Mesele Havala değil karapara
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Mesele Havala değil karapara

25.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Her sabah uyanıyorsun. Bir başka operasyon. Dünyanın en ünlü baronları, malları, adamları Türkiye’de yakalanıyor. Uyuşturucunun nasıl geldiğini haberlerde okuyorsun. Muzun arasında, peynir kovası ile TIR zulasında... Peki paralar nasıl taşınıyor?

Gazetemizin yazarı Murat Ağırel’in yeni çıkan Havala kitabı bu soruya bir yanıt veriyor. Kitap, Türkiye’ye gelen uyuşturucunun ve karaparanın peşine düşerken eski bir kapının yeniden açılışını da göstermiş. 

NEDİR BU HAVALA 

Hepimiz havaleyle para gönderiyoruz. “Havala”dan geliyor. Hikâyesi çok eski. Bir zamanlar İpekyolu üzerinden yapılan ticarette kullanılıyordu. Esası bir güven ilişkisine dayanıyor. Bir başlangıç noktası ile bir sonuç noktası arasında paranın taşınmasına yarıyor.

Diyelim İstanbul’dan Hindistan’a para ya da altın göndereceksiniz. İstanbul’da alıcı kuyumcuya veriyorsunuz. Size bir kod veriyor. Bu kodu siz ya da alacaklınız Hindistan’daki anlaşmalı vericiye götürüyor. Paranızı ya da altınınızı o veriyor. Elbette bu işlemde aracı da olanlar da banka gibi komisyonunu alıyor. Para taşınırken elinizdeki kod dışında bir iz de kalmıyor. İşte Ağırel’in kitabına adını veren Havala sistemi tarihte böyle kuruldu.

Kolombiya’dan Mersin’e gelen uyuşturucuları hatırladınız mı? Muz konteynerinde yakalandı. Ancak uyuşturucu parasının Bakırköy’deki bir döviz bürosundan ödendiği ortaya çıkınca Havala sisteminin karapara transferinde kullanıldığı da anlaşıldı.

Ağırel sistemin nasıl çalıştığını anlamak için Almanya’ya gitmiş. Almanya’dan Türkiye’ye para transfer eden Havalacıların yargılandığı dosyayı bulmuş. Olan biteni aktarmış. Düsseldorf Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma karapara trafiğini açığa çıkarmış. Sadece tek dosyada 200 milyon Avronun üzerinde karapara hareketi tespit edilmiş. 19 Kasım 2019’da harekete geçen savcılık, aralarında kuyumcuların da olduğu 60’dan fazla adrese baskın yapmış. Kapılar kırılmış, kepenkler kaldırılmış, kasalar açılmış. Duisburg’daki bir kuyumcuda o kadar bu¨yu¨k miktarda nakit ve altın ku¨lçe ele geçirilmiş ki mu¨fettişler bunları taşımakta zorlanmış. İddianamede 6 kişinin ismi var. Sistemin Tu¨rkiye’deki ayağında başlangıçta Yalçın ve Mustafa Karasu’nun kurucusu olduğu Karasu Alyans döviz bürosu bulunuyordu.

Gizliliğe çok önem veriyorlar. Para işlemleri sırasında kodlar kullanıyorlar. Telefonlarda da iletişim bilgileri kodlanarak kaydediliyor. Mücevher dükkânındaki ödeme noktasında, yatırma ve çekme işlemlerini el yazısıyla belgeleyen bir not defteri tutuluyor. Bu arşiv düzenli olarak siliniyor. Ayrıca takip edilen Hasan Kaplan, Türkiye’deki yatırma ve çekme işlemlerini düzenli olarak sanık Yalçın Karasu’ya teleks yoluyla bildiriyor.

SORUN HAVALA DEĞİL KARAPARA

Türkiye’deki şirketlerin benzeri Almanya’da da kurulmuş. Dosyaya göre, sistem, sanıkların bir döviz bürosunda işlem yaptırıp hesap açtırmasıyla başlamış. Almanya’dan Türkiye’ye hızlı ve uygun fiyatlı para transferine büyük bir talep olduğunu görmüşler. Kendileri de sisteme dahil olmuşlar. Sistem için gereken nakit para hem Almanya’da hem de Türkiye’de hazırlanmış. 

Şüphelilerin kullandığı mekânlar da başka para işlemleri için kullanılıyormuş. Bu mekânlarda, şüphelilerden biri tarafından iletişim kurulan ve müşterilerin paralarını sistem aracılığıyla transfer eden kişiler para yatırıyormuş. Sonra da örgütün yöneticilerden biri alıyormuş.

Almanya’da bir yatırım yapıldığında, Yalçın Karasu, Mehmet Güzel’e uygun miktardaki parayı ödemesi talimatını veriyor. Sonra müşterilere ödemeler gerçekleştiriliyor. Sistemin büyümesinin ardından yeni mücevher dükkânları da sisteme dahil edilmiş. Sistemin bir de Kıbrıs ayağı kurulmuş. Alman polisinin yaptığı soruşturma sonucunda günde 1 milyon Avroya kadar transfer yapıldığı belirlenmiş. Ancak sistemle Türkiye’ye çok daha fazla ödeme yapıldığı da anlaşılmış. Ağırlıklı olarak Türkiye’ye yapılan transferlerdeki mali dengesizliği telafi etmek amacıyla Almanya’da 6 tonun üzerinde altın alınıp satılarak elde edilen gelir Türkiye’deki nakit toplama noktalarına ödeniyormuş.

Almanya’da karapara sahibi kişiler Türkiye’ye paraları aktarabilmek için bu sistemi kullandılar. 200 milyon Avro’nun çok üzerinde bir rakamdan bahsediliyor.

Soruşturma Türkiye’ye de uzandı. Almanya’dan buraya Havala ile PKK, IŞİD ve FETÖ gibi örgütlerin para transferleri tespit edilmiş.

Kuşkusuz karaparanın bir kısmı mafyanın ya da örgütlerin faaliyetlerinde kullanıldı. Esas olarak ise Varlık Barışı gibi yasalar sayesinde sisteme sokuldu. Belki de ev alınıp vatandaşlık da elde edildi. Haliyle Ağırel’in kitabı bize gösteriyor ki sorun Havala’da değil karaparada. Onu ülkeye çağıranda. Parayı temizlediğimiz gün ülke de temiz olacak.

 

 

Yazarın Son Yazıları

Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026