Arif Kızılyalın

Muslera iyileşir bunlar zor!

19 Haziran 2020 Cuma

Top 3 aylık bir aradan sonra santraya kondu, maçlar oynandı, kupanın ilk yarı finalisti belli oldu, ancak akıllar hala G.Saray kalecisi Muslera'nın sakatlığında. Kimi hastaneye koşuyor geçmiş olsun dileğini iletmek için, kimi sosyal medyadan mesaj veriyor. Umarız, Rize karşısında biraz da profesyonelliğinin kurbanı olan bu sempatik kaleci bir an önce iyileşir ama Türk futbolunun bazı kilometre taşlarının düzelme ihtimali yok! Mesela, Rizespor başkanı Hasan Kartal! Geçen yıl, "Silahım olsa hakemi vururdum" dedikten sonra yılın başkanı seçilmişti, bu yıl, herkese gözyaşı döktürten bir sakatlığın ardından çıktı, "Allahın sopası yok" dedi. Sonradan skoru kast ettiğini, geçen yıl G.Saray'a haksız şekilde kaybettikleri için bu ifadeyi kullandığını söylese de, Rizespor Başkanı'nın ne demek istediğini anladı herkes! Muslera'nın ayağındaki kırık iyileşir, Türk futbolu Hasan Kartal tipi yöneticilerle asla düzelmez! Bu arada, Rize Başkanının, o demeçten sonra, G.Saray'ın 2 yöneticisi Yusuf Günay ve Abdurrahim Albayrak tarafından plaketle ödüllendirildiğini de bir yere yazın bence!

G.Saray'a dönersek; evet kötü oynadılar, kaybettiler. Belli ki, pandemi sürecinde geriye gitmişler. Hatta Fatih Terim maç öncesi, "Lige ara verilene kadar iyiydik, şimdi nasılız bakıp göreceğiz" diyerek düşünün sinyalini vermişti, o yüzden kayıp normal; anormal olan ise kulübün menfaatini koruması gerekenlerin sus pus olmaları. Örneğin eski bildik tip yöneticiler ya da Başkan Mustafa Cengiz olsa, Rize maçına Yaşar Kemal Uğurlu atandığında, "Ne oluyor" derdi. Çünkü Uğurlu'nun, Hatay Kupa maçında, çizgi dışına çıkıp ortalanan topta golü verdiğini, yine tüm deplasman maçlarında kötü yönetim gösterdiğini anımsarlardı, ama bu ayrıntı akıllarına bile gelmedi yöneticilerin, "Deneyimli bir hakem versenize" diyemediler TFF'ye! Sus pus kaldılar; oysa Rize'ye verilen penaltının iki benzeri önce Donk'a, sonra Falcao'ya yapılmış, ama adı bile anılmamıştı pozisyonların. Neden sonra, bozuk bir anlatımla hakemi eleştirdiler. Bir de Kadın Basketbol takımının sembolü Işıl'ın kayıp gitmesine seyirci kaldılar. Hatta bir yönetici sosyal medyadan, "çok üzüldük" falan dedi. Anlaşılan o ki, Başkan Cengiz'in hastalanması, G.Saray'ı komaya sokmuş!

Gelirsek; Trabzon'un 23 yıl sonra F.Bahçe'yi Kadıköy'de 3-1 yenip elediği kupa yarı finaline. Plansızlık yedi başını Sarı-Lacivertliler'in. 2 yıldır yaşadıkları teknik direktör krizini aşamadılar, bu sezonun belki de en önemli maçına gelecek yıl alt yapıda çalışacak Tahir Karapınar'la çıktılar. Futbolcular da doğal olarak Tahir hocayı dinlemedi; ne oyundan alındığında el kol hareketi yapan Deniz, ne de gereksiz gerginliği nedeniyle kırmızı Emre. Burada asıl sorumluluk Tahir hoca ya da futbolcuların değil, onca iyi niyetine rağmen vizyonu oturtamayan başka birilerinin!


Yazarın Son Yazıları

TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020
Muslera'yı kim sakatladı? 14 Haziran 2020