‘De-kapitasyon’ ve sürüleştirme
Ahmet Saltık
Son Köşe Yazıları

‘De-kapitasyon’ ve sürüleştirme

29.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tıbbi bir metafordan politik gerçekliğe...

Tıp yazınında de-kapitasyon, başın gövdeden ayrılması, canlının yönetim ve eşgüdüm merkezinin yok edilmesidir. Siyaset bilimi ve toplum psikolojisi açısından bakıldığında, ulusun aydın öncülerinin, beyninin sistemli olarak işlevsizleştirilmesi, felç edilmesidir. Türkiye’ye dayatılan ağır bunalım rastlantısal bir ekonomi-politik başarısızlık değil, bilinçli toplumsal de-kapitasyon ve sürüleştirme tasarımıdır.

1. Aydın Kırımı: Ulusal belleğin ve rehberliğin imhası

Adalet ve Demokrasi Haftası’nın 33. yılında Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, A. Taner Kışlalı’ların boşluğu çok derin duyumsanıyor. Bu kişiler rastgele seçilmedi; toplumun sinir sistemi içinde kritik düğüm noktaları, devrimci-Aydınlanmacı, ödünsüz, kalpaksız Kuvayı Milliye öncüleriydi.

A. Gramsci’nin organik aydın kuramında bu öncüler halkın sınıfsal ve ulusal bilincini kuran mimarlardı. Toplumu başsız bırakmanın en kestirme yolu, gerçeği dile getiren, çözümleme yetisi yüksek ve kitleleri harekete geçirebilecek önderlerini bedensel ve/veya hukuksal şiddetle (hapis, sürgün, suikast, diploma iptali, malvarlığına el koyma...) dışlamaktır. Aydınları de-kapite edilen toplum, yön duygusunu yitirmiş şaşkın-serseri, hedefsiz ve korumasız, zavallı, yok olmaya mahkûm acınası bir “şey”e dönüşür.

2. Yoksulluğun politik ekonomisi: Bağımlılık oluşturma

Cumhur İttifakı yoksulluğu yok edilmesi gereken sorun değil, siyasal yönetim aracı olarak kullanmakta. Orta sınıfın yok edilmesi salt ekonomik yıkım değil, toplumsal direnişin omurgasının kırılmasıdır. Siyaset psikolojisinde, temel gereksinimlerini -açlık sınırı altında asgari ücretli on milyonlar!- karşılayamayan kişi, Maslow’un gereksinimler piramidinin en alt basamağına hapsolur; yaşamda kalma içgüdüsü, politik savaşım ve örgütlenme bilincinin önüne geçer. Devlet yardımının vatandaşlık hakkı olmaktan çıkarılıp iktidar partisinin lütfu/sadakası gibi sunumu, halkı özgür yurttaştan partiye bağımlı, oy deposu müşteri kitleye indirger. Bu sefil tablo, patrimonyalizmin (mülk devlet) modern (!) ve din soslu iğrenç türevidir:

21. yüzyılda ulufe dağıtan sultan ve biat eden tebaa-kullar... Hele şükürsüzük zinhar yasak, ayıp ve günah!

3. Sürüleştirme ve kısır döngü: Oy deposu olarak yoksullaşTIRma!

Öncü aydınları susturulmuş, orta sınıfı çökertilmiş ve yaşamak için iktidarın sadaka yardımına göbekten bağlanmış bir kitle, artık halk (people) değil, her tür yönlendirmeye açık yığın/sürü, niteliksiz bir kalabalık ve oy makinesine geriler. G. Le Bon’un Kitleler Psikolojisi’nde yazdığı gibi; ussal düşüncenin yerini duygusal tepkiselliğin aldığı bu kitleler, dinci simgeler ve hamasi söylemlerle bir arada tutulur; demokratik meşruluk için sözde seçim yapılır! İslami sermayenin kurgulu büyütülmesi ve ülkenin bitmeyen talanı, bu kitlelerin umutsuzluğu ile meşrulaştırılır. Seçimler, çağın tiranlarına bağımlılık ilişkisinin onaylandığı, sözde rıza üretilen birer sadakat ayinine dönüştürülür. Meşru direnişe karşı bu iktidarlar kan dökebilir!

4. Tarihten örnekler ve çıkış yolu

Tarih, bu tür de-kapitasyon politikalarının karanlık örnekleri ve görkemli halk direnişleriyle doludur:

- Antik Atina’da demagoglar dönemi: Halkı yoksullaştırıp yardımlarla kendine bağlayan tiranlar, Atina demokrasisini çürütmüştür. Ancak bu döngü, hukukun üstünlüğü ve yurttaşlık bilincinin yeniden kurulmasıyla kırılabilmiştir. Atina halkı MÖ 404’te Otuz Tiranlar döneminin hesabını sormuş ve bu süreç hukuk tarihine altın harflerle geçmiştir.

