Arif Kızılyalın

Elveda Dolmabahçe

12 Mayıs 2013 Pazar

Sen, ben, o, biz, siz ve hatta onlar; hepimize futbolu sevdiren mekândı İnönü... Daha ekmeğe papa dediğimiz minicik yaşlarda tanıştık o heybetli mabetle; kimimiz annemizin elinden tuttuk, kimimiz babamızın omzundan seyrettik maççı abilerin kendi arasındaki koşturmacalarını.

\n

İlk sevda ilk aşkımızdı... “Futbol”, “futbolcu”, “top”, “gol demeyi de orada öğrendik, ilk dayağı da orada yedik. Alfabesiydi Türk futbolunun, emektar Dolmabahçe... Kapalı tribünü hıncahınç dolduran Beşiktaş sevdalılarının bestesindeki gibi Bu asla bir veda değildi belki... Ama bir gerçek vardı ki 1940ların sonunda İstanbulluya Merhaba diyen İnönü; namı diğer Dolmabahçe hatta bazılarının deyişiyle Mithat Paşa, alacakaranlıkla beraber kapılarını futbola kapatıverdi. Artık bu futbol şaheseri, anılarımızda yaşayacak; yitirdiklerimiz gibi... Evet, Çarşının hep bir ağızdan söylediği gibi Biz yine geleceğiz... Halaylarla, türkülerle yeri göğü inleteceğiz belki ama buram buram tarih kokan bizim İnönü; Şeref Beyiyle, Baba Hakkısıyla, Yusufuyla, Sanlısıyla, Vedatıyla, Sametiyle, Rızasıyla, Gökhanıyla, Metin - Ali - Feyyazı, Sergeni, Tayfuruyla hatıralarımızın baş köşesinde taht bundan böyle... Ve sadece Beşiktaşlıların değil, G.Saraylıların da içi yandı dün. Metin Oktayın golleri, Lefterin bel kıran çalımları, Şenol Güneşin kurtarışları da İstanbula veda ediyordu akşamın serinliğinde... Elbette futbolun olmazsa olmazı haline gelen biber gazı timi de tam kadroydu dün; olmaz olasıcalar!.. Sadece Beşiktaşlıların izlediği maçta kilolarca gaz bombası atmak kimin fikri, merak ediyorum ama o da unutulmayacak inanın!.. Maç mı?

\n

İnanın kimse izleyemedi doğru dürüst. Sadece son golü kim atacak diye baktık sahaya.

\n

Frikik kazanıldığında Sergen... geldi aklımıza; ne de güzel vururdu topun sibobuna... Ya Yusuf; Oğuzhanın zarif çalımları onu hatırlatıyordu... Hey gibi rahmetli Vedat, ne paslar atardın savunmanın önünden... Peki ya goller? Skoru değiştiren Veli Kavlak gitmiş sanki Süleyman Seba gelmişti. Topu rakipten söktü, mermi gibi vurdu. G.Birliği kalecisi göremedi bile. Acaba o mu kapıyordu perdeyi? Hayır, Olcayın önce direk sonra ağlarla kucaklaşan vuruşu İnönünün fişini çekecek gibi dururken Holosko çıktı sahneye... Süleyman Sebanın açtığı perdeyi Slovak futbolcu kapıyordu İnönüde. Ne sevindi anlatamam... Artık vakit tükeniyordu, gözler doldu. 4. hakem 2 dakika kaldırdı; lafı yedi: 5-10 dakika uzatsana be adam... Kale arkasındaki Bu maç hiç bitmesin pankartı da gecenin özetiydi galiba.

\n

Sonra bitiş düdüğü ve binlerci kişinin sahaya inip futbolcularla kucaklaşması...

\n

Evet, Beşiktaş muhteşem bir şekilde veda etti İnönü Stadına. Skor öyle, 35 belki 40 bin seyirci, pankartlar, şarkılar, yeni besteler... Keşke şu biber gazı krizi de hiç olmasaydıveda gecesinde de yeni günün ilk ışıklarına kadar yaşasaydık bu son geceyi...

\n

Yazarın Son Yazıları

Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020