Topuk kırıldıktan sonra
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Topuk kırıldıktan sonra

14.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

O çok bildiğimiz gerçekleri her şey görünür olduktan sonra anlatmayı ne kadar çok severiz.

Yakın zamanda, Anadolu’nun ilçelerinden birinde 1970’li yılların CHP’li gençlik hareketi önderleriyle oturuyorduk. Sokakta nasıl mücadele ettiklerini, bir afiş asmak için direklere nasıl tırmandıklarını, ölen ve yaralanan arkadaşlarını anlatıyorlardı. Merakla dinledim. Bir davaları vardı. Sonra ben anlattım. Üniversite yıllarımda, 1970’li yıllardan gelen bütün sol örgütlerin sempatizanlarıyla üniversitede karşılaşmıştım. Bir şey eksikti. CHP’li gençlik hareketi yoktu. CHP, gençler için daha çok mezuniyetleri sonrası kariyerlerini devam ettirecekleri bir kapıydı. Sembolleri olduğu yerde dursa da “dava” kendisini başka bir şeye bırakmıştı.

DÜNÜN AKTAŞ’I KARAASLAN

Elbette konuyu Aydın’a getireceğim. Ama önce şunu söyleyeyim. Bugün belediyelerin üzerinde nasıl bir Aziz İhsan Aktaş gölgesi varsa 15 Temmuz sonrasında da FETÖ ile suçlanan Erkan Karaaslan gölgesi vardı. Hükümet medyasında her gün hakkında bir manşet çıkıyordu. FETÖ’nün “belediyeler imamı” olmakla suçlanıyordu. Karaaslan da tıpkı Aktaş gibi AKP’li belediyelerle, devletin kurumlarıyla çokça iş yapmıştı. AKP döneminde, SGK’de daire başkanı yapılmış, Aile Sigortası Projesi’ni kendisi hazırlamıştı: “MİT, Jandarma Genel Komutanlığı vb. ülkemizin güvenlik teşkilatına ait kurumlar başta olmak üzere tüm kamu sektörüne eğitim verdim, danışmanlık yaptım.”

Buna rağmen sadece CHP’li belediyeler ile yaptığı işler sorgulanıyordu: “Çalıştığım belediyeler arasında, en çok AKP’li belediye, sonra CHP’li ve MHP’li belediyeler bulunmaktadır. (…) Her ne kadar sadece CHP’li belediyelerde hakkımda soruşturma ve kovuşturmalar olsa da, sayısal olarak CHP belediyesi diğer parti belediyelerinin yanında çok azınlıkta kalır.”

HUKUKLA ŞANTAJ ÖYKÜSÜ

Karaaslan yargılanırken Cendere kitabını yazıyorduk. Ona “etkin pişmancı” olması için yapılan ahlaksız teklifi belgeleriyle anlattık: “Eğer FETÖ tutuklusu Karaarslan, CHP’li belediye başkanlarının yolsuzluklarını, usulsüzlüklerini veya FETÖ ile ilişkilerini anlatırsa karşılığında ona aynı gün içinde tahliye, ilk celsede beraat, onlarca milyon liralık sermayesi olan iş imkânları vaat ediliyordu.”

Özellikle iki belediye başkanının, Ekrem İmamoğlu ve Özlem Çerçioğlu’nun adlarını vermesi isteniyordu. Karaaslan reddetti. Hapiste kalmaya devam etti. 22 ay tutuklu kaldı. 66 aylık yargılamanın sonunda FETÖ’den beraat etti.

Kitaptan sonra Özlem Çerçioğlu’nun makamından arandım. En yakınındaki isim o günlerde yaşananları doğruladı. Siyasetin içine yargı şantajı karışmıştı.

Derken...

O GÜN OLMAYAN BUGÜN OLDU

Aradan 6 yıl geçti. Erkan Karaaslan unutuldu gitti. Onun yerine manşetleri Aziz İhsan Aktaş süslemeye başladı. Hem devletle hem AKP’li belediyelerle iş yapmıştı. Ancak sadece CHP’li belediyelerle yaptığı işler soruşturma konusuydu. Aktaş, bekleneni yapmış, etkin pişmancı olmuş, yıllar önce gerçekleşmeyen bu kez gerçekleşmişti. Söyledikleri sayesinde CHP’li başkanlar birer birer içeri alınıyordu. Özlem Çerçioğlu’nun da sıkça adı geçiyordu. Acaba o da içeri mi düşecekti?

İşte tam bunlar konuşulurken Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye transfer ihtimali konuşulmaya başlandı. Sıradan biri değil. İki dönem CHP’den Aydın vekilliği, dört dönem CHP’den Aydın Büyükşehir Belediye başkanlığı yapmıştı. Çerçioğlu, Aydın’da, belediye başkanlarından ilçe yöneticilerine kadar neredeyse tüm CHP siyasetini belirleyen, anlaşamadığı CHP’lileri ise kapının dışında bırakan isimdi. Bu transfer CHP’nin Aydın siyasetine vurulmuş kuşkusuz en büyük darbe olacaktı.

6 METREKAREDE VAKİT GEÇİREMEM

Cendere’den sonra beni arayan o numarayı defalarca aradım. Tahmin ettiğim gibi açılmadı. CHP’nin Aydın siyasetindeki önemli isimlerden biriyle konuştum. CHP yönetiminin Aydın’a Çerçioğlu’nu ikna etmeye geldiğini anlattı:

“Bir süredir AKP ile temasta olduğunu biliyoruz. Maalesef Aziz İhsan Aktaş’a ihaleler vermiş. Hakkında dosya açılmış. Bir süredir bekliyormuş. Dosyada harekete geçildiğini şahsen gördüm. Savcılık yazılar yazmaya başladı. Özlem Hanım telaşlandı. ‘Bana da mı geliyor’ dedi. Bir belediye başkanı arkadaşımıza ‘Ben 6 metrekarede vakit geçiremem’ demiş. Aydın halkı genelde CHP’yi desteklediği için şahsi bir mağduriyet hikâyesi anlatacak. Muhtemelen CHP’yi suçlayacak. 25 yıldır Aydın’da CHP’nin siyasetini o belirliyor. Kendisiyle birlikte 3 ilçe belediye başkanının, 13 belediye meclis üyesinin istifa etmesini bekliyoruz.”

AKP KORUMA KALKANI

İkna edilir mi, zor görünüyor. Ancak kesin olan bir şey var ki Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişi bir hukuki koruma kalkanı oluşturacak. Muhtemelen Aziz İhsan Aktaş tehlikesi ondan yavaşça uzaklaşacak.

Bu sırada...

Geçmişte Çerçioğlu’nu yerden yere vuran AKP’liler onu övmeye başlayacak. 25 yıldır “topuklu efe” diye adını göklere yazan CHP’liler ise yolsuzluklarından bahsetmeye başlayacak. Kişisel kariyere ve çıkar ilişkilerine bulanmış siyasetin kirinden ve hukukun bir şantaj aracına dönüşmesinden ise kimse bahsetmeyecek. Baksanıza, Çerçioğlu’nun aile şirketinin borsadaki hisseleri dün tavan yaptı bile.

Testi kırıldıktan sonra anlattığınız düşme hikâyesi ne kadar dinlenir: O gençlerin davasının ihale dosyaları arasında eriyip gitmesine izin vermeyecektiniz!

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025