- 1930’lar Avrupası: Faşizm, orta sınıfın çöküşü ve aydınların dışlanması üzerinde yükselmiştir. Ancak tarihin hükmü nettir: Sefalet üzerine kurulan hiçbir iktidar ebedi olmamıştır. Hesabı sorulmuştur!

5. Atatürk’ün sarsılmaz uyarısı

Atatürk, aydın sorumluluğunun ne olması gerektiğini anımsatır: “Şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen...” Ve bir başka uyarısında halkın nasıl uyutulduğuna dikkat çeker: “Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

Sonuç: De-kapitasyona karşı reorganizasyon

Bu yaman kısır döngüden çıkış yolu, ulusumuzun başsızlıktan kurtulması, kurtarılmasıdır. Bu olasıdır:

1. Entelektüel yeniden yapılanma: Aydınların korku duvarını aşarak halkla organik bağını -sadaka ilişkisi değil, hak temelli ilişki- kurmasıyla,

2. Yoksulluğu değil, hakkaniyeti savunmak: Sosyal yardımların bir lütuf değil, sosyal devlet gereği anayasal bir hak olduğunun kitlelere anlatılmasıyla, (Anayasa md. 2, 5, 17, 56 vd. pek çok madde)

3. Örgütlü savaşım: Sürüleştirilmeye karşı başta muhalif siyasal partiler, meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum üzerinden yurttaşlık bilincinin yeniden kazan(dır)ılmasıyla pek ala olanaklıdır.

Unutulmamalıdır ki de-kapite/başsız bırakılan kitleleri yönetmek kolaydır, ancak bilinci uyanmış bir halkı hiçbir tiranlık zincire vuramaz. Türk ulusu, bu zulüm dönemini kapatacak ve hesabını da soracaktır.

Yazarın Son Yazıları

‘De-kapitasyon’ ve sürüleştirme

Tıbbi bir metafordan politik gerçekliğe...

Devamını Oku
29.01.2026
Genelge ile dayatılan teokrasi

Genelge ile dayatılan teokrasi

Devamını Oku
22.01.2026
Narsisizmin küresel yayılımı

İnsanlık, 21. yüzyılın ilk çeyreğini kapatırken tarihin en karanlık döngülerinden birine, Malign Narsisizm’in küresel iktidar sahnesini işgal ettiği bir cinnet dönemine tanıklık ediyor.

Devamını Oku
15.01.2026
Adaletin ve bilimin aynası: Bir saç telindeki gerçek

Türkiye son haftalarda, spor ve iş dünyasında tanınan bir kişinin madde kullanımı savıyla çalkalanıyor.

Devamını Oku
01.01.2026
Kendi Ağzından Abdullah Öcalan

H. Basri Özbey’in yazdığı “Kendi Ağzından Abdullah Öcalan” adlı kitapta (Kaynak Yay., 2. bs., 2014) günümüzde anımsanması gereken önemli ayrıntılar var.

Devamını Oku
18.12.2025
Kovite benzer yeni salgın tehlikesi var mı?

2020-23 Kovit-19 pandemisinden bu yana yeni salgınlara hazır mıyız?

Devamını Oku
04.12.2025
Gıda güvenliği ve acil önlemler

Artan gıda zehirlenmesi ölümleriyle yüz yüzeyiz.

Devamını Oku
20.11.2025
Türkiye siyasetinde yeni paradigma: “Terörsüz Türkiye” mavi boncuğu ve MHP’nin kökten dönüşüm kumarı

Türkiye bir yıldır, milliyetçi cephenin Kürt sorunu-terörle mücadele söyleminde kökten değişimle sarsılıyor

Devamını Oku
06.11.2025
Sofradaki çifte kriz: Gıda güvencesi ve gıda güvenliği tehdidi

Türkiye, tarımsal özgücü (potansiyeli) yüksek bir ülke olmasına karşın, gıda-toplum beslenmesi alanında giderek derinleşen, yaygınlaşan ve sürdürülemez kerteye ulaşan çift yönlü bunalımla karşı karşıya.

Devamını Oku
23.10.2025
Fener Rum Patrikhanesi neden ekümenik olamaz?!

İstanbul Fener’de yüzlerce yıldır varolan Fener Rum Patrikhanesi (FRP), ülkemizin kültürel-tarihsel varsıllığının önemli bir öğesi.

Devamını Oku
09.10.2025
Türkiye’de sağlık hizmetlerinin temel sorunları

2003’te başlatılan kökü dışarıda Sağlıkta Dönüşüm Programı, günümüzde yurttaşlar ve sağlık çalışanları için ciddi ve derinleşen sorunlar doğurdu.

