ABD'nin Siyasal İslamla Tehlikeli Dansı- I

ABD'nin Siyasal İslamla Tehlikeli Dansı- I

01.09.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n

\n

\n\n\n

Obama tüm İslam âleminin bayramını kutlamış…\n

\n

İyi de etmiş.\n

\n

***\n

\n

ABD bir dünya imparatorluğu:\n

\n

Dünya politikası ve askeri stratejisi Washingtondan yönetiliyor…\n

\n

New York dünyanın kültürel başkenti…\n

\n

Hollywood dünya sinemasının merkezi…\n

\n

İngilizce çoktan dünya dili oldu.\n

\n

***\n

\n

Barack Obama bu dünya imparatorluğunun seçilmiş başkanı.\n

\n

Bu sütunun okurları, benim Obamanın başkan seçilmesi üzerine ihtiyatlı bir dille sevindiğimi bilir.\n

\n

Bunun nedeni sadece, benim de 1960lı yıllarda bizzat katıldığım ABDdeki medeni haklar mücadelesinin zaferini, siyah bir başkan olarak simgeliyor olması değildi…\n

\n

İkimiz de Sosyal Çalışma (Social Work) mesleğine mensuptuk ve yirmi-otuz yıl arayla da olsa ben Detroitte, o Chicagoda yoksul siyahlarla, benzer projelerde çalışmıştık.\n

\n

Ama asıl değerlendirdiğim öğe, uluslararası politikada tek yönlü, (unileteral) yaklaşımdan çok yönlü (multiliteral) yaklaşıma geçeceğini ilan etmesiydi.\n

\n

***\n

\n

10.11.2008 tarihinde şöyle yazmıştım:\n

\n

Barack Obamanın neler yapabileceğini anlayabilmek için, önce nasıl seçildiğine yakından bakmak gerekir.\n

\n

Nasıl seçildiğini anlayabilmek için de Amerikan sistemini doğru anlamalıyız:\n

\n

Amerikayı esas olarak, siyasal ve hukuksal yapıyla birlikte Pentagon ve onun ardındaki çokuluslu şirketler yönetir.\n

\n

Amerikan sisteminin esas öğeleri şunlardır:\n

\n

Başkanlık.\n

\n

Senato ve Temsilciler Meclisi olarak Kongre.\n

\n

Anayasa ve onun koruyucusu olan Yüksek Mahkeme.\n

\n

Stratejik ve askeri gerekliliklerin belirlendiği Pentagon.\n

\n

Bu gereklilikleri hem etkileyen hem de bunlardan kâr eden uluslararası şirketler, bu şirketlerin uzantıları olan lobiler ve medya.\n

\n

Bütün bu öğelerin etkileşimi sonunda genel siyasal işleyiş, stratejik gerekliliklere, paraya, güce ve medyadaki popülariteye dayalı olarak biçimlenir.\n

\n

Tabii bu biçimlenmede, medyanın ve onu kontrol edenlerin rolü büyüktür.\n

\n

Obama, hem bu yapının temel öğeleriyle uzlaşarak hem de yüksek bir popülarite ile kamuoyunun desteğini alarak seçilmiştir.\n

\n

Önünde üç ayrı grubun beklentileri vardır:\n

\n

1) Mevcut yapının yukarda saydığım temel güçlerinin, yani Amerikan yerleşik devletinin (siz isterseniz buna derin devlet de diyebilirsiniz) beklentileri.\n

\n

2) Amerikan kamuoyunun beklentileri.\n

\n

3) Dünya kamuoyunun beklentileri.\n

\n

İşte Amerikanın siyah derili ilk başkanı, bu üç grubun beklentilerini uzlaştırabildiği veya bu beklentilerin ortak noktalarını belirleyip onları gerçekleştirebildiği oranda başarılı olacaktır.\n

\n

Acaba bu üç grubun beklentileri ne ölçüde uzlaşabilir?\n

\n

Önce bilmeliyiz ki, dünya kamuoyunun beklentileri ile mevcut Amerikan devlet yapısının beklentileri, ülke menfaatları açısından çelişen niteliktedir.\n

\n

Obama bu konuda ancak, ‘Tek taraflı dış politikadan’ ‘Çok taraflı dış politikaçizgisine doğru marjinal bir değişiklik çabasında bulunabilir.\n

\n

Bu çabanın dünya kamuoyunu rahatlatması doğaldır ama ne derece tatmin edeceği kuşkuludur.\n

\n

Ayrıca,müttefiklerinin de menfaatlarını dikkate almanın’, Amerikan yerleşik yapısının stratejik beklentileri ve kâr hedefleri ile ne ölçüde uzlaştırılabileceği belli değildir.\n

\n

İkinci olarak, Amerikan halkının, daha yaygın ve etkin sosyal refah önlemlerine ilişkin beklentileri, yine yerleşik yapının en önemli öğesi olan uluslararası şirketlerin beklentileriyle pek uyuşmuyor:\n

\n

Zaten mevcut krizi aşabilmek için önümüzdeki bir yıl içinde, bu yerleşik şirket yapısına aktarılması gereken fonlar 1.5-2 trilyon dolar olarak hesaplanmaktadır. Mevcut bütçe ve dış ödeme açıkları ile birlikte düşünüldüğünde bu zorunluluk, Obamanın halkın sosyal güvenliği ve refahı için kullanabileceği kaynaklara büyük bir sınırlama getirmektedir.\n

\n

Dolayısıyla bu alanda da başarı gösterebilmesi için fazla bir şansa sahip olduğu söylenemez.\n

\n

Türkiye konusuna gelince:\n

\n

Kıbrıs, PKK, Kürt sorunu, Ermeni soykırımı iddiası gibi konularda Amerikanın tavrını, Ortadoğudaki, Kafkasyadaki ve Balkanlardaki dengeler belirleyecektir.\n

\n

Türkiyenin çıkarlarına uygun kararlar alması için, bu dengelerin dışında herhangi bir özel neden yoktur.\n

\n

Bu dengelerin ise Amerikanın önüne bugün içinTürkiyenin çıkarlarına uygun çözüm seçenekleri koyduğunu iddia etmek büyük bir iyimserlik olacaktır.\n

\n

***\n

\n

Bugün geldiğimiz noktada aynen yukardaki yazıda yaklaşık dört yıl önce belirttiğim gibi, Obama dış politika açısından, ABDnin derin devletine teslim olmuş görünüyor…\n

\n

Genişletilmiş Ortadoğu Projesinin bir parçası olarak sahneye konulan Arap Baharı senaryosu, ABDnin yeni bir büyük stratejik yanlışını vurguluyor…\n

\n

Devamı Cumartesiye!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025