ABD'nin Siyasal İslamlaTehlikeli Dansı-V

ABD'nin Siyasal İslamlaTehlikeli Dansı-V

08.09.2011 04:00
Güncellenme:
Takip Et:
\n

ABD kendini dünyanın hâkimi görüyor

\n

Öyle de davranıyor!

\n

Bu tutum ve davranışın ardında yatan nedenleri iyi çözümlemezsek, dünyada olup bitenleri ve olup bitecekleri de anlayamayız.

\n

Dünya, Birinci Büyük Savaşa, Tarım Devriminden Sanayi Devrimine geçişin sonucunda ortaya çıkan çelişkileri çözmek için girdi.

\n

Tarım Devriminin zenginlik kaynağı olan toprak, artık göreli olarak önemini yitirirken Endüstri Devriminin yükselen değerleri olan, hammadde temini pazarları, sanayi üretimi ve mamul satışı için gerekli olan pazarlar öne çıkıyordu.

\n

Pek doğal olarak din-tarım imparatorlukları da yerlerini ulusal devletlere ve toprak yerine, hammadde ve ürün pazarlarını sömürecek devlet yapılarına bırakıyordu.

\n

Bu dönüşüm sırasında dünyanın hâkimi İngiltereydi.

\n

Dönüşüm sancıları, Avrupadaki güç savaşı, sömürge bakımından yoksul bir Almanya ile rakipleri arasındaki Birinci Dünya Savaşını başlattı.

\n

Savaş sonunda, İngiltere ve müttefikleri Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı imparatorlukları ve Bulgar Krallığı ittifakına karşı zafer kazandı.

\n

Savaş sonunda, artık Endüstri Devrimi, Tarım Devriminin dünya dengelerini, stratejilerini ve devlet biçimlerini tasfiye etmişti.

\n

İngiltere dünya egemenliğini yitirmiş, yerini, sonradan savaşa katılarak müttefikleri zafere taşıyan ABD almıştı.

\n

Aynı senaryo bir biçimde, dünyanın İkinci Büyük Savaşında da tekrar etti.

\n

ABD, sonradan katıldığı İkinci Dünya Savaşında Almanya, İtalya ve Japonya tarafından temsil edilen faşizmi yenilgiye uğrattı

\n

Böylece ikinci kez dünyanın kurtarıcısırolünü oynarken, dünya egemenliğini de perçinledi.

\n

Ama bu kez de karşısına Sovyetler Birliği ve Soğuk Savaş çıkmıştı.

\n

45 yıl süren bir dönem sonunda ABD, Batının da yardımıyla Sovyetler Birliğini de tarihin karanlıklarına gömdü ve üçüncü kez Hür Dünyanın Lideriolduğunu tartışmasız bir biçimde tescil etti.

\n

Şimdi de karşısında İslamdan kaynaklandığı iddia edilen ama esas olarak tarihsel açıdan ABDnin örgütlediği, desteklediği ve güçlendirdiği bir küresel terör ve Çinin yükselen ekonomik ve stratejik gücü var rakip olarak.

\n

***

\n

ABD, hem tarihi zaferlerinden gelen güçle sahip olduğu Dünya Hâkimi Psikolojisininetkisinde, hem de bugün sahip olduğu stratejik, ekonomik ve askeri üstünlüğü yitirmemek için, bütün dünyayı gözlem ve denetim altında tutuyor, görebildiği tehdit ve tehlikelere karşı önceden önlem alıyor

\n

Bunun adını da koydu:

\n

Önleyici Üstünlük(preemptive preeminence) diyor, gerektiğinde askeri müdahaleleri de öngören bu stratejiye.

\n

Bu çerçevede, tüm İslam âlemi ve Çin, (pek doğal olarak dünyanın öteki ülkeleri ve bölgeleri de, önem sırasına göre) ABDnin birinci derecede hedefi.

\n

***

\n

ABDnin Siyasal İslamla dansında çok farklı partnerleri ve rakipleri var:

\n

1) Filistini, Filistin Kurtuluş Örgütü, FKÖyü ve Haması ilk sırada anmak gerek.

\n

Tüm Siyasal İslam ve İslami Terör iddialarının merkezinde bunlar var çünkü.

\n

FKÖ partner, Hamas rakip olarak görülebilir ama bunları birbirinden ayıran çizgiler hiç de öyle net değil.

\n

2) İkinci sıradaki partnerleri arasında Suudi Arabistan gibi, Kuveyt gibi Birleşik Arap Emirlikleri gibi Sünni şeriatıyla yönetilen diktatörlükler var.

\n

3) Üçüncü sırada, İran gibi, Şii diktatörlüğüyle yönetilen rakipleri var. Biraz zorlayarak da olsa, Arap Aleviliği denilen farklı bir inanç çerçevesindeki bir diktatörlükle yönetilen Suriye de bu bağlamda görülebilir.

\n

4) Dördüncü sırada ABD işgalindeki İslam ülkeleri geliyor. Sünniler, Şiiler ve Kürtler arasında bölünmüş Irak bu kategorinin örneği. Biraz zorlamayla, yine ABD öncülüğünde, NATO işgalindeki Afganistan da buraya sokulabilir.

\n

Şimdi Libya da buraya girmeye aday ülke.

\n

Daha sırada kimler var, tam belli değil.

\n

5) Mısır beşinci sırada nevi şahsına münhasırbir örnek:

\n

Hem Filistin-İsrail çatışmasının tam ortasında, hem diktatör Mübarek devrilmiş, hem geçiş döneminde bir askeri diktatörlükle yönetiliyor, hem de Arap Baharının başlangıcını ve sonradan gelen acı hüsranını yansıtıyor

\n

Ama Mısırda suların durulması daha çok zaman alacak ve pek çok değişime gebe bir ülke görünümünde.

\n

Biraz zorlamayla, Ürdün de Mısır benzeri bir ülke olarak görülebilir.

\n

6) Altıncı sırada İslam Konferansı Örgütü var.

\n

Altmışa yakın üye ve beş kadar gözlemciden oluşan bu örgüt İslam ülkelerini bir araya getiren bir yapı. Siyasal olarak tam bir birlik ve uyum sağlanamadığı için şimdilik çok etkin değil ama ilerde ne rol oynayacağı da belirsiz.

\n

7) Yedinci sırada, kendilerini İslamın temsilcisi olarak sunan terör örgütleri var. El Kaide, Hizbullah, İslami Cihad ve pek çok küçük fraksiyon burada rol alıyor.

\n

Bakmayın yedinci sıraya koyduğuma, ABDnin Siyasal İslamla dansında (son zamanlarda partnerlik de yapan) en önemli rakip bu örgütler.

\n

8) Müslüman Kardeşler ve benzeri,demokrasi ve insan haklarıbağlamında siyaset yapan örgütler. Bunlar Arap ülkeleri içinde en örgütlü ve kuvvetli siyasal gücü oluşturuyor. ABDnin partnerliğine en yakın aday da onlar.

\n

9) Ve nihayet, bölgedeki güçlü devletlerden biri olarak, (özürlü de olsa) demokratik ve laik rejimi, Müslüman halkı ile İslam Dünyası içindeki tek ve biricik kimlikli Türkiye Cumhuriyeti.

\n

Cumartesiye ABDnin, Siyasal İslam bağlamındaki pragmatik dış politikası.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025