İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

17.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var: 3.7 milyon yurttaşın İstanbul Senin uygulamasında toplanan verilerin, üstelik coğrafi konumları ve CHP’nin verdiği seçmen sandık bilgileriyle birleştirilmesi, büyükşehrin bu verilerden ihtiyacı olan bilgilerin çıkartılması amacıyla yurtdışında dört şirkete gönderilmesi... Üstelik bu çok önemli veri setinin İBB’deki merkezden sızdırılmış veya çalınmış olduğu ve yurtdışında satıldığı da belirtiliyor. Bu KVKK yasalarının çiğnenmesi demek ve ağır bir suç. Üstelik CHP, sadece kendi kullanımına sunulmuş sandık verilerini paylaşmakla suçlanıyor. Savunmayı merak ediyorum!

Ben sosyal medyadan bana gönderilen ve “Bu kartla oy kullanılamaz” sözüyle etiketlenmiş bir göçmenin kimlik kartını paylaştığım için geçen yıl ceza aldım. Üstelik kişi, şikâyetçi değilim, dediği halde. Tabii savunmamda, koskoca devlette gizli kalması gereken 80 milyon yurttaşın bilgileri yurtdışında satılıyor, bakan da bunu itiraf etti, dediğim halde.

TANIDIK BİR İSİM

İddianameye göre, İstanbul Senin uygulamasındaki verilerin nasıl kullanılacağı üzerine düzenlenen bir toplantıdan ses kaydı var ama suçlanan kişilerin savunması olmadığı için, neyin ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz.

Bu bölümü okurken tanıdık bir isim gördüm, İsmet Koyun ve sahibi olduğu Kobil şirketi. İddianamedeki konu başlığı “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçu”. Olayın merkezinde “İstanbul Senin” uygulaması duruyor. Bu program bilgisayarımda vardı. Bu “süper program” İstanbul Büyükşehir’in sunduğu hizmetlerin uygulamalarını bir araya topluyor. Aslında yurttaşa kolaylık.

Programı yazan şirket Kobil, Almanya’nın özellikle veri güvenliği üzerine uzmanlaşmış, dünyanın sayılı şirketlerine hizmet veren, Almanya’da devlet ve belediyelerden sipariş alan başarılı bir Türk şirketi. Alman vatandaşı ama İsmet Koyun gençlik yıllarında solcu (hâlâ öyle bildiğim kadar), Almanya’ya gitmiş ve Kobil’i kurmuş, ülkesini seven bir işadamı. Cumhuriyet’te yayımlanan bir röportaj nedeniyle tanışmış ve öyküsünü dinlemiştik. İstanbul Senin’i anlatmıştı.

ÖRGÜT ÜYESİ

İddianamede Kobil’in verilerin sızdırılmasıyla ilişkisi var deniyor. İsmet Bey de verilerle hiçbir ilişkisi olmadığını, sistemi kurduklarını anlatıyor. Yaptıkları iş bir çerçeve inşa etmek, bu çerçevedeki İstanbul Senin içindeki uygulamalara giren kişilerin verileri ise İstanbul Büyükşehir’in ilgili veri depolarında birikiyor. Bu verilere ulaşmak ise sadece büyükşehrin yetkilisinde. Verilere ulaşmak gizli, dışarıdan ancak şifresi olan kimse veya veri hırsızlığı yapan hacker’lar (veri depo şifre kırıcıları) ulaşabilir.

Kobil sistem kurucusu olarak sistemi çalıştıran programlarında oluşacak sorunları giderici rolünde. Toplanan verilere ulaşma yetkisi olmayan bir kurum. Mesela bilgisayarınız yazılım ve donanımlardan oluşuyor. İçinde ise sizin verileriniz var. Bilgisayar tamircisinin, sizin verilerinize ulaşmadan donanım ve yazılım sorunlarını gidermesi gibi.

İddianame ise aksine hiçbir tanık ifadesi olmamasına bir başka belge ve bilgi sunulmamasına rağmen, Kobil’i verilerin sızdırılmasına yardımcı olan şirket olarak nitelendiriliyor ve serbest bırakılan İsmet Koyun örgüt üyesi yapılıyor. Suç delili suçlayan kimse yok ama suçlu var!

