Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

07.02.2026 10:59
Güncellenme:
Takip Et:

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

"Hür ve açık bir toplumda 'gizlilik' kelimesi tiksindiricidir. Bizler tarihsel olarak gizli cemiyetlere, gizli yeminlere ve kapalı kapılar ardında yürütülen süreçlere karşı bir halkız. Gerçeklerin aşırı ve haksız şekilde saklanmasının doğuracağı tehlikelerin, gizliliği savunmak için öne sürülen gerekçelerden çok daha büyük olduğuna uzun zaman önce karar verdik.” John F. Kennedy – 27 Nisan 1961

ABD’nin 35. Başkanı John F. Kennedy’nin bu sözleri, Soğuk Savaş döneminde sansür ve şeffaflık arasındaki dengeyi hatırlatan politik bir çıkıştı. Ancak bugün, yıllar sonra gün yüzüne çıkan Epstein belgeleriyle birlikte bu ifadeler, modern dünyanın bilgiyle kurduğu o tekinsiz ilişkiyi tarif eden bir kehanete dönüşüyor.

Günümüzde hür ve açık bir toplumdan söz edeceksek, internetin sağladığı o devasa bilgi ağını görmezden gelemeyiz. Fakat bu sınırsızlığın etrafını çeviren görünmez duvarlar, bilgiyi engellemekten ziyade onu "itibarsızlaştırmak" üzerine kurulu. Bugün Epstein dosyasında dünyayı şok eden gerçeklerin çoğu, aslında yıllardır dijital evrenin karanlık köşelerinde, forumlarda ve az takipçili hesaplarda dile getiriliyordu. Peki, bilginin bu kadar "ulaşılabilir" olduğu bir çağda, bu devasa suç ağı neden ancak devletin mühürlü dosyaları açıldığında "gerçek" kabul edildi?

İnternet 90’lı yılların sonunda yaygınlaştığında, bilginin tek bir merkezden halka ulaştığı dönem kapandı. Artık bilgi her yerden akıyordu. Teorik olarak, bir bilginin kanunen erişim engeline takılmadığı sürece ulaşılamaz olması pek mümkün değildi. Ancak bu durum, ironik bir biçimde yeni bir mekanizmayı doğurdu: Kurumsal onay ve seçici körlük.

GERÇEĞİN YENİ GARDİYANLARI

Modern habercilikte dezenformasyonla mücadele etmek için geliştirilen doğrulama protokolleri (fact checking) şüphesiz hayati bir önem taşıyor. Ancak madalyonun diğer yüzüne bakmakta fayda var: Epstein belgelerindeki gerçekler, ABD Adalet Bakanlığı bunları resmi olarak ilan etmeden önce karşınıza çıksaydı, mevcut doğrulama süzgeçlerini aşabilir miydi?

Olasılıkla "teyit edilemez", "kaynağı belirsiz" veya en kestirme yoldan "komplo teorisi" etiketiyle dijital tarihin çöplüğüne atılırdı. Burada Kennedy’nin korktuğu "resmi sansürün" yerini, günümüzde "toplumsal kabul ve kurumsal onay" aldı. Eğer bir gerçek, sistemin en üst makamları tarafından mühürlenmemişse, o gerçek geniş kitleler için "yok" hükmündedir.

Epstein vakası bize sadece bir suç şebekesini değil, bilginin "tehlikeli" olduğu durumlarda toplumun nasıl bir savunma mekanizması geliştirdiğini de gösteriyor. Bilgi oradaydı, fısıltılar her yerdeydi ancak o bilgiyi gerçekten "bilmek", hayran olunan siyasetçilerin, prestijli bilim insanlarının ve dokunulmaz sanılan isimlerin çöküşünü izleme sorumluluğunu beraberinde getirecekti. Bu yüzden, o bilgi "resmiyet" kazanana dek onu bir "fantezi" veya "uydurma" parantezine alarak konforlu sessizliğimize devam ettik.

Kennedy’nin uyardığı o "tiksindirici gizlilik", bugün sadece kapalı kapılar ardında değil; binlerce algoritmanın, "teyit edilemez" etiketlerinin ve toplumsal duyarsızlığın gölgesinde, tam önümüzde duruyor. Belki de en büyük yanılgımız, bilginin her yerde olmasını, gerçeğin her yerde olmasıyla karıştırmaktı. Soru şu: Bir dahaki sefere gerçeği görmek için yine sarsılmaz bir otoritenin "şimdi inanabilirsiniz" demesini mi bekleyeceğiz?

Yazarın Son Yazıları

Gizliliğin tiksindirici gücü ve "doğrulama" yanılsaması

Epstein belgeleri uykularınızı mı kaçırıyor? Haklısınız ama tüm bu gerçeklik bunca zamandır orada, bakmadığınız yerde duruyordu.

Devamını Oku
07.02.2026
Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024
3F’den tek F’ye

3F’den tek F’ye

Devamını Oku
26.10.2024
4K netliğinde bir çaresizlik

4K netliğinde bir çaresizlik

Devamını Oku
05.10.2024
Hibrit kimlik ve sanal töreler

Hibrit kimlik ve sanal töreler

Devamını Oku
29.09.2024
Beyaz yakalı çobanlar

Beyaz yakalı çobanlar

Devamını Oku
22.09.2024
Gölgesinden korkan ülke

Gölgesinden korkan ülke

Devamını Oku
07.09.2024
Hangi geçmiş?

Hangi geçmiş?

Devamını Oku
17.08.2024
X etkisi ve cinsiyet politikası

X etkisi ve cinsiyet politikası

Devamını Oku
10.08.2024
Instagram’daki taşralı hayaleti

Instagram’daki taşralı hayaleti

Devamını Oku
03.08.2024