Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

11.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin. Bu, dünya tarihinin geçmişinde de geleceğinde de asla yaşanmayacak bir olay. Bu olağandışı olaya imza atanların hepsinin künyesinde yazılacak olmasından daha önemli Türkiye’mizin adıyla anılacak olması: Biliyor musunuz Türkiye’de ne oldu...

En geri ve son derece istikrarsız bir Afrika ülkesinde bile yaşanması, akla gelmesi mümkün gözükmüyor.

Hukukun böylesine siyasi araç olarak kullanılması son derece korkutucudur. Yerlisi yabancısı yatırımcısı vb’si ne aptal ne geri zekâlı ne sağır ne ebleh ne de kör. Neden diploma iptal edildiğini hepsi biliyor. Ve kanaati açık: Bu ülkede her şey olabilir!

EN KESTİRME YOL

İktidar, gençliği ile başarısıyla İBB’ye hatta üç kez kazanmasıyla İstanbullu ile en zor koşullarında büyük bir dayanışmaya girmesiyle ve bütünleşmesiyle, Cumhurbaşkanlığı koltuğunu neredeyse kesin kazanacak bir noktaya gelmesi ile lideri değiştirmek gibi bir “düşünce” ve “eylem suçu” işlediği için İmamoğlu’nu tasfiye etmesinin en kestirme yolunu seçti.

Bu kadar açık ve seçik. Bunun üzerine de İBB’yi yolsuzluk vb. suçlamalarıyla darmadağın etti ve bir casusluk düğümüyle de zindanının kapısına bir kilit daha vurdu.

İmamoğlu iki gün önceki davada büyük bir özgüvenle ben yargılanmak için değil suçlanmak için buradayım deyince akla Emile Zola’nın iktidara ve orduya yazdığı Suçluyorum! ünlü mektubu geldi.

ZOLA DA HAKARETTEN TUTUKLANDI

Ahat Andican, Halk TV’de olayı Dreyfus davasına benzetti (1894).

Orduda parlak bir yüzbaşı olan Dreyfus Almanya için casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanmış ve mahkûm edilmişti. Kanıt ise Alman elçiliğine yazılan “Size Fransa hakkında bilgi vermek istiyorum” diyen el yazısı mektubuydu. Büyükelçilikte Fransa casusu olan bir hademe çöp sepetinde böyle bir mektup bulmuş ve iktidara teslim etmişti. Dreyfus’un el yazısına benzettiler. Yargılandı ve mahkûm oldu.

Bir “benzerlik” dışında başka hiçbir kanıt yoktu. Dreyfus mektubu reddediyordu. Daha sonra mektubu yazanın orduda bir binbaşı olduğu ortaya çıkmasına rağmen Dreyfus yeniden yargılanmış ama yine mahkûm edilmişti.

Emile Zola’nın ünlü mektubu bu büyük haksızlığa büyük bir isyandı ama o da orduya hakaretten hapse mahkûm edilmişti.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, deyimimiz, Zola’nın isyanını anlatır. Neyse sonuçta Dreyfus’a sonra madalya takılacaktır...

BİR EL YAZISI BİLE YOK

İmamoğlu’nun davasında ise bir el yazısı bile yok! Hiçbir belge yok. Peki ne var? Alınmış diploması var, yazışmalar var, sınav sonuçları var, rektörlüğün bölümünün vb. imzası var, mezun olmuştur yazısı var. Var oğlu var...

İmamoğlu’na yapılan suçlama da resmi evrakta sahtekârlık yaptığıdır. Yargılama bunun üzerine... Yani uydurulmuş bir iptal üzerine uydurulmuş bir suç.

Ama sahtekârlığın belgesi de yok. Yöneticilere rüşvet mi vermiş, ne yapmış?

İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karışanlar başta atanmış YÖK ve atanmış İstanbul Üniversitesi rektörüdür.

SUÇ VARSA, KİM YARGILANMALI?

Eğer bir suç varsa yargılanması gerekenler diplomayı veren ve onaylayan YÖK ve rektörlükken, Ekrem Bey yargılanıyor. Aynı sürede yatay geçiş yapanların da kamuoyunda tartışılması üzerine iptal edilmek zorunda kalındı. Yani 28 kişiyi de sayarsak “demek toplu bir sahtekârlık suçu” işlenmiş oluyordu!!! Valla suç işlemek amacıyla gizli örgüt kurmakla suçlanmamaları, hayret bişi! Bu konuda böylesine örgütler yaratmakla ünlü savcılık bunu nasıl atlamış hayret bişi!

Bu Dreyfus davasını bile gölgede bırakan bir hukuk ve yargı skandalıdır.

Bunun ötesinde, iktidar siyasetinin rakibini devre dışı bırakmak için elindeki tüm araçları tepeden aşağı kullanmaya kalkışması ise skandalın da skandalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025