Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Zengin itirafçı olur kurtulur olan garibana olur

24.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bazen fısıltıyı duyuyorsun. Bazen de çığlığı duyma istiyorlar.

Gazeteci Ertuğrul Özkök’ün eski İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un avukatıyla konuşmasını T24’te okuyunca aklıma geldi. Özkök, İBB soruşturması kapsamında itirafçı olan işadamı Serdar Haydanlı’nın Cumhurbaşkanlığı’ndan aldığı ihaleleri Altun’dan teyit etmiş ve şu yorumu yapmıştı: “Devlet ilk defa, İmamoğlu hakkında itirafçı olan iş insanlarının şirketlerine geçmişte birçok resmi kurumun da çok sayıda ihale verdiğini itiraf ediyor.”

Yazıdan sonra dönüp baktım. Adliyede birçok kişinin ifadesi daha savcı odasındayken sızarken Haydanlı’nın ifadesi ne iktidar medyasında ne eleştirel medyada yoktu.

Elbette benim merak ettiğim, İBB ihaleleri kadar Haydanlı’nın AKP’den aldıkları hakkında konuşup konuşmadığı. Öyle ya, Haydanlı’nın şirketinin sayfasını açtığınızda İletişim Başkanlığı’nın işlerinin yanı sıra Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılışı, Turkcell 4.5G lansmanı, Teknofest, İstanbul’un fethi ve 15 Temmuz etkinlikleri, THY toplantıları, TOGG lansmanı, TRT diye liste uzayıp gidiyor...

Haydanlı’nın sosyal medya hesabında cumhurbaşkanının yeğeni Ali Erdoğan’la olan fotoğrafları da dikkat çekiyor. Belli ki iktidar ile de arası iyi. Haydanlı ayrıca Türkiye’nin en büyük ses-ışık firmalarından Staras’ı almış ve onun aracılığıyla da en büyük işleri devletle yapmış. Sektörde konuştuğum isimler de Haydanlı’nın devlete yaptığı işler sayesinde büyüdüğünü, İBB’den işler aldıktan sonra ise halk diliyle söylersek “patladığını” anlatıyor.

Dahası var...

ÇEBİ’YE ADLİ KONTROL

14 Temmuz’da BirGün’de şöyle bir haber vardı: “Makyol İnşaat’ın patronu Adnan Çebi, İBB soruşturması kapsamında ikinci kez ifade verdi. Çebi, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.”

Sonucun ne olduğunu merak ettim. Savcılık kaynaklarını aradım. Öğrendim ki Çebi için “yurtdışı yasağı” konmuş. (Kendisini de aradım ve mesaj attım ancak bu yazı yazıldığı ana kadar yanıt vermedi.) Muhtemel sanıklardan biri olacağı düşünülüyor ki adli tedbir konmuş.

Makyol ve Adnan Çebi isimleri size bir şey ifade etmeyebilir. Ancak Makyol, CHP’nin, genel başkanı değişene kadar, “beşli çete” diye adlandırdığı firmalardan biriydi. Evet, AKP iktidara gelmeden 37 yıl önce kurulmuştu. Evet, AKP’den önce de çok sayıda kamu ihalesi almıştı. Gelgelelim, AKP sonrasında akla gelen ilk beşten biri oldu:

139 milyon dolarlık Bursa Yenişehir Havalimanı, 115 milyon dolar değerindeki Dolmabahçe-Dolapdere-Piyalepaşa- Kâğıthane Tünelleri Projesi, Kaş Yat Limanı, 316 milyon Avroluk İstanbul Metrosu III. Aşama ihalesi, 751 milyon avroluk Kadıköy-Kartal Metrosu İkmal İnşaatı, Fulya-Levazım Arası Karayolu Tüneli, Gebze-İzmir Otoyolu projesi, Karadeniz Sahil Yolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu, Avrupa’nın 3. en uzun tüneli olan Ovit, İstanbul-Şile-Ağva Yolu inşaatı, Antalya-İbradi Tünelleri ve yolları, Sabiha Gökçen Havalimanı pistleri...

Liste uzayıp gidiyor...

