Yediğin Hurmalar, Gün Gelir Tırmalar!

Yediğin Hurmalar, Gün Gelir Tırmalar!

31.12.2013 02:08
Güncellenme:
Takip Et:

Pazar günüm çok yoğun geçti. Önce CHP’nin yeni İstanbul İl Başkanlığı binasının açılış töreninin doğal bir mitinge dönüşmesini yerinde izledim. Müthiş bir coşku vardı. Saatlerce eski dostlarla Kılıçdaroğlu’nun havaalanından 4. Levent’e gelmesini bekledik. Kılıçdaroğlu çarpıcı bir konuşmayla iktidarı iyice hırpaladıktan sonra Sarıgül’ü İstanbul örgütüne sundu. Şu sözleri çarpıcıydı: “Benimle ‘genel müdür’, ‘esnaf’, ‘çiftçi’ diye alay ediyor. Ben tüm bu sıfatlarla gurur duyarım da, acaba o yarın sokağa çıktığında halkımız kendisine ne diyecek?”
Bu sorunun orada koro halinde verilen yanıtını biliyorum da, acaba bu tepki salt CHPlilere mi has, diye düşündüm. Yanıt gecikmedi. Akşam Fenerbahçe-Kayseri maçındaydım. Artık alıştığımız gibi maçın başında ve 34. dakikasında hükümet aleyhine yapılan ısrarlı ve giderek artan tezahüratların dışında, CHP mitinginde atılan slogan, çok farklı insanlardan oluşan stadyumda da aynı kabulü gördü! Dünyada belki bugüne kadar hiç yaşanmamış bir tepkiydi bu! Hemen ekleyelim: Dünyanın herhangi bir ülkesinde bu sahneyi yaşayarak aşağılanan bir başbakan, kendisine biraz saygı duyup derhal istifa ederdi. Internet dünyasında yayılan bu “dünya çapında haber”in en önemli yanı, medyada uğradığı sansür! Yine artık “kapalı” bir dikta rejiminde yaşadığımız teyit edilmiş oldu.
17 Aralık skandalında, Erdoğan’ın kriz yönetimi son derece başarısızdı. Hatta daha kötüsü yapılamazdı! Suçluların üstüne gidip krizi az yara bereyle atlatacağına, fırtınanın merkezine akıl almaz bir dalış yaptı. Yolsuzlukta suçüstü yakalananlara ve onların uydurdukları masallara arka çıkmaya kalktı. Soruşturmayı yürüten polis ve savcıları yok etme operasyonuna girişti. Yargı bağımsızlığını fiilen öldürdü. Tabii “referandumda hata yapmışız” tespiti, duyanları güldürdü. Meğer Sayın Başbakan “yetmez ama hayır”cıymış da henüz farkında değilmiş! Böylece, 16 Aralık’a kadar kendilerinden bağımsız ve adil bir mekanizma olarak gördüğü yargıyı, birden “çeteleşmiş düşman” ilan etti! Tabii elinden gelse HSYK’yi yargılayacağını da ifade etmesi, tüm çaresizliğini ve saldırganlığını en mizahi yolla ortaya koymuş oldu. Bizler o demeçle artık sorunun siyasi değil “ruhi” olduğunu anladık! Aynen “İçki içen bize oy vermişse ayyaş değildir” demeci gibi!
Erdoğan’ın her gün kötüye giden ve dehşetle izlenen ağır tepkilerinin arkasında, yaşadığı büyük hayal kırıklıkları var. Kafasındaki gerici modele oturtmaya çalıştığı “Yeni Türkiye”(!) projesi anayasa ve başkanlık hayallerinin suya düşmesiyle tozlu raflara kalktı. Bunun üzerine ortamı her gün gerdikçe gerdi. Gerek beyaz kefenli müsamerecilere yaptığı provokatif konuşmalar, gerek “Seninle işimiz bitmedi savcı efendi” diye hitap ettiği yargı mensupları, gerek “Bu bir istiklal savaşıdır” çağrısı, son derece vahim raydan çıkmalar! Peki, Erdoğan halkı, mantığı, Cumhuriyeti, yargıyı, özgür basını (!) ve kendi suyundan gitmeyen her kişi ve kurumu neye güvenerek toptan dışlıyor ve tehdit edebiliyor? Çünkü artık bu ülkede bekçi kovuldu, arada düdük öttürmesi, ıslık çalması bile yasaklandı: Böylece tek adam dayatmaları çeşitli itirazlara rağmen biber gazı, cop ve zindanlar eşliğinde paşa paşa yürüyebiliyor!
Gelelim iktidar-cemaat ilişkilerine... Biri beddua okuyup diğeri “Çetenin inlerine gireceğiz” dedikten sonra, bu kopuştan panik olan kimileri tekrar aralarını bulabilir mi? Pek sanmıyorum, bence artık U dönüşü kavşağını aştılar. Yoksa ne diyecekler? “İnlerine girdik, geçiyorduk uğradık, çorbaya geldik” diye lafı mı çevirecekler? Birbirlerine girmeleri, Türkiye’de “reel politik” açısından yeni ittifak veya oluşumlar yaratabilir, ama her ikisi açısından orta yere bırakılan faturalar artık kolay kolay kapanmaz. Çünkü kumpasçılık ve yolsuzluk-hırsızlık birbirini örtemez! Umarım bugüne kadar sadaka mantığıyla yaklaşıp kendilerine bağladıkları halk, bu sefer nasıl kandırıldığını ve soyulduğunu anlar!
Tabii halkımız bu trajedi karşısında bile espri kapasitesini ayakta tutuyor. Bir taksi şoföründen: “Vallahi anlamadım, gazeteciler içeride bunlar mağdur, askerler içeride bunlar mağdur, şimdi ülke kutu kutu soyulmuş, yine bunlar mağdur; nasıl oluyor da oluyor?” Bir de sanal muhalefetten taşanlar var: “Yeni 10 bakanın 27 çocuğu varmış, nasıl besleyeceğiz hepsini? Acaba peşin ödesek indirim yaparlar mı?” İşte böyle dostlar, dün yediğin hurmalar, gün gelir seni böyle tırmalar! Hepinize daha neşeli, temiz, sağlıklı ve aydınlık bir yeni yıl dilerim.

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025