Devamını Oku
25.09.2025
Şafak yakındır...

Ülkemiz, 3 Kasım 2002’de iktidara getirilen proje parti AKP eliyle çok yönlü ve derin bir karmaşaya adım adım sürüklendi.

Devamını Oku
11.09.2025
Susuzluğun eşiğinde: Türkiye ve dünyada su kıtlığı

Konya’da bir çiftçinin 80 yıllık kuyusunda su bitti!

Devamını Oku
28.08.2025
‘Komisyon’ meşru mu?!

TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (kısaca komisyon), anayasal-siyasal açıdan derinlikli değerlendirme gerektiriyor.

Devamını Oku
14.08.2025
AKP-MHP-DEM taşeron ittifakı ve uçurumun kıyısındaki Cumhuriyet

Ülke afetten afete sürükleniyor; bir karabasan gibi hatta ta kendisi yaşadıklarımız.

Devamını Oku
31.07.2025
AKP-MHP-DEM ortaklığı: Türkiye’den siyasal tarihe dersler...

“Terörsüz Türkiye süreci bir pazarlık süreci değil. İmralı’dan yapılan çağrıda da böyle bir pazarlığın olmadığı açıkça belli” diyen Bakan Tunç...

Devamını Oku
17.07.2025
Türkiye; 3 Temmuz 2025: Tarihin günlüğüne notlar...

“Bu toplumun yetiştirdiği 35 pırıl pırıl insan, saatler boyu süren bir süreç içinde devletin gözleri önünde, ilan ede ede yakılıyor.”

Devamını Oku
03.07.2025
İran’a emperyal saldırı: Sıra Türkiye’de!

1978’de İran’da şiddet gösterileri başladı...

Devamını Oku
19.06.2025
Laiklik... Neden vazgeçil(e)mez? Nasıl yitirdik, nasıl geri kazanmalı?

M. Luther’in Katolik Kilisesi kapısına 95 maddelik ültimatomunu çakmasıyla Protestanlık doğdu.

Devamını Oku
05.06.2025
Lozan Antlaşması’nın iptali için dava açılabilir mi?

Lozan Antlaşması (LA), 24 Temmuz 1923’te bağıtlanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda siyasal ve hukuksal meşruluğunu belgeleyen, sınırlarını, egemenliğini tanımlayan kurucu antlaşmadır.

Devamını Oku
22.05.2025
AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

AKP, şiddetin iktidarı: Toplumsal baskı ve sessiz yıkım

Devamını Oku
08.05.2025
Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Ulusal egemenliğin gasbı: 105. yıl ‘Türkiye Cemahiriyesi!?’

Devamını Oku
24.04.2025
Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkı

Devamını Oku
10.04.2025
Çürüyen AKP rejimi ve meşru direniş

Çürüyen akp rejimi ve meşru direniş

Devamını Oku
27.03.2025
14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

14 Mart’ın 198. yılı: Çökertilen sağlık sistemi

Devamını Oku
13.03.2025
Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Artan aşı reddi ve devletin ivedi yükümü

Devamını Oku
27.02.2025
2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

2024 nüfus verileri ve demografi politikamız

Devamını Oku
13.02.2025
32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

32. Adalet ve Demokrasi Haftası kapanırken...

Devamını Oku
30.01.2025
Beştepe’de bir mitralyöz

Beştepe’de bir mitralyöz

Devamını Oku
16.01.2025
AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

AKP=RTE’nin 22 bin 104 TL planı ve sakladıkları

Devamını Oku
02.01.2025
Sağlık bakanının öfke patlaması!

Sağlık bakanının öfke patlaması!

Devamını Oku
19.12.2024
Aile hekimleri ne istiyor?

Aile hekimleri ne istiyor?

Devamını Oku
05.12.2024
Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Efendiler, çalınanlar Hazine’ye geri konacak!

Devamını Oku
21.11.2024
‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

‘Erdoğan’ın çaresizliği’ tehdidi

Devamını Oku
07.11.2024
Yenidoğan Çetesi'nin anlamı

Yenidoğan çetesinin anlamı

Devamını Oku
24.10.2024
Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Genel Sağlık Sigortası (GSS)

Devamını Oku
10.10.2024
Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Toplumun akıl sağlığı alarm veriyor!

Devamını Oku
26.09.2024
Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Çürüme, çöküş ve Erdoğan’a çağrı

Devamını Oku
12.09.2024
Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Cumhuriyetin yargıcı mı, molla kadı mı?!

Devamını Oku
29.08.2024
Ahmet Saltık yazdı...

23 yıllık AKP darbeciliği ve yıkımı

Devamını Oku
15.08.2024