İstikametler ve durmayan felaket senaryoları

İstikametler ve durmayan felaket senaryoları

21.02.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Herkesin 31 Mart ve “1 Nisaaaannnn!” için senaryosu var. Daha doğrusu, her kafadan bir ses çıkıyor. Bunlardan bazılarını hatırlayalım: Kimi hızlı stratejistler, videolu anlatımlarla 31 Mart’ta seçimin neden yapılmayacağını anlatıyorlar. Diğerleri 31 Mart’tan sonra laikliğin artık tam hedef haline getirileceğini ve hatta kaldırılacağını söylüyorlar! Doların yine patlama yapacağını söyleyenler ile hiçbir şeyin kımıldamayacağını söyleyenler arasında patlamacılar önde gidiyor. Aynen 1994’ten hatırladığımız gibi, artık şeriata geçileceği ve kadınların türbana zorlanacağı sözlerini ima edebilenler bile var!
Bütün bu uçuşan söylenti ve iddialardan anlamamız gereken şu: İnsanlar son derece rahatsız, güvensiz. Yerel seçimi bir proje yarışması, halka hizmet taşıma yöntemlerinin kıyaslanması olarak kendi gerçek kapsama alanı ile gören neredeyse hiç kimse yok. Herkes bu depresif ortamda, o gün kendisine dayatılacak her şeye inanabilir, psikolojisi buna müsait.
Bu sütunlarda sıkça eleştirdiğimiz gibi CHP, adaylarında hem örgütünü hem imajını hem kendisini hem ülkeyi koruyacak bir önseçim formülüne yanaşmadı. Sonuçta bildiğimiz gibi CHP’nin dışladığı bazı güçlü ve kamuoyunda karşılığını bulan adaylar da DSP’ye gitti. Son saniyede tekrar aday gösterilmeyen eski belediye başkanları, daha eski genel başkan adayları, ünlü simalar, 1980 darbesinin yadigârı olan bu oluşuma girerek CHP Genel Merkezi ile bir hesaplaşmaya adım attılar.
Bu cümlemden alınmaya gerek yok sevgili DSP’liler, işin tarihsel özeti bu. 12 Eylül yaşanmasaydı, DSP diye bir parti olmayacaktı. Veya Bülent Bey ve Rahşan Hanım, yalnız birbirlerine yaslanarak yaşayacakları iki kişilik isimsizler partisi tasarlamak yerine, halk nezdinde kendilerine o büyük gücü veren CHP örgütüne dönselerdi, herhalde son 30-40 yılda yaşadığımız felaketlerin ve parçalanmaların neredeyse hiçbiri yaşanmayacaktı. Özellikle 1994 seçimlerinden önce adeta yalvarmalarımıza karşın hiçbir şekilde uzlaşmayan Ecevit, Baykal ve Karayalçın’ın inatlarının kökeninde, hep “Ölürüm de birleşmem” tavrının affedilmezliği vardır.
Şimdi insanlar DSP’ye kaçan adaylar konusunda CHP’ye kızıyorlar. Haklılar. CHP’de önseçim olsa, yenilen hiç kimse ne DSP’ye ne başka bir yere gidemezdi. O aday önemliyse ve halkta o kadar büyük karşılığı varsa, neden bıraktınız derler adama...
Öte yandan o adaylara kapıları açan DSP’ye de kızanlar var. Onlar da haklı. “Bir bölen” olarak tarihe geçen bir siyasi merkezin bu sefer de aynı işleme girişmesi hangi sonuçları doğuracak? Mesela çeşitli ilçelerde, CHP ve DSP birbiriyle yarışırken aradan AKP’nin sıyrıldığı olacak mı? O zaman halkın bir yarısı diğer yarısını suçladığı zaman sorumlu kim olacak?
Ben bu filmi daha önce gördüm. Bu nedenle 1994 seçimlerinden 9 ay öncesinde üzerimize çökecek sonuçlara karşı örgütlenmeye başlamıştık. Etrafımızda konuştuğumuz parti liderleri vardı, ama bir adet gerçek devlet adamı yoktu. Benim mantığımda, muhalif olduğunu söyleyen partiler yerel seçimlerde hiçbir yerde birbiriyle karşı karşıya gelmemeli... Ama maalesef bu ikazları dinletebilmek pek mümkün olamadı. Bakalım seçmenin bilinci ve sol duyusu bu düğümleri çözmeye yetecek mi?

Muharrem İnce aydınlarla buluştu
Sanatçıları, yazarları, aydınları hatırlamak, onlarla dertleşmek genel olarak siyasetçilerin sıkça tercih ettikleri bir tutum değil. Sorarsanız, herkes sanatı ve sanatçıları çok sever ancak iş onların dertlerini duymak veya görüşlerini almak veya vizyonlarından yararlanmak olduğu zaman ortalık tenhalaşır.
Biliyorum, muhakkak sizin de aklınıza gelmiştir, son zamanlarda R. T. Erdoğan sanatçılarla çeşitli buluşmalar gerçekleştirdi. Kendisi diyebilir ki, artık bu sözü benim hakkımda söyleyemezsiniz. Ama burada hangi sanatçılarla, hangi amaç ve perspektifte buluştuğu da siyasi karşıtları tarafından masaya yatırılabilir. Ama en azından bu diyaloğun önemini kendi açısından kavramış görünüyor Cumhurbaşkanı. Özellikle kendi kesiminin sanatçılarını ve kültür insanlarını yeterince yetiştirememesi konusunda ciddi bir özeleştiri de yaptı. İlginç... İnsan bir sonraki hamleleri merak ediyor!
Ana muhalefet ise, çevresi tüm yaratıcı yazar, çizer, müzisyen ve sanatçılarla kaynıyor olmasına karşın, onlarla ilgilenmemeyi herhalde siyasi ciddiyetin bir parçası sayıyor(!). Zaten önseçim haklarını örgüte vermiyorsun, bari halkın yakından tanıdığı, güvendiği bu insanları öne çıkar değil mi? Ama ne gezer?
Geçen günlerde Muharrem İnce, yerel seçime destek çabalarının ortasında, bu farklı disiplinlerden sanatçı ve diğer aydınlarla bir araya geldi. Çok samimi ve dostça bir sohbet ortamı oluştu. Konuşulan her şey doğallık adına kayıt dışı olduğu için, onlar sadece katılanların belleğine yerleşti. Ama şu kadarını söylemem şart: Birçok aydın, tahmin edeceğiniz gibi İnce’ye o meşhur seçim gecesi neler olup bittiğini de sordu. O da samimiyetle yaşananları, hangi kararı niçin aldığını ve şimdiki bakış açısıyla bugün olsa nasıl farklı davranacağını özeleştiri yaparak anlattı. İnce dikkatle her birimizi dinledi, esprili, kendine has üslubuyla yanıtlar verdi. Zarif eşi yanı başındaydı. Hangi genç sanatçıların, hangi ustaların katıldığının dökümüne gerek yok. Mühim olan, ortamın yapıcı ve çok samimi olması. Sanat ortamının bu sıcak diyaloğa ihtiyacı vardı.
İnce, her yerde CHP’nin yerel seçim çalışmalarına katıldığını ve herkesten bunu beklediğini söylemeyi ihmal etmedi. Sonuçta birçok katılımcı bu sohbetten çok mutlu kalarak geceden ayrıldı, akıllarında kalan gri noktalara açıklama duymanın rahatlamasını yaşadılar.

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025