unutmayalım: Virüsü yenecek olan tıp değil, bizim davranışlarımız olacaktır.

Yazarın Son Yazıları

Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025