Haklısın, Ama Boykot İntihardır Sevgili Dostum...

Haklısın, Ama Boykot İntihardır Sevgili Dostum...

22.07.2014 01:55
Güncellenme:
Takip Et:

Bu açık mektubum Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot etmeyi düşünen veya boş oy vermeyi planlayan kimi dostlarım için. Değerli arkadaşlarım, emin olun sizleri çok iyi anlıyorum; kızmakta haklısınız. Ortak çatı adayının saptanış tarzı, ne demokrasiye ne sosyal demokrat ne de demokrat bir siyasi partiye tabii ki uymadı. Bu konuda başından beri sizlerle aynı tepkileri veriyorum. Bir aday ismi saptanması ve Emine Ülker Tarhan adının öne çıkmasına olan katkı ve desteklerimi de biliyorsunuz. Ama yine sosyal demokrat bir partiye yakışmayan bir şekilde ikinci adayın çıkarılması da engellendi. 3 Temmuz tarihinin aşılmasından sonra da üç aday belli oldu. Ben yurttaş olarak çaresiz kaldığım ortamda bu üç aday arasında neden Ekmeleddin İhsanoğlu’nu tercih ettiğimi geçen haftaki yazımda anlattım. Bu tercih, benim T.C. Cumhurbaşkanlığı’na, CHP adına İhsanoğlu’nu yakıştırdığım anlamına gelmiyor. Sadece bu üç aday arasında onu tercih ettiğim anlamına geliyor. Çünkü maalesef halkı köle yerine koyan kurallarla yapılacak olan bu seçimde başka bir aday olmayacak. Yarışı bu üç atlet koşacak. Biz kendimizi “hakkıyla temsil ediliyor” görmememize rağmen bu gerçekle karşı karşıyayız!
Sayın İhsanoğlu’nun 20. yüzyıl Türkiye siyasetine bakışının benimkiyle neredeyse hiçbir kesişmesi yok. Kendisinin “kahramanları” Menderes, Özal ve Erbakan! Herhalde bu konuyu açmam bile gereksiz... Tahmin ediyorum, kendisiyle çok partili rejimin demokrasinin kaçınılmaz bir gerçeği olduğu, siyasetin dürüst ve temiz bir alan olarak kalması gerektiği veya savaş ve işkencenin asla kabul edilmemesi gibi genellemeler dışında pek bir ortak noktamız yoktur. Ama öncelikle şu gerçeği unutmuyorum: Sayın İhsanoğlu’na hiç kimsenin kızma hakkı yok. Kendisi ülkeyi baskı rejiminden Menderes’in kurtardığını düşünebilir. Özal, Erbakan yahut isterse Erdoğan ve Gül’e hayran olabilir. Bunlar demokratik bir rejimde olağan olarak kabul edilmesi gereken kendi yorumlarıdır. Bunların hiçbirine KATILMIYORUM. Böyle düşünmek onun hakkıdır, ama bu düşüncelere sahip bir insanın CHP tarafından lanse edilmesi siyasi tarihimize aykırıdır. Öte yandan bu adaylığı CHP-MHP çatısı adına talep eden İhsanoğlu değildir. Bu adaylık kendisine bu iki partinin liderleri tarafından teklif edilmiştir. Dolayısıyla İhsanoğlu bu görev noktasını gasp etme peşindedir de diyemez kimse.
Bu veriler ışığında, İhsanoğlu’nun adaylığına kızgın olanlar varsa, burada hırslarını boşaltacakları nokta İhsanoğlu değil, bu adaylığı ona taşıyanlardır. Şimdi “boykot” diyenler, kime karşı kızgın olduklarını saptamaya mecburdurlar. Burada hedefleri CHP ve MHP içerisinde bu kararı alan ve destekleyenler ise -ki öyle olmalıdır- yaklaşan seçim, bu konunun hesaplaşma noktası olamaz. Çünkü bu seçimler vesilesiyle birilerinin burnu sürtülsün isteyenler, esasında kendi burunlarının kırılmasıyla sonuçlanacak şekilde bindikleri dalı kestiklerini anlamaya mecburdurlar. Bu konu, artık ancak her iki partinin kurultayında ele alınabilir.
Öncelikle şu gerçeği görelim: Bu boykota kaç kişi katılır? Ne sandınız? Halkın yüzde 40’ı mı? Öyle bir şey olmayacak. Ama zaten başa baş geçmesi beklenen bir seçimde, yüzde 3-5 gibi bir rakam ölümcül şekilde ibrenin Erdoğan’a kaymasına neden olur. Bu “boykot” konusunun en çok kimi memnun ettiğini, tabii biliyorsunuz. Hangi hırsla imparatorluğa, “Reisliğe” ve mutlak komutanlığa hazırlandığını görüyorsunuzdur! Boykot kelimesini “dikkatsizce” kullanan herkes, tarihte örneği pek az olan teorik bir canavarın doğmasına katkıda bulunmuş olacaktır! Nasıl bir totaliter güç mekanizmasının, “Eski Türkiye”yi(!) yıkmak üzere yola çıktığını görmüyor musunuz? Muhafazakâr biri mi, yoksa RTE mi? Karar sizin!
Açık konuşursak, boykot yalnız bir intihar değildir. Aynı zamanda çocuklarımızın geleceğinin yok edilmesi yolunda yerleştirilmiş bir taş olur. Sizler boykotu hangi niyetle yaparsanız yapın, kime doğrudan yarayacağı açık olarak bellidir!
Sevgili arkadaşlar, yaşadığımız ağır tahriklerin ve oldubittilerin farkındayız. Bu nedenle tabii ki “boykot ihanettir” demiyorum. Olsa olsa arkadaşlarımızın gözünü açmak için “intihardır” diyorum. Her birimiz kendi nefsine hâkim olarak içgüdüsel ve fevri tepkilerini bir yana bırakmalıdır. Şayet tatile çıkıyorsanız, lütfen dönüşünüzü oy kullanmak üzere hesaplayın. Sonra pişman olmayın!
Adı malum birine bayram yaşatmak istemiyorsanız, oyunuzu ister kerhen verin, ister ehveni şere verin; ama yetmez. Çankaya’ya en yakışmayan adaya karşı seferberlik ilan edip çalışın!  

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025