Devrim, ‘balık tutmayı becermektir’
Erol Manisalı
Son Köşe Yazıları

Devrim, ‘balık tutmayı becermektir’

19.05.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bir bilge insan, “İyilik yapacaksan bana balık verme, balık tutmayı öğret” demiş. 19 Mayıs’la başlayan ve “Atatürk devrimleri” ile süren bağımsızlık ve kuruluş hareketi özünde: Sadaka ve bağımlılıklar kısırdöngüsünden, bireysel ve toplumsal haklar ve özgürlükler düzenine giden bir dönüşümdür.

Atatürk bunun için “traktöre oturup” tarlada çift sürerek köylüye üreten siz olacaksınız, bu ürün, bu tarla, bu vatan sizin mesajını vermiştir.

“Köylü bu ülkenin efendisidir” derken, “köy ağasına, toprak ağasına karşı çıkın”, gerçek üretici ve hak sahibi sizsiniz, diyordu.

Sümerbank’lar, Etibank’lar, İş Bankası ve diğerleri “kamunun öncülüğünde” insanın önünü açmak, üretmeyi ve sahiplenmeyi öğretmek için kuruldular: yani balık tutmayı öğrenmek için.

Türkiye’nin tarihinde, sadece 7-8 yıllık “etkili olabildiği süreçte bile” Köy Enstitüleri, tarımdan eğitime, resimden edebiyata neler yapılabileceğini kanıtladı ve dünyaya örnek olduk.

19 Mayıs’la başlayan askeri ve siyasal süreç özünde, çok yönlü “toplumsal kurtuluş ve dönüşümün” ta kendisidir. Çökmüş Osmanlı’nın küllerinden bu sayede, onun dış borçlarını bile ödeyerek, kendi uçağını yapan bir ülke olduk.

23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim’lere karşı çıkanlar, toplumu “sadakaya” muhtaç etmek isterler: yabancı devletler “borç vererek onlardan ödün alırlar”. Demokrasi getiriyoruz diye içimizde darbe yaptırırlar: dün Musaddık’lara, Bin Bella’lara, Fidel Castro’lara yaptıkları gibi karşı çıkarlar.

İçimizdeki “ortakları” kendi çıkarları için, “toplum balık tutmayı öğrenmesin, sadaka olarak balık verilsin” diye düşünürler. 57 İslam ülkesinin hemen hemen tamamında ne demokrasi ne de toplumsal haklar çalışır: şeyhler, şıhlar, sultanlar, krallar emperyalizmin kuklaları olarak kendi insanlarını ezerler. Din bezirgânları olarak faşizmi sürdürürler.

Emperyalizm ve içimizdeki din tacirleri için, Atatürk Türkiyesi (ve devrimleri) çok tehlikeli bir tehdittir. Atatürkçüleri, demokrasi isteyenleri, ülkenin toplumsal çıkarlarını savunanları yok etmek isterler. Bunu sadece bir akademisyen gibi, teorik olarak yazmıyorum: şahsen 60 yıl boyunca bunun bire bir “muhatabı oldum”: taa gençlik yıllarımdan bugüne kadar bire bir yaşamış bir insan olarak yazıyorum.

Ortaokulda, Vefa Lisesi’nin bir öğrencisi ve bir izci olarak Dolmabahçe Stadı’nda 19 Mayıs günü bayrak taşırken devrimleri içimde hissettim.

Savunduğum fikirler ve Atatürkçü düşüncelerim yüzünden 12 Mart 71 ertesinde Cihangir’deki dairem faşist darbeciler tarafından basılırken de bunu yaşadım. 2009’da bu yüzden Ergenekon kumpası ile FETÖ’cüler tarafından Silivri’ye götürülürken de karşımda Atatürk ve demokrasi düşmanı FETÖ’cüler ve “arkasındakiler” vardı…

19 Mayıs’lara karşı çıkanlar yalnızca uygarlık ve demokrasi düşmanları değildirler: aynı zamanda Atatürk Türkiyesi’ni ortadan kaldırmak için emperyalist güçlerle işbirliği yapan “yerli ortaklarıdırlar”.

Halkın balık tutmasını, kendi ulusal çıkarlarını demokrasi çatısı altında korumasını istemezler: Köy Enstitülerinden Devlet Planlama Teşkilatı’na, kuvvetler ayrılığından sivil toplumsal örgütlenmelerinin gelişmesine ve sivil demokratik örgütlenmelere karşıdırlar. Halkın ve (çıkar gruplarının), demokratik toplumsal örgütlenmeler ile “katılımcı demokrasiyi gerçekleştirmesini istemezler”

Dincilik, postallı ve polisiye faşizm, vahşi kapitalizmin finans gücü (ve sopası) en geçerli silahlarıdır. Atatürk devrimlerinin ve kuruluşun yolunu açan 19 Mayıs’ı kendi çıkarları açısından büyük tehdit olarak görürler.

23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim “meselesi” bu karanlık çevreler açısından, bir “beka” meselesidir. Yaşadığımız bu dünyayı unutturup, halkın sadece “öbür tarafı” düşünmesini isterler. “Bu tarafta” ise kafalarındaki faşist düzeni sürdürmeye çalışırlar.