Makyol, AKP döneminde kritik ihaleleri alarak adeta bir dev haline geldi. 2019 seçimleri öncesinde de İBB ihalelerinde “atık yakma ve enerji üretim tesisi işi” gibi en büyük işleri alanlar arasında ilk sıradaydı.

ERDOĞAN’IN SEZDİĞİ TEHLİKE

Gelgelelim...

Belediyelerin kazanılmasının ardından muhalefetin bir seçim yaptığı anlaşılıyor. Ya “beşli çete” diyerek karşısına aldığı sermaye grubunu da tasfiyeye uğraşacaktı. Ki zaman zaman “kamulaştırma” diyerek bu sol söylemi kullanarak yol aldı. Ya da elindeki ihale gücü aracılığıyla, bu sermaye yapısıyla iyi ilişki kurarak, yumuşak bir iktidar geçişi planı gerçekleştirecekti.

Hangisini seçti, tartışılır...

Ancak Erdoğan’ın algısının şu olduğu kesin: Önce İBB’yi alan ardından CHP’de genel başkan deviren İmamoğlu, şimdi de benim büyüttüğüm sermaye sınıfıyla buluşuyor. Belli ki iktidarın el değiştirme tehlikesini gören Erdoğan, İstanbul savcılığı eliyle düğmeye bastı.

Sermayenin yön değiştirme ihtimali

Delilin var mı derseniz elbette...

Malum, operasyonun medyadaki şövalyeliğini Sabah gazetesi yapıyor. Sabah ile İstanbul savcılığı arasındaki bağlantıyı kuran isimlerin, SonTV isimli bir internet sitesi var. Çoğunlukla operasyonu yapan savcıların görüşlerini aktaran site, Adnan Çebi’yi uzun süre boyunca hedef aldı. İfadeye çağrılacağını, yargılanacağını önceden haber verdi. Çebi ile İmamoğlu arasındaki ilişkileri hedef alan site, Çebi’nin de aralarında olduğu bir dizi işadamının neden hedef alındığını şöyle anlattı:

“Düne kadar aldıkları ihalelerle servetlerine servet katan, Erdoğan’ın liderliğine sözde sadakatle bağlı görünen bu sermaye grubu, şimdi sessizce başka bir lider etrafında şekillendiği öğrenildi... Bu isimler: Artık ihaleler için değil, 2028 sonrası için yer kapmak için sıraya giriyor. Cumhurbaşkanına sözde bağlılık yeminlerini bir kenara bırakıp ‘İmamoğlu sonrası Türkiye’ için ihanet masası kuruyor. Mercedes konvoylarıyla kamu projelerine değil, Beşiktaş otellerindeki karanlık planlara gidiyorlar. İstihbarat raporlarında bu yön değişimi artık açık şekilde ‘devlet refleksine karşı pozisyon almak’, ‘güç bloku değiştirmek’ başlıklarıyla kodlanıyor.”

Çebi’yi hedef alan bir dizi haberin özeti bu şekilde. Açıkça yazıldığı gibi, Çebi’nin AKP’den aldığı değil CHP’den aldığı ihaleler soruşturma konusuydu. Belli ki İBB operasyonu; iktidar değişikliğine hazırlanan sermaye sınıfını yola getirirken ellerindeki iktidar adayını da hapsederek tasfiye etmek üzerine kuruluydu.

İşte Özkök’ün yazısından süzülen hikâyenin ekonomi ilişkileriyle özeti böyle. Eminim Özkök, 50 yıl önce aynı konuyu yazsa, “Tarihteki bütün kavgaların özü sınıfsaldır” diye bitirecekti.

Muhalefet olanlardan ders çıkarır mı bilmem. Ergenekon kumpasları, Cumhuriyeti savunmanın cezaevindeki arkadaşlarını ziyaret etmekten bile korkan askerlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iş olduğu dersini vermişti. Belki benzer şekilde, “Kamu belediyeciliği ihale koklayan işadamlarına bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir” dersini çıkaranlar olur. Zira zengin itirafçı olup kurtuluyor, olan yine garibana oluyor.

Anlatılanı dinlerken söylenmeyeni merak ettiğimiz gün, görünenin arkasındaki gerçeği de fark edeceğiz.

Yazarın Son Yazıları

Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026