Uçağı iade edin
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Uçağı iade edin

22.09.2018 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aktarımından özetleyelim önce: Katar Emiri, lüks uçağını satışa çıkarmış. 500 civarı istemişler. Tercüme edelim, 500 milyon ABD Doları. Biz de talip olmuşuz; ama Katar Emiri, “Türkiye’den para almam, hediyemiz olsun” demiş.
Memleket krize sürüklenirken 500 milyon dolara bir lüks uçağa talip olunabilmesi; hem de döviz darboğazı varken, “Dolarla alışveriş yapmayın” çağrısı kulaklardayken bunun akıldan geçirilebilmesi işin bir yanı. Halkın gerçekleriyle ülkeyi yöneten siyasi iradenin ihtiyaç ve tutumları arasında derinleşen uçuruma dair yeni bir işaret sadece.
Diğer yandan da “hediye edilmiş işte, niye uzatıyorsunuz” diyenler var. Bu bakış konuyu yanlış yere sıkıştırıyor. Mesele iktidarın siyasal söylemiyle ve stratejisiyle de bağlantılı tartışılmalı. Bu bir tutarlılık testi. Açalım.
İktidar ve bağlı çevreler uzun süredir, “ikinci Kurtuluş Savaşı veriyoruz” diyorlar. Güzel. Kurtuluş Savaşı’nı kime karşı verdik? Emperyalizme. Bugün emperyalizmin merkezinde hangi ülke var? ABD. Daha geçen ay Türk Lirası’ndaki hızlı değer kaybı ABD saldırısına bağlanmamış mıydı? Bugünkü “Kurtuluş Savaşı”nın ABD’ye karşı verildiği bazen örtük, bazen açıkça ilan edilmedi mi? Erdoğan, ABD ürünlerini boykot çağrısı yapmamış mıydı geçen ay?
Hepsi oldu. Her savaş, topluma öncü ve model olabilecek tutarlılıktaki siyasetle kazanılır. Gelin bakalım. Katar’ın hediye ettiği lüks uçağı kim üretmiş? Boeing firması. Yani Amerikan tekellerinin önde gelenlerinden biri. Gelelim uçağın motoruna. Kim yapmış, kim güçlendirmiş? General Electric. Bu da dünyanın en güçlü tekellerinden ve yine Amerikan şirketi.
Tekellerden bağımsız emperyalizm yok; tekellerden bağımsız emperyalizm karşıtlığı da. Daha nisan ayında Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Boeing ve General Electric ortak yapımı, maliyeti 10 milyar dolara yaklaşan uçaklar alması sebebiyle “Türkiye’yi tebrik ederiz” mesajı yayımlamış. Yani bu tekellerle Amerikan siyaseti arasındaki ilişki böyle de açık.
O halde “hediye mi, değil mi” tartışmasını bırakıp asıl sorulara bakalım. Gövdesinden motoruna her şeyiyle Amerikan ürünü olan, Amerikan savunma sanayisinin de ana taşıyıcıları arasında yer alan iki firma tarafından üretilmiş bir uçağa talip olunması veya hediye olarak kabul edilmesi neyle açıklanacak? Hani İkinci Kurtuluş Savaşı veriyorduk? Hani saldırının kaynağı ABD idi? Hani Amerikan mallarını boykot edecektik? Ne olacak şimdi o ayaklar altına alınıp kırılan Amerikan malı cep telefonları? Böyle bir boykot çağrısı yapıldıysa, önce çağrıyı yapanlar uymalı. Uçak iade edilmeli.

İkinci Kurtuluş Savaşı mı?
Gelelim ikinci boyuta. Madem “ikinci Kurtuluş Savaşı” veriyoruz, öyleyse Kurtuluş Savaşı’nı model alalım. Kurtuluş’u örgütleyen askeri- politik kurucu irade, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının halkın gerçekliğine aykırı, lükse ve şatafata dayalı bir tutumla bu savaşı kazanması mümkün müydü?
Ağustos 1921, savaşın en kritik günleri. Meclis’teki gizli oturumda cepheden gelen mebuslar anlatıyor. Altını çiziyorum, Meclis’te. Biz Kurtuluş’un siyasal kuruluşunu Meclis’te örgütledik, Saray’da değil.
İşte o Meclis’te İzmir Mebusu Mahmut Esat Bey’in sözleri: “Ordunun ihtiyaçlarından birisi de, kumandanların ifadesine nazaran yiyeceği, içeceği yok… Hemşerilerimden birkaç nefere tesadüf ettim… Hareket zamanı bazı neferlerin ayaklarında çarık yoktur. Biz düşmanı yenmeye geldik, zarar yok, biraz da aç dövüşürüz dediler… Yalınayak bir nefer yanıma geldi. Heyetle ben neferin önünde yere bakmaya mecbur olduk ve sıkıldık. Burada haykırarak istemediğime utandım.”
Tablo buydu. Ve bu ortamda Tekalif-i Milliye Emirleri uygulamaya konuldu. Ülkedeki her aile, birer kat çamaşır, birer çift çorap ve çarık vererek de Kurtuluş Savaşı’na katılacaktı. Topyekûn kurtuluş ruhuyla, halkın canından-malından fedakârlığıyla ve öncülerinin bu fedakârlıkla uyumlu tutumuyla kazanıldı bağımsızlık savaşı.
Bugün derinleşen bir krizin içinden geçiyoruz. İşsizliğin artacağı, kamuda kesintilerin olacağı ilan ediliyor. Yani fedakârlık yine halktan beklenecek. Krizi bu yoksul halk çıkarmadı; aksine, hep yükünü çekti. Halktan önce fedakârlığı ülkeyi yönetenler yapmalı. Bu uçak, dünyanın en lüks ve pahalı özel uçakları listesinde başa güreşiyor. Bakım masrafları, değişecek parçaları ve yakıtıyla da döviz olarak halka külfet olacak bu uçak geri verilmeli ya da Meclis’teki partiler yasal düzenleme yaparak iadesini sağlamalıdır.
Halkın yaşam şartları ve gerçekliği neyse, kurtuluş o temelde örgütlenir. Gerçekten “ikinci Kurtuluş Savaşı”nı bunu kavrayanlar verebilir.  

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021