Atatürk ise traktöre çıkarak, Ülkü’ye kara tahtada ABC’yi öğreterek, 1927’de İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler arasında oturup hukuk profesörünü dinleyerek bu dünyanın, üretimin, bilimin esas olduğunu göstermiştir.

19 Mayıs düşmanları, bütün bunlara karşı olan karanlık odaklardan başka bir şey değiller…

“Korona” sözü etmeden yazı yazmak da varmış, ama bu yazının içinde “virüs bulunmuyor” dersem, haksızlık etmiş olmaz mıyım! Bolca virüs mevcut…

Yazarın Son Yazıları

Sansür, demokrasi ve araçlar

Sansür, demokrasi ve araçlar

Devamını Oku
18.10.2022
Devlet olmanın nitelikleri

Devlet olmanın nitelikleri

Devamını Oku
11.10.2022
Örtülü iç savaş mı?

Örtülü iç savaş mı?

Devamını Oku
04.10.2022
Başarı mı, yoksa ...

Başarı mı, yoksa ...

Devamını Oku
27.09.2022
Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Türkiye’nin stratejik konumundaki çelişkiler

Devamını Oku
20.09.2022
Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Atatürk ve 2. Elizabeth, iki ayrı dünya

Devamını Oku
13.09.2022
Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Fidel’in tangosu ve Atatürk’ün zeybeği

Devamını Oku
06.09.2022
Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Dibeklihan’dan Türkiye manzaraları

Devamını Oku
30.08.2022
‘Ortak yararları’ yok etmek neden

‘Ortak yararları’ yok etmek neden

Devamını Oku
23.08.2022
AKP dış politikasını neden değiştiremez

AKP dış politikasını neden değiştiremez

Devamını Oku
16.08.2022
ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

ABD ve Çin’in Pasifik kavgasında bir anı

Devamını Oku
09.08.2022
Siyasal İslamda dış politikamız

Siyasal İslamda dış politikamız

Devamını Oku
02.08.2022
Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Kıbrıs, Türkiye’nin çıkış yoludur

Devamını Oku
26.07.2022
Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Türkiye ve İngiltere nasıl benzeşirler ki!

Devamını Oku
19.07.2022
Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Ünlü dostlarla bayramlaşmanın türlü yolları

Devamını Oku
12.07.2022
Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Siyasal İslamın ‘Batıcılık’ çelişkisi ve AKP

Devamını Oku
05.07.2022
Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Seçimler, şiddet, sağduyu ve hukuk

Devamını Oku
28.06.2022
Bastonların karizmatik sahipleri

Bastonların karizmatik sahipleri

Devamını Oku
21.06.2022
AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

AKP’nin politikalarındaki ‘ironi’

Devamını Oku
14.06.2022
Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Başarılı bir maratoncu, Kemal Bey...

Devamını Oku
07.06.2022
AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

AKP ve Türkiye’de köylünün ‘uyanışı’

Devamını Oku
31.05.2022
AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

AKP korkusu, sağı ve solu yakınlaştırdı mı?

Devamını Oku
24.05.2022
Tramvay da şık yayalar da...

Tramvay da şık yayalar da...

Devamını Oku
17.05.2022
Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Ulusallık, sosyal devlet ve kavram kargaşası

Devamını Oku
10.05.2022
AKP bütün gemileri yaktı mı?

AKP bütün gemileri yaktı mı?

Devamını Oku
03.05.2022
AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

AKP’nin ‘göçmen politikası’ mı?

Devamını Oku
26.04.2022
Türkiye nereye mi gidiyor?..

Türkiye nereye mi gidiyor?..

Devamını Oku
19.04.2022
‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

‘Arap Baharı’ndan sonra ‘Ukrayna Baharı’ (!) mı?

Devamını Oku
12.04.2022
Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Firavunlar, bastonlar, zeytin ağaçları ve tahıl ambarları

Devamını Oku
05.04.2022
Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Demokrasi, bireyin ve toplumun yararlarının örtüştürülmesidir

Devamını Oku
29.03.2022
Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Moskova-Batı arasında ip cambazlığı

Devamını Oku
22.03.2022
Karadeniz, Doğu Akdeniz, Körfez üçgeni

.

Devamını Oku
15.03.2022
Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Ukrayna nelerin turnusol kâğıdı oldu?

Devamını Oku
08.03.2022
Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Hastane odasından 28 Şubat haberleri

Devamını Oku
01.03.2022
Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Öz değerlerden Amerikancılığa ve nihayet siyasal İslama

Devamını Oku
22.02.2022
Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Beyrut, Kıbrıs ve Hatay’ın güneyi

Devamını Oku
15.02.2022
Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Türkiye’de ‘devletin özelleştirilmesi’

Devamını Oku
08.02.2022
Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Siyasal İslamın ‘kültürel egemenlik’ açmazı

Devamını Oku
01.02.2022
AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

AKP’nin ‘bozarak değiştirmek’ stratejisi

Devamını Oku
25.01.2022
Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Kaos ortamında seçime girerken olasılıklar ve Enes çocuk...

Devamını Oku
18.01.2022