Türkiye Yüzyılı bir masal mı?

Türkiye Yüzyılı bir masal mı?

02.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Antalya’da bir edebiyat öğretmeni, Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı dolayısıyla yapılan bir kutlama töreninde şunları söylüyor:

“Onun için canını vermeye hazır olanların yanında onun adını anmaktan imtina edenlerle beraber Cumhuriyetin bütün nimetlerinden faydalanıp onu yok etmeye çalışıyorlar.

Bir yanda yüz yıl önce Anayasa’ya Cumhuriyet yazdırmak için ömrünü feda edenler, bir yanda bugün onu yok etmeye çalışan Türkiye Yüzyılı masalına herkesi inandırmaya çalışanlar.

Peki tüm bunlar olurken sen neredesin?

Bildin mi 100 yıl önce kurulmuş Cumhuriyetinin değerini, özgürlük kelimesinin değerini?

Özgürlük kelimesinin anlamını kavrayabildin mi gerçekten?

Kula kulluk etmediğin her gün için şükrettin mi Yaradan’a.

Koskoca ülken Araplar için darphane, Bulgarlar için AVM, Suriyeliler için doğumhane, bizim için tımarhaneye dönüştürülmeye çalışılırken sen neredesin?

Tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti ibaresi sökülürken, milli marşını kâğıda bakmadan okuyamayan ya da milli marşı okunurken ayağa kalkmaya tenezzül etmeyen bir güruh, gencecik kadın sporcularını yaftalayıp millilikten söz ederken sen neredesin?

Cumhuriyetin gözbebeği bütün fabrikaları bir bir yabancılara satılırken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı parası olan herkese çerez gibi dağıtılırken, yabancılar ülkende imtiyazlarla sefa sürerken, parası olan her şeye hüküm verirken, memurun, doktorun, işçin, öğretmenin kendi ülkesinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görürken ve en önemlisi geleceğim dediğin gençler umutsuzca ülkeden gitmenin yollarını ararken sen neredesin?”

Görüldüğü gibi öğretmen, şu anda Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunları saymış ve Cumhuriyetçilere “Neredesin” diye sormuş.

Ayrıca, AKP’nin, yani iktidardaki bir siyasal partinin, “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı” kutlamalarına karşı icat ettiği ve kullandığı, “Türkiye Yüzyılı” sloganına da “Masal” demiş.

***

Bu konuşması üzerine polis, öğretmeni gözaltına alıyor ve Antalya Emniyet Müdürlüğü, özetle şöyle bir açıklama yapıyor:

“ 29.10.2023 günü, bir kadın şahsın ‘Cumhuriyet Kutlamaları’ sırasında yaptığı konuşmada kaydedilen görüntülerinin sosyal medya hesaplarında paylaşılarak konuşma içeriğinden kasıtla; ‘Konuşma yapan şahsın bir öğretmen olduğu, konuşması içeriğinde Türkiye Yüzyılı’nı hedef aldığı, bir Eğitim Kurumunda Siyaset yapıldığı ve Birlik ve beraberliği zedeleyerek, ayrıştırıcı tutumun sergilendiği vb.’ şekilde yer alan görüşler üzerine;

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatına istinaden, Şüpheli (E.K.) isimli şahıs 30.10.2023 günü yakalanmış, şahıs hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi kapsamında; ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan Adli İşlem yapılmaktadır.”

Akşam saatlerinde evinden gözaltına alınan öğretmen, ifadesini verdikten sonra, adli kontrol koşuluyla serbest bırakılmış.

***

Ben de bu olay üzerine, olayın hukuksal yönünün irdelenmesini bir başka yazıya erteleyerek...

21 yıllık Erdoğan/AKP iktidarı Türkiye’yi nereye getirdi ve bu yüzyılda nereye götürebilir?...

“Türkiye Yüzyılı” sloganına masal denilebilir mi diye, uluslararası endekslere baktım:

Demokrasi endeksinde: Türkiye, 167 ülke arasında 103. sırada.