CASUS MONTESİ

Derdim aslında bu değil, 3.7 milyon İstanbullunun verilerinin sızdırılması ağır iddiasına, casusluğun monte edilerek “Ekrem İmamoğlu çıkar amaç suç örgütü”nün yurtdışı casus örgütleriyle birlikte iş yaptığı ve yurttaşların verilerini onlara teslim ettiği hikâyesi yazmak. Verilerin sızdırılmış olması, yurttaş nezdinde önemli bir etki yapmaz. (Çünkü herkes verilerinin yerlerde süründüğünü biliyor. Eee ne olmuş yani diyebilir.) Ama bunu bir casusluk öyküsüyle yaldızladığınız zaman, vay canına olur. İddianame siyasi amacı öncelediği için bunu yapıyor.

BAKIN NE YAPIYOR

Casus Hüseyin Gün temmuzda yakalanmış. Cep telefonundan Necati Özkan ile yazışmaları çıkmış. Ne zaman, 2019 ikinci belediye seçimlerine az kala. Belediyeden iş almak istiyor. Açık verilerden yola çıkarak yurttaşın belediye ile ilişkilerini derleyip toparlayarak İBB’ye sunmak. Özkan, İmamoğlu ile de 10 dakika görüştürüyor. Adamın sunumlarını İBB’den ilgili kişilerle birlikte dinliyor, İBB için işe yarayan bir sonuç çıkmadığı için de ilişkileri bitiyor.

Ama adam casus ya, bulunmaz nimet! Bu suç örgütüne üstelik yönetici olarak monte ediliyor. O bile hapishanesinden bu girişime şapka çıkartıyordur. Ama adam itirafçı olduğu için kendisine bak böyle yapacağız, açık etme yakarız seni demiş olabilirler.

Bu casusun ilişkileri çerçevesinde arkadaşımız Merdan Yanardağ tutuklandı, Tele1’ine el kondu. (Geçmiş olsun arkadaşım, aydınlığa çıkacak her şey!) Herhalde allanmış pullanmış bir casusluk hikâyesi iddianamesi de sökün eder yakında.

***

Not, soL Haber’de bu konuyu çok iyi irdeleyen kapsamlı bir yazıyı Yiğit Günay imzasıyla 'İmamoğlu iddianamesinde veri sızdırma suçlaması: CHP’nin suçlu olduğu açık, fakat Savcılık olayı çarpıtıyor' başlığıyla okuyabilirsiniz.

İlgili Konular: #ibb #iddianame

Yazarın Son Yazıları

Tek değişmeyecek savaşlardır Ortadoğu’da... Barış mı, 150 yıl önce uçtu

Petrol ve para: Ortadoğu’da yangınların ana nedeni olduğunu herkes bilir.

Devamını Oku
31.03.2026
CHP’de bilim ve yenilik yok mu?

Herkese Bilim Teknoloji dergisinde, bilim ve teknoloji politikaları köşesinde yıllarca yurtsever yazılar yazan, şüphesiz bilim ve yenilikçilik (inovasyon) olmadan Türkiye ekonomisinin bağımlılıktan, borç almaktan, faiz ödemekten, cari açık vermekten kurtulma şansının olmadığı konusunda fikir birliği içinde olduğumuz teknoloji danışmanı Müfit Akyos bir not gönderdi, geçen ay açıklanan CHP’nin çalışma kurulları üzerine.

Devamını Oku
30.03.2026
‘Yargı silahı’nı kullanmada uluslararası başarı

Özgür Özel bir konuşmasında Brezilya’da Lula’nın rakiplerince siyaseten mahkûm edildiğini ve sonraki seçimlerde yeniden başkan seçildiğini anımsattı, ayrıntıya girmedi.

Devamını Oku
29.03.2026
Hürmüz’ü İran kapatmadı! Petrol krizi dünyayı dağıttı...

Petrolün dünya ekonomisi ve ülkeler için ne kadar önemli olduğu, Hürmüz Boğazı’nı İran’ın güvenlik alanı olarak ilan etmesiyle yeniden ortaya çıktı.

Devamını Oku
26.03.2026
Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Mahkemelerden ellerinizi çekin...

Devamını Oku
22.03.2026
Tapu meselesi ve adalet bakanı

HP başkanının 11 tapu artı kanıtlanmamış bir duyum, 2 mülk satımı ve toplamda 452 milyon liralık bir varlıkla ilgili açıklamalarını dinleyince tabii ki insanın bu kadar mal mülk iddiaları karşısında dudakları uçuklar dedim. Büyüklüğü tartışılır ama bir siyasi kıyamet kopartacak bir durumla karşı karşıya olduğumuz açık seçik.

Devamını Oku
19.03.2026