Basın özgürlüğü endeksinde: Türkiye, 180 ülke arasında 165. sırada.

Refah endeksinde: Türkiye, 167 ülke arasında 93. sırada.

Mutluluk endeksinde: Türkiye, 112 ülke arasında 102. sırada.

Enflasyon endeksinde: Avrupa’da en yüksek, dünyada 10.

Ayrıca, FATF’nin dünyadaki karapara aklama listelerine göre, ülkemizin kara listenin bir üstündeki gri listede bulunduğunu...

Türkiye’nin bütün bu endekslerde  Erdoğan/AKP iktidarı döneminde gerilediğini...

“Şahsım Devleti”ne geçildiği 2017-2018 yıllarından sonra ise bu gerilemenin hızlandığını belirtmeliyim.

Elimizdeki bu verilere göre, AKP’nin, “Cumhuriyetin Yüzüncü Yılı” kutlamalarını gölgelemek için ürettiği “Türkiye Yüzyılı” sloganının içi boş vaatlerden ve imgelerden oluştuğu, buna “Masal” denmesinin, nezaket ve terbiye kuralları içinde kalan, çok haklı bir niteleme olduğu açıktır.

Yazarın Son Yazıları

Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026
Emperyalizm ve ‘İmamoğlu-Özel ikilisi’nin şansı

4-6 Kasım 2023 tarihindeki Kurultay’da, Kılıçdaroğlu’nun yerine Özel’in seçilmesi, siyasal veya ideolojik bir ayrışmadan kaynaklanmıyordu.

Devamını Oku
12.06.2026
CHP örgütü ve seçmeni aptal değildir-4

Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın kurduğu rejim ve yaptığı yanlışlar sayesinde kazanacağı beklenen bir seçimi, yitirince kendi genel başkanlığı zamanında seçilmiş delegeler tarafından beş nedenle değiştirildi.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP emperyalizme direnebilecek mi?-3

Emperyalizm ve İktidar birlikte, Anayasa’ya, Üniter Cumhuriyete, “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ne, CHP üzerinden rest çekti.

Devamını Oku
09.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-2

Türkiye, Balkanlar’a, Kafkaslar’a, Ortadoğu’ya, Yakındoğu’ya, Doğu Akdeniz’e, Ege’ye, Boğazlara ve Karadeniz’e hâkim konumuyla dünya egemenliği için savaşan güçler bağlamında, her türlü Emperyalizm açısından bir hedef halindedir!

Devamını Oku
07.06.2026
Emperyalizm muhalefeti de biçimlendiriyor-1

Türkiye, Emperyalizme karşı, 1919’dan beri Atatürk’ün liderliğinde, Dinci Padişahlıktan Laik Cumhuriyete, Yarı Sömürgelikten Bağımsızlığa, Tarım Üretiminden Endüstri Üretimine geçmek için direniyor.

Devamını Oku
05.06.2026
‘Hizmetkâr’ın ‘devlet aklı’ ve CHP

“Siyasal iktidar”, kendini seçenlerin “hizmetkârıdır”: Her seçim döneminde liderler “Size en iyi ben hizmet ederim” iddiasıyla gelir ve seçmenden oy isterler.

Devamını Oku
04.06.2026
Kurultay imzasının anlamı?

İMZA VERMEK YA DA VERMEMEK: Kötülük kazanırken direnmek mi işbirliği yapmak mı?

Devamını Oku
02.06.2026
Ne yapmalı?

Bugün yaşanan inanılmaz Rejim ve Hukuk krizinin temelinde kuşkusuz, kişiliklerin de rolü var.

Devamını Oku
31.05.2026
Tam 66 yıl 1 ay önce!

29 Nisan 1960 günü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin bahçesinde olağanüstü bir kalabalık vardı.

Devamını Oku
29.05.2026
Brütüs: Hainliğe övgü (!)

CHP’ye yapılan saldırı dolayısıyla, bugün sevmediğim bir kavram olan “HAİNLİK” üzerinden üçüncü “ÖVGÜ” yazımı: Hem koleksiyon tamamlansın hem Carlo Maria Cipolla ile Étienne de La Boétie’ye bir nazire olsun ve hem de “politikacılar” başta olmak üzere, “insanlık” adına evrensel bir katkı (!) yapayım diye yayımlıyorum.

Devamını Oku
28.05.2026
CHP'ye saldırı: Lozan’la hesaplaşma!

Tarihsel tabanlı siyasal süreçler sadece tek bir anı belirleyen fotoğraf karelerine indirgenmemeli, bir film şeridi gibi izlenmelidir.

Devamını Oku
26.05.2026
Anayasaya 'on ikinci darbe'!

Türkiye Cumhuriyeti çok uzun bir süreç sonunda “Ucube Şahsım Devleti” haline getirilmiş ve Anayasa’ya karşı darbeler ondan sonra başlamıştır.

Devamını Oku
24.05.2026
İktidar niçin mutlaka kaybedecek?

İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek...

Devamını Oku
22.05.2026
Gönüllü köleliğe övgü (!)

“Gönüllü Kölelik Üzerine Söylev veya Tek Kişiye Karşı” (Discours de la servitude volontaire ou le Contr’Un) adlı kitap, Fransız düşünür Étienne de La Boétie’nin 1548’de, insanlık daha “Feodal Tarım-Din Toplumu” aşamasındayken, 18 yaşında yazdığı etkili bir siyaset sosyolojisi ve felsefesi eseridir.

Devamını Oku
21.05.2026
Yasaklanan 19 Mayıs!

19 Mayıs Bayramı, Atatürk’ün “Benim doğum tarihim olarak kabul edebilirsiniz” dediği, Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nı başlattığı günün kutlanmasıdır.

Devamını Oku
19.05.2026
Aptallığa övgü!

“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır.

Devamını Oku
17.05.2026
Alçaklığa övgü (!)

Alçaksın sen: Zalimsin... Kemirgen ve sömürgensin!

Devamını Oku
15.05.2026
Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026
Yaşasın örgütlenme ve eğitim!

Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.

Devamını Oku
01.05.2026
CHP neden eleştiriliyor?

Türkiye’nin günümüzdeki temel sorunu belli...

Devamını Oku
30.04.2026
Faşizm nasıl kazanıyor?

Faşizm, insanların içindeki kötü özelliklerin birleşip bütünleşmesi sonunda, bunlardan beslenerek iktidar olur, yine bu kötü özellikleri kullanarak güçlenir ve iktidarını sürdürür!

Devamını Oku
28.04.2026
Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Devamını Oku
26.04.2026
24 Nisan 2026 Bildirisi: Direniş seferberliği

Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra.

Devamını Oku
24.04.2026
23 Nisan'da Merdan Yanardağ karabasanı

Burası, benim doğduğum, büyüdüğüm, yurtdışından heyecanla döndüğüm, korumak ve geliştirmek için ölmeye hazır olduğum VATANIM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ mi?

Devamını Oku
23.04.2026
Macaristan ve Bulgaristan dersleri!

Önce hastalığımızı teşhis edelim ve adını koyalım...

Devamını Oku
21.04.2026
İktidarın dili ve şiddet

Toplumsal şiddetin çeşitli kaynakları vardır...

Devamını Oku
19.04.2026
Kin eken cinayet biçer!

Şiddetin “toplumsal kaynaklarını” şöyle özetleyebilirim.

Devamını Oku
17.04.2026
‘İlliberal demokrasi’ aldatmacası!

Yazının sonunda söyleyeceğimi en başta belirteyim...

Devamını Oku
16.04.2026
Macaristan seçimleri ve demokrasi umudu!

Hitler’in bize öğrettiği gerçek, Demokratik Rejimlerin yumuşak karnının, Temel Hak ve Özgürlüklerin yeterince korunamaması olduğudur!

Devamını Oku
14.04.2026